Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Pençe'li Günler

Pençe evimize geldiğinden beri yüzümde güller açıyor. Tamam eskiden de somurtkan

değildim ama, hayatın karşıma çıkarttıkları yüzünden eskiye nazaran daha az gülmeye

başlamıştım. Bir dostumun sıkıntılı günler yaşamasından dolayı, benim de yüzüm

eskisi gibi gülmüyordu, açıkçası. İşte ben, sadece iyi gün dostu değilim sevgili dostlar.

  

Pençe doğalı 41 gün oldu. Bizim eve gelişi ise: 20 gün. Geldiğinde minikti. En

azından tek elime sığıyordu. Şimdi iki elimle tutabiliyorum onu. Yakın  zamanda

yeni fotoğrafları ve Pençe'nin iç sesleriyle yine huzurlarınızda olacak.

  

Veterinerin tavsiyesi ile ek gıdalara başladık. Hem bu çok iyi oldu. Değişik

tatlar, onu memnun ediyor. Hazır mamalar yerine ev yemekleriyle besliyoruz. Çünkü

ilerde bizi terk ederse zorluk çekmesin diye. Ya evden kaçarsa, o zaman kim onu

hazır mamayla besleyecek? Sokaklar çok acımasız. Süte devam    tabii. Aynı bir

bebek gibi. Anne sütü içemediği için bağışıklık sistemi gelişmemiş. O yüzden

sütten rahatsız olmaması için süte su katarak içiriyoruz.Bizim tembel ve şımarık

oğlumuz Pençe biraz kapris yaptı ve sütü ancak iki gündür tabaktan içmeye

başladı. Daha önce biberondan içiyor ve bir yandan da biberonu pençeleriyle

tutuyordu. Elimi emmeye ise ara ara devam ediyor ama eskisi gibi sık değil.

Annesini özlediğinde ya da anne şefkati aradığında sanırım buna ihtiyaç duyuyor.

  

Onunla çok iyi anlaşıyoruz. Yeni oyunlar öğretiyorum ve hemen öğreniyor.

''Elini ver” dediğimde patisini veriyor. “Atla” dediğimde atlıyor. İki

ayağının üzerinde kendi duruyor. Koşuyor. Koşmayı tabii ben öğretmedim. İsmini

öğrendi bu arada. Pençe dediğimizde yüzümüze acıklı acıklı ve anlıyormuş gibi

bakıyor. Süt içmek istediğinde ağzını yayarak kısa bir “ mi” diyor. Eh serde annelik

var ya bende. Leb demeden leblebiyi ağzına verdiğim için, kısa sözlü iletişime

geçmiş bulunuyoruz. Onun kısa “mi” demesi “ evet “ anlamına geliyor. Bir de “miyu”

diyor o da tuvaleti geldiğinin habercisi. Aferin oğluma. Sonunda ya o bana miyavcayı

öğretecek ya da ben ona Türkçe’yi. Çünkü geçen gün bana “hı” dedi. “Süt

mü istiyorsun” diye sorduğumda... Ya bana öyle geldi ya da gerçekten de ağzından

kaçtı.

 

Dişleri kaşındığı için sık sık elimi ağzına götürüyor. Sanırım Pençe” ye bir diş

kaşıyıcı alacağız.Ayaklarımıza dolanıyor ve dişlerini bilemek istiyor.  Uykudan

uyanınca, tuvaletini yapınca, yemek yedikten sonra ve uyumaya geçmeden önce mutlaka

kişisel temizliğini yapıyor. Kokan insana rastladım ama kokan bir kediye rastlamadım

henüz.

   

Yemek yerken bazen hırıltılar çıkırıyor. Evdekilere o zaman ortalıkta

olmamalarını söylüyorum. Çünkü yiyeceği elinden alınacak sanıyor. Bir yandan

yerken, diğer yandan da ilerleyen günler için sanki stok yapacakmış gibi

patileriyle geri kalan yiyecekleri tutuyor. Allah lık bizim bu Pençe.

Evde her gün canlı belgesel yayın var. Pençe sayesinde komedi dünyasını da canlı

canlı izliyoruz. Şaklaban Pençe... Şimdiden bir çok lakabı oldu.

- Obur Pençe,

- Şımarık Pençe,

- Aceleci Pençe,

- Uykucu Pençe,

- Oyuncu Pençe

İlerleyen günlerde bakalım daha ne gibi lakaplar eklenecek kendisine.

 

Ağabeyim Birol’ un muhabbet kuşları ve akvaryum balıkları var. Geçen gün bize

geldiğinde bana: “Bayramda Pençe’yi bize getirmezsin sanırım.” dedi. Eeee

haklı korkusunda... Kendi hayvanlarının can güvenliği için böyle dedi biliyorum.

Ben de ona şaka yapıyorum ama yaptığım şaka beni bile ürkütüyor. Diyorum ki:“

Sevgili ağabeyim pençe’nin proteine ihtiyacı var. Bunu da senin evdeki canlı

yemlerden sağlamak istiyorum.” Dedim ya şakası bile kötü. Hiç bir canlının

bir başka canlı için yok edilmesine razı gelemem ki ben.

Yine bir gün ağabeyim bize gelirken bir kedi görüyor ve bana aktarışını sizlerle

paylaşmak istiyorum:“Baktım apartmanın girişinde bir sarı kedi. Sanırım sizin

evi arıyordu Bircan. Ona tarif ettim ama gelmedi mi henüz. Hımmm demek ki diğer

sokaktaki arkadaşlarına da haber verip öyle gelecek. Evdeki kontenjanda açık varmış

da.“ Allah”ım ağabeyimi çok seviyorum. Şakacı çocuk.

   

Bizim ev kamp gibi. Evet kamp olduğu kesin ama Pençe”nin elinde esir olduğumuz

bir kamp. O ne derse o oluyor. Düzen onun için tekrar kuruldu. Ya da onun rahat

etmesi için değiştirildi desem daha doğru olur. Salona tam anlamıyla yerleşti.

Kendi sepeti yetmiyor artık onun cüssesine. Hem o sepeti bir dişliyor ve taşıyor

bir o yana bir bu yana. Bu yer değiştirmelerden sadece sepeti nasibini almış

değil. Aslan olan bir oyuncak vardı evde. Tüm tüylerini kestik. Boğazına

kaçmasın diye. Bir güzel yıkadık sonra da ve Pençe”ye verdik. Geldiğinden beri

onunla oynuyor. İlk zamanlar onu annesi zannetti sanırım, gövdesinin altında

annesinin memesini arar gibi bir şeyler aradı durdu fakat bulamadı. Üstelik

oyuncakta sıcaklık da yoktu.  Sanırım bu yüzden, kalp atışlarımı duyarak uyumak

ona huzur veriyordu. Daima benim kollarımda ya da kucağımdaydı. Şimdi biraz

büyüdü ya beyefendi, kendiliğinden gidip yatağına yatıyor.  Çamaşır leğeninin

içini onun konforu için bir güzel döşedik. Şimdi canı nerde yatmak isterse gidip

yatıyor. Hem de öyle normal kediler gibi de değil. Biz insanlar gibi uzun

uzadıya, boylu boyunca...

  

Bazen öyle mest olmuş haline denk geliyoruz ki, ellerini havaya kaldırmış, sırt

üstü yatmış ve yumuk yumuk uyuyor.

  

Ahhh Pençe iyi ki doğdun. İyi Cemre”ye rast geldin. İyi ki sana kavuştuk.

Dilediğince bizde kalabilirsin. Özgürsün gitmekte ya da kalmakta. Ama ne olur

erkenden gitme. Aldatılmaya razıyım ama terk edilmeye asla. ( Aman Allah”ım bana

bir haller oldu. İnsan ilişkilerinde gidene kal demeyen benim düştüğüm duruma

bakın hele.) )

 

 

Bircan Oğankul

 

01.04.2008

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (2 adet)

 

Yazan: burcu.burcu

Tarih: 04 Nisan 2008

Saat: 06:44

veterinerinizi beslenme konusundaki yaklaşımından dolayı çok takdir ettim...böyle ticari kaygılarlahareket etmeyen vet. bulmak zor....ev beslenmesi konusunda tarif danışmak isterseniz yardımcı olurum.....süte su karıştırmanıza gerek yok laktozsuz süt verin kediyi ishal yapan sütün yağlı oluşu değildir....kedilerin bünyesi laktozu tolere edemez....yoksa kedi sütü inek sütünden daha yağlıdır.....yogurtta verebilirsiniz.......


 

Yazan: buzbuz

Tarih: 02 Nisan 2008

Saat: 17:46

Onu asla bırakmayın...
Özgür olmamalı bu konuda bence...
Çok şirin bir kedi Pençe...
Sağlıklı ve uzun bir ömrü paylaşmanız dileğiyle...

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  acelebi - Melike Öner'i...
  luckiya - Pina'ma Mektu...
  luckiya - Narçin Koşder...
  luckiya - Kediler Ölmez...
  maiamelike - Kedigen'in...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.