Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Sabi Sabi Kampı

Gezi - Yazı: Süha Derbent


Güney Afrika'nın o büyülü savanlarında kurulu Sabi-Sabi Safari Kampı. Savanların en sarısı, gün batımlarının en pembesi ve korku nehrinin en çekicisinin insanı dünyanın bu diyarlarına çektiği bir kara parçası burası. Evet, içinde, timsahların gözlerini açmaya bile üşendikleri izlenimini veren durgun bir nehir Sabie. Ancak bir zamanlar bu nehire gelerek su almak isteyen bir çok Afrika'lı bir daha evlerine dönmeyince civarda korku nehri adını almış. Korku nehri bir yandan da Afrika'nın en büyük milli parklarından Kruger National Park ile Sabie bölgesinin sınırlarını belirliyor. Bu, korku ülkesi aslında hiç de insanı ürküten bir yer değil. Adı ile insanların ilgisini çekiyor. Özellikle de tatil yerine lüks bir macera arayanları kendisine adıyla bağlıyor ama Sabi-Sabi'ye gidenler bir korku ülkesi yerine Afrika savanlarından birinde lüks bir tatilin yanı sıra doğayla iç içe yaşamanın zevkine ulaşıyorlar. Paranın satın alamayacağı kadar ulaşılmaz olan bir doğa parçasına bir uçuş mesafesinde olduğunu düşünmek kimin aklını çelmez ki… Dünyanın bir yerlerinde sürekli olarak bazı canlı türlerinin tükenmekte olduğunu bilip bundan rahatsızlık duyuyorsanız bu kampı mutlaka görmelisiniz. Aslanlar, leoparlar, çitalar, filler, zürfalar, zebralar, sırtlanlar, çakallar ve daha bir çok vahşi hayvan bu kampın içinde yaşıyorlar. Siz ise bu kampın misafirleri olarak rehberleriniz eşliğinde size verilen bir araç ile onları izleyebiliyorsunuz. Üstelik kampın sahipleri bu tatilinizi olabildiğince keyifli bir hale getirmek için ellerinden geleni yapmışlar ve yapıyorlar. Afrika'ya doğru yola çıkıyorum. Emirates Havayolları ile kimilerine uzun gelebilecek dokuz keyifli bir yolculuk sonunda Johannesburg'a iniyorum. Bu arada hatırlatmalıyım ki; İstanbul-Dubai uçuşu yaklaşık 4 saat ve Dubai-Johannesburg uçuşu ise 8 saat sürüyor.
Johaennesburg'dan, Sabi-Sabi Safari Kampı'nın bulunduğu Sukukuza'ya yaptığım bir saat süren bir uçuşla Sabi-Sabi'ye giderek daha fazla yaklaşıyorum. Havalanından kampa ulaşmam çok zaman almıyor.

Beni havaalanından alıp kampa götüren rehberime Sabie nehrinin öyküsünü biliyorum ama tekrar soruyorum neden korku nehri olduğunu. Rehberim bana gülümseyerek anlatıyor. Sanırım benim de koktuğumu düşünüyor. Bir zamanlar bu nehirden su almaya gelen insanlar, vahşi hayvanlardan; Aslan, leopar, gergedan,bufalo, fil, timsah ve yılan gibi saldırılarına maruz kalmışlar ama suya olan gereksinimleri nedeniyle su almaya da devam etmişler. Bu nehre su almak için yola çıkanlardan ya bir daha haber alınamamış ya da parçalanmış cesetleri bulunmuş. Öykü gerçekten ürkütücü…Kampa giriyoruz. İlk izlenimlerim çok hoş. Adını korkudan alan kamp (Sabi Sabi)'de korkunun izine bile rastlamak zor. Afrika savanlarının renklerine ters düşmeyen yapılar, güleryüzlü çalışanlar, yaramaz maymunlar, hoşgeldin kokteylleri ve işte Sabi-Sabi. Ancak hemen o gece bizzat yaşayarak öğreniyorum ki; bazı geceler yemekten dönerken odanızın kapısında bir leopar sizi bekliyor olabilirmiş. Gerçekten de kendi odama yaklaşırken görüyorum leoparı ve okuduklarıımı uyguluyorum. Sakince duruyor ve geri geri restoranların olduğu bölüme yürüyorum. "Rangerlarınız olmadan hareket etmediğinizde bu sorun yaşanmayacaktır" deniliyor kibarca.

Sabi-Sabi ve Safari
Sabi-sabi safari kampı, Mozambik sınırına çok yakın bir bölgede ve Kruger National Park'a sınır. Kruger National Park'dan kampı, Sabie nehri ayırıyor. Yani iki bölge arasıda doğal bir sınır var. İşin asıl keyifli yanı bundan sonra başlıyor; çünkü artık safariye çok yaklaşıyorum.
Sabi-Sabi safari kampında safari boyunca, sabahları saat 04:00'de kalkılıyor, akşamları da tabii ki erken yatılıyor. Sabah gün doğarken başlayıp akşam yemeği saatinde sona eren safariler gerçekten yorucu. Safariye üstü açık bir Land Rover'la çıkıyoruz. Sabahları Afrika rüzgarı inanılmaz soğuk esiyor. Bu nedenle çok sıkı giyinmekte fayda var. Aslında araçta daima battaniyeler bulunuyor yani endişeye gerek yok. Sabah saat 04:00'de çıkılan safariden saat 08:00 sularında kampa dönülüyor. Mükellef bir kahvaltı bekliyor misafirleri. Günün ikinci safarisine öğleden sonra da saat 16.00 gibi çıkılıyor. Safariye çıkışımız öncesinde ranger'ımız ormanda ne içmek istediğimizi soruyor. Bu önemli. Çünkü siz akşam üstü Afrika savanlarında güneş batarken mola verip vahşi hayvanlarla birlikte günün batışını izleyeceksiniz üstelik en sevdiğiniz içkileri yudumlarken. Bu inanılması güç olay çok uzun sürmeyecek ya da çok keyifli olduğundan size öyle gelecek bu molanın ardından yola koyulmadan önce yine sıkı giyinmelisiniz. Akşam üstü saat 16:00 gibi çıkılan safariden saat 20:00'de kampa döndüğünüzde barda Afrika'ya özgü yiyeceklerle yine içkiler karşılayacak sizi. Ayrıca Sabi-Sabi'de akşam yemekleri bir şölen gibi. Sıcak tatlılar, salatalar, yerel şaraplar, biralar ve tabii ki yerel dansçılar kamptaki her geceyi bir partiye çeviriyor. Bunlar anlatılırken inanılası gelmeyebilir. İnanmak için sadece ve sadece yaşamak gerekir.

Bir Safari Keyfinin Öyküsü:
Sabi-Sabi'de kaldığınız zaman boyunca sabahları saat 04:00'de kalktığımızı söyledim ama bunun ne büyük bir keyif olduğunu söylemeden edemeyeceğim.
Sabah 04.00 gibi kalkıp, sabahın o dingin serinliğinde, dumanları tüten kahvenizi, peksimet ya da kurabiye eşliğinde yudumlamak sonra da kendinizi vahşi doğanın koynuna bırakmak insanın hayatı boyunca kaç kere başına gelebilir ki? Afrika'nın o büyülü güneşinin doğuşunu izleyerek başlayacak olan safari yaklaşık dört saat sürüyor. Günün ilk ışıkları doğmadan tüm hayvanların uyanık olduklarını görüyoruz. Özellikle bu saatler büyük kedileri görebilmek açısından ideal. Çünkü onlar sabah ve akşam saatleri dışında genelde vakitlerini uyuyarak geçiriyorlar. Onların yanına yaklaşıyoruz araçla ama bizi hiç umursamıyorlar. Bir aslan başını hafifçe kaldırıyor ve sonra önemsiz bir şey görmüşcesine çeviriyor. Uçarcasına koşan impalalar, belki bir ağaç dalında avını kollayan leopar burada asla ürkütücü gelmiyor.
Safari sırasında kimi zaman ranger ve iz sürücümüz aralarında bizim anlamadığınız bil dilde (Shangan) konuşuyorlar. Sonra da bu konuşmalarını bize tercüme ediyorlar. Gördükleri tüm hayvanlar hakkında bizi bilgilendiriyorlar. Benim gibi meraklıysanız, onlardan herkesin adını bildiği bu hayvanların çok özel huylarını, sırlarını öğrenebilirsiniz.
Safari sorasında, nemlenen havanın etkisiyle Afrika'nın toprak kokusunu duyarak ormanın daha vahşi bir yüzünü görüyoruz, hissediyoruz. Eğer benim gibi şanslıysanız avlanan bir aslan ailesini bir kaç metre mesafeden uzun süre izlemeniz bile mümkün. Saat 20:00'de kampa döndüğünüzde barda Afrika'ya özgü aperatifler alırken o gün safariye çıkan diğer insanlarla sohbet ederek onlarla karşılıklı gün içinde gördüklerinizi paylaşabilirsiniz. Ama bazen bu sohbetlerden keyif almayan taraf siz olabilirsiniz çünkü "bugün o kadar çok aslan gördüm ki" diye başlayan bir anlatıcı sizi gerebilir. Kıskançlık krizlerine sürükleyebilir O zaman hemen oradan uzaklaşın ve kendinize ertesi günler için şans dileyin.
Hangi hayvanları görebilirsiniz?
Aslan, leopar, fil, gergedan, antilop türleri, bufalonun, sırtlan, soyu tükenmek üzere olan vahşi Afrika köpeği, dünyanın en uzun (zürafa) ve en hızlı (çita) memelisi de bu topraklarda görülebiliyor. 350 civarında kuş türü var.

Sabi-Sabi hakkında:
Sabi Sabi'in yer aldığı Sabi Sand bölgesini bir vahşi yaşam alanı yapma çalışmaları 1894 yılında başlamış. Kruger Milli Parkı, 1926 yılında açılmış. Bugün özel arazinin olduğu yerde de eskiden zengin beyazların gelip avlandığı çiftlik evleri varmış. Şimdi ise beyazlar ve bir zamalar avcı olan zenciler hep birlikte bu hayvanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için çabalıyorlar.
Sabi Sabi güney Afrika'nın biyolojik olarak en zengin su yolu olan Sabi nehrindeki tek özel game rezervi. Sabi-Sabi'nin tam kalbine bir, su yatağına ve Afrika ovasına bakan yerde Bush Lodge kurulmuş.
Bush Lodge, nehrin yanında bir gölet manzarasına sahip, damları sazdan yalıpmış 22 odası (chalet) ve 5 lüks suiti bulunuyor. Sabi-Sabi'de Bush, River ve Selati olmak üzere toplam üç lodge var. Tümü klimalı, damı sazlarla örtülü odalarınızda ve suitlerde bozkır ortamını koruyan etnik dekorlar var. Tavana asılı havalandırma amaçlı bir pervane ve sineklikler bulunuyor. Her Lodge açık avlularında Güney Afrika'nın tanınmış heykeltraşlarının bozkırdan kurtarılan tahtalardan yarattıkları sanatsal değeri bulunan oymalara sahip.
Ne getirmeli?
Tümüyle resmiyetten uzak giyinin. Doğal renkler tavsiye ediliyor. (Herşeyiyle safari kıyafetleri mağazalarda bulunuyor) Kış ve gece için sıcak tutan kıyafetler. Rahat yürüyüş ayakkabıları. Mayo-her lodge'un filtreli sıcak havuzu bulunuyor. Dürbün ve Kamera. Anti-sıtma tabletlerinin alınması gereklidir. (Lodge'larda bulunuyor)
Ulaşım:
Emirates Havayolları Dubai aktarmalı bir uçuşla sizi Johannesburg'a ulaştıracak. İstanbul-Dubai yaklaşık 4.5 saat. Dubai-Johannesburg ise 8-9 saat sürüyor. Emirates Tel. 0 212 293 50 50
Turizm şirketleri: Holiday Africa: Tel. 00 27 11 289 82 00

26.08.2002

  İlgili Başlıklar
BP'den Süha Derbent'e Destek
Çita - Acinonyx jubatus
Aslan - Panthera Leo
Chobe Game Lodge Safarisi
Makalolo Düzlüklerinde Vahşi Doğa
    Yorum Yaz
Sayfa başına dönmek için tıklayın
  mltmyrtsvn - Emel Artut...
  barut - Bidon 25 - Sava...
  firtikk - Hayatımda Yaş...
  firtikk - Kediler Ölmez...
  Veterinerrr - Özlem Yıl...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.