Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Chobe Game Lodge Safarisi

Gezi - Yazı: Süha Derbent

Zimbabwe, Namibya ve Botswana sınırını çizen bir nehir kıyısında, karşı sahile sadece 30-40 metre uzaklıkta bir mekan Chobe game lodge. Namibya sahilindeki balıkçılara, seslensem beni duyabilirler. Sazlıklar arasında ilerleyen küçük tekneleri ile balık avlamaya çalışıyorlar. Benim kaldığım günlerde ünlü bir simaya rastlayamadım ama belkide Namibya'lı balıkçılar bundan yıllar önce tanıklık etmişlerdir Elizabeth Taylor ve Richard Burton'un Botswana'daki Chobe Game Lodge'da gerçekleşen evlilik törenlerine...
Botswana'nın komşu ülkelerinde bir çok kez safari yaptım. Güney Afrika, Namibya, Zimbabwe ve Zambia'da yaptığım bu safarilerde bir çok hayvan türünü görüntülemenin yanı sıra çok keyifli kamplarda kaldım. Fakat Emirates Airlines ve Aksa Akrilik sponsorluğu ile geldiğim Chobe gerçekten ciddi ve çok özel bir fark içeriyor. Özellikle akşam saatlerinde nehir üzerinde yapılan bot safarilerinin keyfini herhalde hiç unutamayacağım. Güneşin bu kadar büyük olduğuna ve inanılmaz güzel battığına burada tanıklık ettim.

Safari seçenekleri
Chobe'de iki tür safari seçeneği var. Biri bot, diğeri ise klasik araç safarisi. Günde dört kez yapılan aktivite saatlerinde bunlardan birini seçmek mümkün. Ben sabahları araçla, akşamları ise botla çıkmayı seçtim. Safariye çıktığım ilk sabah, bir aslan ailesin, birkaç saat önce avladıkları bir Buffalo'nun başında buldum. Aslanlar başka bölgelerde bunu pek sık yapmıyorlar. Ama Chobe nehri kıyısında dolaşan büyük Buffalo sürüleri onların temel besinlerini oluşturuyor. Yaşlı veya sakat olanlar aslanlara av olmaktan kurtulamıyorlar. Buffalolar kadar olmasa da filler de büyük sürüler halinde dolaştıklarından onlar için de aslanlara av olma riski büyük. Özellikle aslanların aktif olduğu sabahın erken saatlerinde veya akşam havanın kararmaya başladığı anlarda bu risk iyice artıyor. Büyük sürüler halinde su içmek amacıyla nehir kenarına gelen Buffalo sürülerini Afrika'daki "doğanın kanunu" yani aslanlar bekliyor. Onları farkettiğimde; ilk olarak gökyüzünde büyük daireler çizen akbabaları gördüm. Yaklaştığımda ise yerde cansız yatan yaşlı Buffalo ve başındaki genç dişi aslanla karşılaştım. Aslan yaklaşık 4-5 yaşında. Bu, onun performansının en yüksek olduğu zaman anlamına geliyor. Eğer sabırlı davranmayı başarırsa ve iyi bir strateji uygularsa bu yaşlarda pek açlık sorunu yaşamaz. Bu dişi bunu başarabildiğini kanıtlamış. Yavaş yavaş yere konan ve etraflarında sayıları giderek artan inatçı akbabalar onu artık tedirgin etmeye başladı. Aslında aslanlar avı tamamen bitirip başından ayrılmadan akbabaların pek fazla şansı yok. Ama ısrarla orada bekleyecekler. Bu bazen birkaç gün sürebilir. Dişi aslan tipik kedi davranışı ile avını onlara vermeyeceğini zaman zaman üzerlerine doğru koşarak hissettiriyor. Bu sadece bir korkutma hareketi. Bu yaşta bir aslan kolay kolay bir akbabanın peşine düşmez. Yerde cansız yatan Buffaloyu ve aslanların ağızlarına bulaşan kanı görmezden geldiğimde aslında masum görünüşlüler. Hatta bir ev kedisinde hepimizin gözlemlediği gibi patisiyle avının üstünü içgüdüsel olarak nafile bir çaba ile örtmeye çalıştığı anda bu masumiyeti pekiştiriyor adeta. Az sonra çalıların arasından çıkan yavrularının bacakları arasından süt emmeye çalıştıklarını gördüğümde ise onun masumiyeti de kanıtlanmış oluyor. Aslan yavrularının ölüm nedeninin bir çok kez açlık olduğunu hatırlarsak, bu avın onlar için en azından iki üç gün aç kalmamak anlamına geldiği ve önemi ortaya çıkıyor. Karınları doyan yavrular gerçek davranışlarını sergiliyor. Her aslan yavrusu bir şovmendir. Her an, başta anneleri olmak üzere yetişkin aslanların sabrını sınayacak oyunlar yaparlar. Uyumaya çalışan yetişkinlerin kuyruğunu çekmek, kulaklarını ısırmak ve üstlerinde yuvarlanmak ise sanırım en sevdikleri oyunlardan.
Sabah saat, 06:00'da başlayan safarinin sona erdiği 08:30'da ise lodge'un nehire hakim bir noktasında yaptığım kahvaltı çevredeki ağaçların dallarındaki kuşların senfonisi ile tam bir keyife dönüşüyor. Saat 10:30 ile 12:00 arasındaki aktiviteye ise aslında tamamen hiçbir şeyi kaçırmama içgüdüsü ile katılıyorum. Çünkü iyice yükselen güneş fotograf çekmeme olanak tanımıyor. Ama yine de ormanda olmak güzel. Aslanların kesinlikle aynı yerde ve kafalarını kaldırmadan uyuduğundah emin olduğum için Chobe ulusal parkının başka alanlarında dolaşıyorum. Bana eşlik eden rehberim ile sohbet ediyor ve akşam yapacağım bot safarisi ile ilgili bilgi alıyorum. Kaldığım süre boyunca ışığın sert ve havanın sıcak olduğu bu saatlerde ve öğleden sonra yapılan 13:30-15:30 safarilerine aynı şekilde katıldım. Ama saat 16:00'daki botla yapılan akşam safarileri hep favorim oldu.




















Bot safarisinin keyfi
Botla safariye çıkmak için küçük ve hızlı bir tekne seçilebilir. Ben öyle yaptım. Bu, daha çok hayvan görme isteğimden kaynaklanıyordu. Ama siz iki katlı nehir teknelerini de tercih edebilirsiniz. Hiç sallanmadan daha yavaş bir seyirle size sunulan içki ve mezelerinde tadına bakarak nehirin keyfini çıkarmak kimsenin itiraz edeceği bir keyif olamaz. Chobe nehrinin Namibya tarafındaki kıyısı uzun sazlıklarla kaplı. Botswana sınırlarında kalan yakasını ise her biri kendi başına bir sanat eseri olan ağaçlar süslüyor. Rehberler kahvaltıda tadına doyamadığınız reçellerin hangi ağaçların meyvalarından yapıldığını size gururla gösterecektir. Ve tur bitip tekneden indiğinizde birkaç dakika önce yaşamınızın belki de en güzel gün batımını izlemiş olarak Chobe Game Lodge'daki odanıza gidekseniz. Ardından yediğiniz akşam yemeğinde ise yandaki masalarda herkes o gün gördüklerinin güzelliğini anlatıyor olacak büyük olasılıkla.
Benim her zaman tercihim küçük tekneden yana oldu. Hemen her akşam nehir kıyısında su içen büyük fil sürülerini hayranlıkla izledim. Fil yavrularının şımarık çocukları anımsatan oyunları, annelerinin onlara düşkünlüğü beni büyüledi. Chobe ulusal parkında 45 binden fazla fil yaşıyor. Su onlara hayat veriyor. Hep birlikte yıkandıktan sonra kıyıya çıkıp zararlılar ve güneşten korunmak için üstlerine toprak atıyorlar. Bu her yerde görebileceğiniz tipik bir fil davranışıdır. Her yerde göremeyeceğiniz ise eğer kıyıya çıktıkları yerde beyaz kum varsa masmavi gökyüzü altında beyaza boyanmış fillerdir. Nehir turları sırasında elbette fillerde dışında bir çok canlıyı da izleyebilirsiniz. Rehberiniz sizin görmek istedikleriniz doğrultusunda sizi nehirde gezdirebilir. Dolayısı ile benim gördüğüm ama bu yazıda şu ana kadar adı geçmeyen zürafalar, zebralar, antilop türleri (kudu, impala), maymunlar, kartallar, timsahlar, su aygırları ve diğer bir çok hayvan beni affetsin...
İklim:
Botswana güney yarım kürede bulunduğundan mevsimlerimiz tam olarak zıt. Ama bu sizi ürkütmesin. Bizde yaz hüküm sürerken orada yaşanan kış ayları yağışsız ve ısı en az 15 , en fazla 25 derece civarında seyrediyor. Hava genelde açık ya da ender olarak az bulutlu. Bizim soğuk geçen kışlarımız sırasında ise onların yaşadığı yaz ayları ısı 35 derece civarında. Yağışlı geçen yaz ayları doğanın iyice yeşermesine ve canlanmasına yol açıyor.
Nasıl gidilir?
Botswana'ya gitmek için öncelikle Johannesburg'a (Güney Afrika Cumhuriyeti) uçmanız gerekli. Güney Afrika Cumhuriyeti Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor. İstanbul-Johannesburg uçuşunuz için Emirates Airlines'ı arayabilirsiniz.
Emirates Airlines Tel :0 (212) 293 5050 Fax :0 (212) 293 5059
Desert Delta Safaris'e ait olan Chobe Game Lodge'a gitmek için Holiday Africa'dan Paul Bauer'i aramanız yada e-mail gondermeniz yeterli. Johannesburg'dan yapacağınız uçuş'da dahil olmak üzere tüm organizasyonu yapıyorlar.
Holiday Africa – Paul Bauer Tel : (27) 11 289 8200.
Botswana türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Size tavsiyem benim yaptığım gibi vizenizi Güney Afrika Cumhuriyetindeki Botswana elçiliğinden almanız. En geç iki gün içinde vize alabilirsiniz. Vize için form doldurmanız ve gidiş dönüş uçak biletinizi ibraz etmeniz yeterli olacaktır. Fotograf gerekmiyor. Formu fax aracılığı ile burada doldurup gönderdiğinizde gittiğinizde vizeniz hazır olacaktır.
Botswana Konsolosluğu Tel : (27)11 403 3748
Fax: (27)11 403 1384

Chobe Game Lodge Zimbabwe sınırına çok yakın. Üstelik Victoria şelalesi yakınlarında. Yani önce Vic.Falls'a uçup oradan karayolu ile Botswana'ya transfer olabilir bu sayede Victoria şelalesinin doyumsuz güzelliğine varabilirsiniz. Yine Holiday Afrika bunu organize ediyor. Üstelik bu maliyetinizi arttırmıyor.
Ama bunun için yine Johannesburg'da Zimbabwe vizesi almanız gerekiyor. Bu vizenin koşullarıda diğeri ile aynı. İlgilenenler için Johannesburg'daki Zimbabwe konsolosluğunun iletişim bilgileri. Tel : (27)11 838 2156
Fax : (27)11 838 5620
Johannesburg'da otel rezervasyonu yapmak için www.don.co.za adresini ziyaret edebilirsiniz. Rezervasyon için ücret talebi yok. The Don Rosebank 2'yi tavsiye ederim. İki kişilik oda fiyatı 410 Rant. (yaklaşık 60 USD)
Güney Afrika Cumhuriyeti para birimi ZAR (Rant) 1USD = 7.6 Rant
Botswana para birimi Pula 1USD = 4.5 Pula
Ne götürmeli:
Giysilerde doğal renkler tercih edilmeli. Sabah erken saatler ve gece için bir kazak ya da varsa polar giysi. Araçta ve botta rüzgardan korunmak için ince bir yağmurluk. Havuzdan yararlanmak isteyenler için mayo. Fotograf makinesi/video camera. Afrika ülkelerinin bir çoğunda bulunan Malarya (sıtma) riskine karşılık anti-malarya tabletleri. Bunları Johannesburg'daki herhangibir eczaneden alabileceğiniz gibi ülkemizden de temin edebilirsiniz. Bunun için Seyahat Sağlığı Kliniğini (Dr. Volkan Korten) aramanız yeterli olacaktır. Tel :0 (216) 327 41 42

26.08.2002

  İlgili Başlıklar
BP'den Süha Derbent'e Destek
Çita - Acinonyx jubatus
Aslan - Panthera Leo
Makalolo Düzlüklerinde Vahşi Doğa
Sabi Sabi Kampı
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (1 adet)

 

Yazan: toktamis

Tarih: 02 Şubat 2004

Saat: 02:13

Sayın Süha Derbent'in ilginç çalışmaları var. Ancak sayın Derbent'in kendi ülkesini pek gezip görmediğini sanıyorum. Neden böyle düşünüyorum? Çünkü sayın Derbent Türkiye'nin kırsal bölgelerinde biraz dolaşsaydı ve köylülerimizin yararlandıkları büyükbaş hayvanları tanısaydı, Afrika'da gördüğü ve İngilizcesi ''buffalo'' olan ve kendisinin de ''buffalo'' dediği hayvanın MANDA olduğunu hemen anlardı. Tabii buradaki Afrika Yaban Mandası. Türkiye'de Manda'ya, ''Camış'', ''Kömüş'',''Su Sığırı'', ''Dombay'',''Camız'' gibi adlar da verilir.Yavrusuna ''Malak'' denir. Ayrıca Türkçe'de ''Buffalo'' dendiğinde akla daha çok Kuzey Amerika Bizonu gelir.

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  _Shela_ - Kediler Ölmez...
  aysu_senem - Kedim - Ne...
  kemancının kedisi - Naz...
  kemancının kedisi - Ham...
  noyan43 - Pençeli Payla...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.