|
Coen Kardeşler son filmleri İhtiyarlara Yer Yok / No Country For Old Men’de eski günlerinin soğuk ve keskin sinemasına dönüş yapıyor, ama bu defa her zamankinden hem daha ciddi hem de daha karamsar bir halleri var İhtiyarlara Yer Yok, düşkırıklığı daha ağzından ilk çıkan birkaç heceden okunan bir adamın dış sesiyle başlıyor. 25 yaşından beri Teksas’ta şeriflik yaptığını söyleyen anlatıcımız, “eskiler”den dem vurarak yapıyor açılışı. Söz konusu coğrafya Teksas, söz konusu kişiler de eski şerifler olunca, insanın aklına hemen westernler, hızlı silahşörler ve cesur kanun adamlarına dair bolca parlatılmış efsaneler geliyor tabii. Tomy Lee Jones’un oynadığı şerif ise bize, “eski”lerin bir kısmının nasıl silah bile taşımadığından, şimdiyse ortalığı nasıl sebepsiz görünen şiddetin sardığından, dünyanın onun gözünden nasıl “anlaşılmaz” bir yer haline geldiğinden söz ediyor ( Bu arada filmin “şimdi”si 80’lerin hemen başı, yani ABD’de Reagan döneminin eşiği). Az sonra öykünün psikopat katili Anton Chigurgh ile tanıştığımızda bu sert ve tecrübeli şerifi sarsan “anlaşılmaz yeni dünya”yla da tanışıyoruz. Psikiyatriyi umursamayan bir bakış açısına sahip, tamamen esrarengiz, “katıksız kötülük” gibi görünebilecek, korkunç bir tip Chigurgh. Sığır öldürmede kullanılan uzun tüplü ve hortumlu bir aletle insan öldürüyor. Bu hayli mecazi silah seçimi insaniyetten uzaklığının altını çizmede yetersiz kalıyorsa, bir de kurbanlarının hayatı konusunda herhangi birşey hissetmediğini açıkça gösteren “yazı tura atma” alışkanlığı var: benzin aldığı dükkandaki adama tam anlamıyla ecel terleri döktürdüğü uzun, eziyet verici konuşma ve ardından – adı koyulmasa da – yaşlı adamın hayatı üzerine atılan yazı tura, Chigurgh’un dehşet verici kayıtsızlığını da, Javier Bardem’in bu yıl neden Oscar’larda herkesin favorisi olduğunu da gösteriyor. Chigurgh insanlar hakkındaki hislerine (daha doğrusu hissizliğine) uygun bir şekilde, bir kiralık katil. Bu öyküde peşine düştüğü kişiyse, bir tür “modern kovboy” olan Llewelyn Moss (Josh Brolin). Bu orta yaşlı emekli Teksaslı, çorak arazide dolaşırken belli ki ters gitmiş bir “anlaşma” sonucu ortalığa saçılmış bir sürü cesede ve biraz ileride içinde 2 milyon dolar bulunan bir çantaya rastlıyor ve böyle bir meblağa sırtını dönemeyip başını ciddi bir şekilde belaya sokuyor... İhtiyarlara Yer Yok, bol Oscar’lı bir film için hayli sıradışı bir iş aslında, herkese göre bir film de değil. Çünkü klasik bir tür filmi gibi başlayıp, türün kurallarını hiç umursamadan bambaşka yollara sapıyor. Üstelik beklenmedik ve kimi seyirciyi kızdırabilecek bir finalle noktalanıyor, ama nihayetinde, öykünün genel tonuna gayet uygun bir son bu. 10.03.2008
|