Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Sakın Kedi Demeyin, Onun Adı Kömür - Dilek Ertürkmen

29 yaşındaydım ve karşılıksız, çıkarsız sevgiyi arıyordum kendimce kendi hayatımda. Ben sevilmeyi istiyordum. İyi bir işim, güzel bir evim vardı. Ailemin bana karşı ilgisizliği beni üzüyordu kısacası depresyondaydım. Her zaman yaptığım gibi işten çıkmış eve gidiyordum, çok da soğuk bir şubat akşamıydı, donuyordum. Yolumun üzerinde bir petshop vardı her akşam muntazam bir şekilde camından bakar hayvanları dışardan kendimce severdim. Yine o akşam camdan bakarken kafesin içinde küçük kara kuru bir kedi yavrusu gözüme takıldı. Kafesin içinde ordan oraya koşuşturuyordu o kara kuruluğuna rağmen çok tatlıydı. Minik patilerinin üzerinde durmak onun için epey zor görünüyordu ama o çok inatçıydı ısrarla yalpalaya yalpalaya yürüyordu. İçeri girip yakından görmek istedim. İçeri girdiğim göz göze geldik ve o an kıyamet koptu. Miyavlamaya başladı bana doğru gelmeye çalışıyor ama kafes izin vermiyordu. Kafes izin vermedikçe inatla kafese yükleniyordu. Eğilip ona dokundum birden miyavlama kesildi yerini mırıltılar aldı. Ama o çok şekerdi onu hiçbir şey düşünmeden petşoptan aldım ve çıktım. Ben o durağan hayatımın değişeceğinden habersiz kucağıma yavruyu alıp eve doğru yol almıştım. Kucağımdaydı ve bir dakika rahat durmuyordu. Sokakta birbirimizle savaş veriyorduk ve nihayetinde eve geldik. Koca bir oh diyerek kucağımdan indirdim. Hemen başlamıştı yeni evini dolaşmaya ‘sen hiç yorulmadın mı’ diye sordum. Ama umrunda değildim ben. O evle baş başaydı ben aralarına girmemeliydim. O evi gezerken ben sütünü ısıttım. Tam banyoyla tanışmış kapısından çıkarken yakaladım.’buyrun efendim sütünüz hazır’dedim. Sütünü içti ve evin en güzel minderine kuruldu sobada karşısında uykuya daldı. Ev yine sessizleşmiş o kısa süren hareket bitmişti. Daha öncede kedi beslediğim için ona bakmak beni korkutmuyordu. Ama 1-2 saat sonra miyavlayarak uyanması beni korkutmuştu. Tuvaleti gelmişti kumuna götürdüm bıraktım. Yapınca gelir diye içeri geçtim. Geldi ama bir facia olarak isal olmuştu. Patileriyle birlikte üzerinde yürüdüğü halılar kirlenmişti ve benim dünyamda hareket başlamıştı. O gece sabaha karşı 4’te uyudum. Bütün gece o tuvalete gitti ben temizledim. Ertesi gün iş dönüşü abim bana uğrayıp kedişi muayene etti. Sorun yoktu ve içim rahatladı. Zaman geçiyor ve o günden güne büyüyordu. Adını koymak benim için zor olmadı. Kömür karasıydı ve adı da Kömür olmalıydı.

Kömür büyüyor benim sorunlarım,  girdiğimi düşündüğüm depresyonum küçülüyordu. Her gün yeni bir maskaralık yaparak beni şaşırtıyordu. Yatak odası yasağı koymamıştım. Sarmaş dolaş birlikte uyuyorduk. Saçlarımın arasına kafasını sokup hırıltılar eşliğinde huzurla uyuyordu. Sabahları beni yolcu eder. Akşamları kapıda karşılardı. 7-8 ay olmuştu ve ben bir gece dışarıda kalmamıştım onu hiç yalnız bırakmadım bırakamıyordum. Çünkü ben bu hayatta onunla olmayı her şeyden daha çok sevmiştim. Çünkü aradığım saf sevgiyi bulmuştum. Sokakla tanışma zamanı gelmişti camdan dışarı bakıp miyavlamalar başlamıştı. Ve beklenen an Kömür sokaktaydı. Şaşkın etrafına bakıyor araba geçerken koşup bacaklarımın arasına saklanıyordu. Bu ürkeklik bir gün sürdü. Kömür evi otel olarak kullanmaya başlamıştı. Otelin adı Dilek palastı. Kömüre tahsis edilmiş bir otel. Ama bir gün eve geldiğimde Kömür’ün öksürdüğünü gördüm ateşi vardı. Kucağıma aldığımda kendini bana bırakıverdi. Pencere açıktı ama onun ordan dışarı çıkacak gücü yoktu. O an hissettiklerimi anlatmam çok zor. Abimi arıyorum ulaşamıyorum. Cebimde başka bir veterinere gidecek param yok. Kömürü sardım sarmaladım. Bakkalıma gittim ve ilk kez borç istedim. Sağolsun hemen verdi. Koşarak veterinere götürdüm. Yolda hem ağlıyor hemde dua ediyordum ‘Allah’ım ne olur alma onu benden’ diye. Hatırlıyorum veterinerin kapısından girdiğimde bir beş dakika ne olduğunu anlatamamıştım. Kömürü veterinerin kucağına bıraktım. Evet o Kömür'ü iyileştirecekti. Muayene sonucu Kömürü' n akciğerleri su toplamıştı. Veterinerin verdiği ilaçları hemen aldım ve Kömür'ü de kucağıma alıp eve döndüm. Kömür 1 hafta içinde iyileşti. Sokağa çıkmaya başladı. Hatta bir sevgilisi bile oldu. Çok güzel bir kediydi. Oğlum güzelden anlıyordu. Bu arada oğlumun bir sevgilisi benim de bir eşim olmuştu, evlenmiştim. Kömür önceleri eşimi kabullenemedi ve çok kıskandı. Kömür sessizce savaş açmıştı eşime. Eşiminse bu savaştan haberi yoktu. Hayvanları çok seven bir eşe sahiptim ama Kömür'ün dilini daha çözememişti ama bu savaştan galip gelemeyeceğini anlayan Kömür barış yoluna gitti ve kanki oldular.
Şimdi Kömür ‘nerde ne yapıyor?’ diye sorarsanız şayet. Hala bizimle hala inatçı hala özgür. Bir sevgili de baki kalamadığı için hala sevgili arayışında ve ocak ayında 3 yaşına girecek.O artık koskocaman olgun bir kedi. Kalbimi fetheden, içimi ısıtan Kömür'üme hayatıma kattığı tüm güzelllikler için hayatımdaki varlığı için çok teşekkür ederim.

Eğer yolunuz birgün İzmir'in Bostanlı semtine düşerse ve yolda kömür karası kırmızı tasmalı bir kediye (aramızda kalsın Kömür duymasın sakın kedi dediğimi) rastlarsanız sakın kedi demeyin, çok kızıyor. Hele bir de sevginizi anlarsa ve ona birşey yapmayacağınızı düşünürse direkt ayaklarınıza saldırır, savaşı başlatır. Ama siz bu savaşı başlatan tarafsınız, sakın kızmayın. Kömür'e kedi dediniz hatalısınız.

Kömür benim kedim, veterinerimizin taktığı adıyla Eşkiya. Kömür'le anılarımız 2 yıl önceye dayanıyor. O şımarık bir eşkiya, yaramaz da. Çok kıskanç ve kendini kedilerin efendisi falan zannediyor. Sokaktaki kendinden büyük kedileri görmediği sürece.

Beni kimseyle paylaşamıyor, özellikle eşimle. Eşimden daha kıskanç diyebiliriz. Annelerimiz hani der ya' sizi ne zorluklarla büyüttük', ben de Kömür'e söylüyorum aynısını ve benim ne kadar zorlandığımın en yakın şahitiydi. Ama görüyorum ve hergün daha da iyi anlıyorum ki ben harika bir varlığa sahibim: Kömür'e. Ve ben anladım ki sevgi, özen, emek çok güzel şeyler ortaya çıkarıyor. Sadece insanları sevmek, insanların birbirini sevmesi sevgi değil.

Sevgisizlikten yanlızlıktan yakınır insanlar, çevrelerine baksalar aslında hiç yanlız değiller. Çöp kutusunun yanındaki arabanın altındaki sokaktaki kedilerden biri onların dostu sevgilisi arkadaşı olabilir. Ben o sokaktaki kedilerden birini farkettim. Kulağıma ismini fısıldadı adını. Adı Kömürdü. Şimdi ben bu yazıyı yazarken o hala benim hayatımda benim çocuğum, sevgilim, dostum, arkadaşım. Kimse yanlız değil bunu ben biliyorum. Umarım bu sitenin dışındaki insanlarda farkederler çok geç olmadan.

Siz de kedi hikayenizi göndermek için tıklayın...

Not: Fotoğraflar Kedigen arşivindendir

14.01.2005

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (5 adet)

 

Yazan: ozgezel

Tarih: 12 Haziran 2005

Saat: 00:51

sevgili dilek kömürün bir harika bayıldım ona duyduğun hislerin hepsini tahmin edebiliyorum.BENİMDE BEŞ KEDİM KÖPEGİM İKİ KAPLUMBAĞA İKİ MUHABBET KUŞUM VAR ,SEVMEYİ UNUTAN İNSANLIĞA TAVSİYEM gözlerini kocaman açıp doğadaki canlılarla yaşamaya başlasalar iyi olacak kömürün kara burnundan öpüyorum


 

Yazan: Ozgur72

Tarih: 16 Ocak 2005

Saat: 12:19

Mutlu, uzun bir hayat dilerim hepinize. Ben de eşim ve kedimiz Suşi ile Bostanlı'da yaşıyoruz. İnşallah birgün karşılaşırız. Gerçi bizimki sokağa çıkmıyor ama.


 

Yazan: Ginger_Meggie

Tarih: 14 Ocak 2005

Saat: 22:57

bu yazıyı okurken ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Dilek hanımı çok iyi anlıyorum ve beni anlatıyormuş gibi yazması beni çok duygulandırdı. Hayvanlara aşık olan bir insana da zaten bunun tersi bir etki göstermesi imkansızdı! Benim de 2 kedim, 2 de köpeğim var.
1. Ginger (büyük kedim-Sarman)
2.Bebek (küçük kedim-Beyaz ve benekli)
3.Meggie (küçük köpeğim-Pekingese)
4.Tombik (büyük köpeğim-Terrier)

Hepsinin de sizlere çooook selamı var ve onları sevdiğiniz için sizi çok seviyorlar. Teşekkürler.

Sevgilerimle Münevver GÜREL


 

Yazan: coolseker

Tarih: 14 Ocak 2005

Saat: 17:55

benim kedime olan duskunlugumun aynisi. sanki karsimdaki kedi degil insan. herkes bir kediye bu kadar deger vermeme sasiriyor ama o kedi degil benim cocugum.


 

Yazan: pinam

Tarih: 14 Ocak 2005

Saat: 15:01

Çok etkileyici melek kızım Pina ile yaşadıklarım aklıma geldi. Bende depresyonlu anımda tanışmıştım. Şimdi yerine Badem, Mischa ve Daisy ile sevgimizi paylaşıyoruz. Bu mükemmel birşey.

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  kara_çocuk - Gizem Akbu...
  seker_kedicik - Beykoz ...
  SELİN_ - Aycan Fıratlı'...
  bellacullen - Dilara De...
  lowe-cat - Melek Kahram...
Kediler Ölmez, Onlar...
'Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...'   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...


COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.