Kütahya’da 14 yıl önce kurulan Kütahya Doğa ve Hayvanseverler Derneği, barınağındaki 1000 hayvana zor şartlarda bakmaya çalışıyor. Sayılı yerden gelen yemek yardımı yeterli olmuyor ve özellikle kış gelmeden ilaç ve mama stoğunun yapılması, sahiplendirmeye destek verilmesi gerekiyor. Barınaklara Köprü projemize de dahil olacak olan Kütahya Doğa ve Hayvanseverler Derneği’nin çalışmalarıyla ilgili olarak dernek başkanı Sunay Birsen ile görüştük.
Derneğiniz ile ilgili biraz bilgi alabilir miyiz? Derneğimiz 1991 yılında Sayın Sunay Birsen önderliğinde 7 kurucu üye ile kurulmuştur. Amacımız doğanın ve içindeki tüm canlıların korunmasıdır. Özellikle doğayı bilinçsiz kişi ve kurumlardan gelebilecek zararlardan korumak ana hedefimiz.
Şu anda derneğimizde aralarında doktor, avukat, öğretmen ve ev hanımları olan 65 kayıtlı üyemiz var. Aktif çalışan 12 kişiyiz. Buradan derneğimize üye olup doğadan emeklerini esirgemeyen bütün üyelerimize ve tüm doğa severlere teşekkür ederiz.
Derneğe bağlı bir barınağınız var mı? Derneğimiz mülkiyeti belediyemize ait barınak ve klinik binasında faaliyetlerini sürdürüyor. Burası 100 hayvan kapasiteli olarak inşa edilmiş ama şu an ortalama 800 köpek ve 200 kediyi zor şartlarda ağırlıyor. Hayvan Hastanemizde gönüllü çalışanlarımızın yanında Kütahya Belediyesi tarafından görevlendirilmiş olan 8 adet personel de bulunuyor. Buradan Sayın Belediye Başkanımıza teşekkürü bir borç biliriz.
Çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz? Şu ana kadar derneğimize bir çok kurum, kişi ve örgüt yardımlarda bulundu. Çeşitli işlerimizde kullandığımız kamyonetimizi Çevre eski Bakanımız Sn. Fevzi Aytekin bağışladı. Almanya’dan Rozetta Manaigo sayesinde 2004 yılında ilaç göndeirldi ve 130 hayvanımız kısırlaştırıldı. Bunun yanı sıra Londra’daki My Haw Animal Home Derneği, 255 hayvanımızı kısırlaştırdı. Ayrıca şehrimizde görev yapan veteriner hekimlerimiz Nihat Turan, Muhittin Yaldız ve Bülent Birsen çok sayıda hayvanımızı kısırlaştırdı.
Hayvanlarımızın beslenmesinde ana besin maddeleri Hava Er Eğitim Tugayı Tuğ General Mehmet Bali sayesinde, tugayın yemekhanesinden sağlanıyor. Bunun yanı sıra Evliya Çelebi Devlet Hastanesi Başhekimliği de yemekhane artıklarını gönderiyor. Merkezi Ankara’da bulunan Doğ-Çev Derneğinin bize bağışladığı 5.000 YTL ile barınağımıza dikenli tel ve çit aldık. Bize yardım eden herkese teşekkürlerimiz sunuyoruz.
Belediye’nin size bir yardımı oluyor mu? Kütahya Belediyesinin ve Sayın Başkanımızın yardımları ve ilgisi saymakla bitmez. Belediye çalışanlarından 8 tanesini barınağımızın çeşitli işlerinde emek vermek için görevlendirmiş olması ve Eskişehir yolundaki yeni Hayvan Hastanesi projemizde yanımızda olduğu ve desteklerini bizlerden esirgemediği için sonsuz teşekkürler.
Barınakta en çok nelere ihtiyacınız oluyor? Nüfusumuz çok fazla ve dernek olarak daha çok yardıma ihtiyacımız var. Özellikle mama ve tıbbi malzeme yardımlarına çok gereksiniyoruz. Kuru kedi ve köpek maması başta olmak üzere, Immuneks (bağışıklık sistemi destekleyici) Azro - Azitro (solunum yolları enfeksiyonlari için) Alfoxil (hafif enfeksiyonlarda kullanılmak üzere) Helmipar (iç parazit tedavisi) Genta - Gentagut (göz damlası) Batticon (dezenfektan) Ovadril solusyon (egzamalı köpek için) Flagyl (ıslah tedavisinde) Vidaylin (destekleyici vitamin)
Derneğimize mama ve tıbbi malzeme yardımlarınızı bekliyoruz. Ayrıca Belediyemizde kadrolu olarak çalışacak ve sadece barınağımıza hizmet verecek bir veteriner hekim arıyoruz.
Size yardım etmek isteyen hayvanseverler size nasıl ulaşabilir? Zirat Bankasında derneğimiz adına açılmış bir hesap numaramız var: Ziraat Bankası Kütahya Şubesi 35083280-5001 No’lu hesabımıza yardımlarını gönderebilirler.
Yolu düşenleri de bekleriz: Adres: Tavşanlı yolu, Sanayi sitesi arkası Hastane Tel: (274) 232 08 23 kutahyadhsd@mynet.com
Sıradan, Sahipsiz, Sevgisiz ve İsimsiz - Erol Onur
Tarih kadar eskidir mahallemin sokakları...
Tozlu, bol çukurlu, asfalt sokakların; geceleri insanlar evlerine kaçıştıktan sonra büyüyen sessizlikleri vardır;
Sessizlik yollarla buluşur ve tüm sokaklar kedilere çıkar mahallemde...
Kediler gezer mahallemin sokaklarında...
Adları konmamış kediler...
Bir lokma yemek peşinde ömür tüketen, boyunları bir kez olsun okşanmamış kediler...
Sokak kedileri...
Sıradan, sahipsiz, sevgisiz ve isimsiz...
Güneş yaşam perdesini aralamadan önce tüm sokaklar onlara kalır.
Bazen bir köpek, bazen bir tekerlek bölse de geceyi, sabaha kadar sürer bir lokma yemek umudu...
Sabaha kadar sürer bir dost el arayışı...
Mahallemin insanları sokaktaki yaşamla ilgilenmez.
Acıyı, yalnızlığı, çaresizliği, umutsuzluğu hissedebilecek kadar sokakla iç içe olmak hoşlarına gitmez pek...
Perdelerini çekerler ve yok sayarlar.
Mahallemin kedileri alışıktır yok sayılmaya, alınsalar da belli etmezler.
Sevginiz mi tükendi mahallemin insanları?
Çok mu fazla acı var yaşamınızda ?
Yalnız, umutsuz, çaresiz misiniz gerçekten?
Perdenizi aralayıp sokağa bakın...
Başka yalnızlıkları, çaresizlikleri görün...
Yalnızlığınızı dindirecek, size yaşam sevinci verebilecek dostlara açın yüreğinizi...
Bugün bir kedi alın
İki yalnızlıktan bir dostluk yaratın
Adını siz koyun...