|
88. baharını yaşayan, 2007 Nobel Edebiyat Ödülü alan ve dilimize birçok kitabı çevrilen ingiliz yazar Doris Lessing'in, "Kedilere Dair" adlı kitabı İnci Ötügen'in çevirisiyle Metis Yayınları'ndan çıktı.
Kedilere Dair, Lessing'in yaşamına girmiş ve kurallarını ortaya koyan kedilerle iletişimi anlattığı bir kitap. Kitabın ilk birkaç sayfasında 88 yıl önce çocukluğunun geçtiği Afrika'da kedilerle ilgili anılarını anlatıyor. Doğruyu söylemek gerekirse Afrika çiftliklerinde kedilerin başlarına gelenleri okumak çok zor. Ama bu birkaç sayfadan sonrası yani Lessing'in Londra'ya taşındıktan sonraki kedili hayatı, size çok tanıdık gelecek.
Kedileri birer birey olarak gören Lessing, bu ırkı yüceltmek yerine olduğu gibi, gözlemlerine dayanarak yazıyor. Bazı kedilerin onu özellikle etkilediğini saklamadan...
|
Kitaptan alıntı:
"Bej renkli, ... ön ayakların bitiminde gümüşe çalan patiler. Kenarları beyazla çerçevelenmiş olduğu için simli gibi duran kulaklar dikilip, öne arkaya oynardı; dinleyerek, algılayarak. ... Kuyruğu, ucu sanki diğer organlarının alamadığı mesajları alıyormuş gibi, bir başka boyutta oynardı. Hava kadar hafif, pür dikkat oturur, tüyleriyle, bıyıklarıyla, kulaklarıyla, bütün varlığıyla, bakar, işitir, hisseder, koklar, içine çekerdi. Eğer balık sudaki hareketin somutlaşmış, şekillenmiş haliyse, endamına bakılırsa kedi de hissedilmeyen havanın çizgiye dökülmüş ve biçimlenmiş hali.
Ah kedi; derdim, daha doğrusu tapınırdım: Güzeeeel kedi! Nefis kedi! Zarif kedi! İpek kedi! Tüylü baykuş gibi yumuşacık kedi, kelebek patili kedi, süslü kedi, inanılmaz kedi! Kedi, kedi, kedi, kedi." 30.11.2007
|