Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Sokak Kedileri ve Diğer Kediler - Levent Özönder

Daha minicik bir çocukken anneannemin bana "hayvan perisi" diye lakap taktığını hatırlarım. Şehirde yaşam o günlerde benim gibi bir çocuğa verilebilecek en büyük cezaydı. Apartman dairesinde yaşıyorsanız ve üstelik de bir küçük çocuksanız ve aileniz eve hayvan alınmasına izin vermiyorsa ne yapabilirsiniz ki? Ama bazı şeyler büyüyünce bile unutulmuyor.

"Sevgi" gibi..Yalın ve karşılıksız. Acaba sevgimiz her zaman yalın ve karşılıksız mı? Freud'a göre sadece bir annenin bebeğine duydugu sevgi karşılıksız olabilir. Peki bir hayvana duyulan sevgi? Ne karşılık bekleyebilirsiniz ki?

Ankara'da ki öğrencilik günlerimden itibaren evimde onlarca kedi ve köpeğe ev sahipliği yaptım. Murat Karayalçın'ın belediye başkanı olduğu günlerde Kurtuluş parkında kurulan Gönüllü Hayvan Dostları derneğinin kurucularından biriyim. Barınağımızda yer kalmadıgı zamanlarda extra gelen sokak kedi ve köpeklerini evlerimize alırdık geçici sürelerde. Yıkanıp temizlendikten sonra kırmızı bir kurdela ile yeni sahiplerine teslim ederdik. Bir daha asla sokağa bırakılmayacaklarını garanti eden bir taahhütnameyi imzalattıktan sonra. O günlerde bir köpeğim oldu. Bu başlı başına uzun bir hikaye ama şimdi anlatmayacağım. Sadece karlı bir kış günü onu sokaktan aldığımı ve henüz 2 haftalık olduğunu bilin yeter.. Ares'in babası bir dağ kurdu idi annesi de bir kangal. Dişi kangalın sahibi olan yaşlı komşumuz vefat edince zavallı yaratık bir ay boyunca kadıncağızın mezarının üzerine uyumuş, iyice bitab düşünce de mahalleye geri dönmüş, baba ise yine caddede bulunan bir galerinin sahiplerinin idi.. Ares çok kısa süre içinde büyüdü irileşti, çok da zeki bir köpekti. Henüz dört aylık iken yetişkin bir alsatian kadar büyüktü ve çok çaba harcamadan 40 kelime kadar öğretebilmiştik ona.... Birilkte çok maceramız ve anımız oldu.. İş hayatına ve seyahatlerime başladıktan sonra ise halamlar ilgilendiler Ares ile.. 12 yaşında da dogal yollardan hayatını kaybetti..

Kedi sevgisi ve köpek sevgisi farklı mı sizce? Evinizde kedi bakmayı tercih etmiş olabilirsiniz veya kendinizi kedilere daha yakın buluyor olabilirsiniz. Bunu sorgulamıyorum. Sadece içinizdeki sevgiyi tanımlamınızı istiyorum. Bu yazıyı yazmayı burada bir ilana verdiğim cevaba ithafen yazılmış cevapların beni üzmesi üzerine yazmaya karar vermiştim.

Hasta bir kız vardı henüz altı yaşında. Yaşıtları gibi yürüyemeyen. Evde bulunacak bir hayvanın onun psikolojisi için iyi olacagını düşündük ailesi ile birlikte. Birkaç gün sonra ise sitemin bahçesinde Abidin'i buldum tesadüfen. Birkaç gün benimle kaldı. Dünya tatlısı bir kedicik. Minicik. Yıkandı, temizlendi ve yeni evine geldi. Eylül, çok sevdi ve heyecanlandı Abidin'i görünce. Ama maalesef alışamadı ona. Abidin cin gibi hareketli tekirli beyazlı bir kedicik. Sürekli oynamak istiyor ve sürekli Eylül'ün ayaklarına atlıyor. Ama Eylül ayaklarını hissetmiyor ve sürekli kedinin ayaklarını yediğini düşünüp korkuya kapılıyor. Çok sevdiği ve onu kucağına almak istediği halde ona dokunamıyor bile. Eğer Abidin'i geri almasaydık sanırım Eylül'ün korkusu fobiye veya belki de paranoyaya dönüşebilirdi.

Abidin'i ben aldım. Ve birlikte yaşamaya başladık. Birbirimizi çok da sevdik. Ve Eylül için bir araştırma yapmaya başladım. İran kedilerinin nitekim daha sakin olduklarını ve çok hareket etmeyi sevmediklerini ögrendim. Bu siteye henüz üye olmuştum ve burada bir İran kedisi bulabileceğimi düşündüm. Bir ilanda yavru bir iran kedisi yeni sahibini arıyordu. Kediciğin küçük olması şartı ile talep edilecek ücreti de ödeyerek kediye sahip olmayı istediğimi beyan eden bir cevap gönderdim....

Ve arkadaşlar...Bu siteyi takip eden herkesin mutlaka farkında olduğu sokak kedisi-iran kedisi polemiğinin içinde buldum kendimi. Ve tabi ki suçlandım.... Cevap yazmadım bu mesajlara ama o günden beri kendimi, insanları ve sevgi kavramını sorguluyorum, üniversite yıllarımdan beridir ilk defa. Bazı(!) hayvan dostlarının sevgi kavramı adı altında terörü, şiddeti ve duyarsızlığı üzerime kustuklarını düşünüyorum. Oysa onlar benim niçin iran kedisi aradığımı bilmiyorlardı. Oysa birşeyi sevebilmek için bilmek gerekir, bilmeden sevemezsiniz. Yukarıda bahsettiğim sebebin de oluşması gerekmiyor bir iran kedisi sahibi olmanız için.

Tıpkı köpeklerde olduğu gibi değişik kedi ırklarının da farklı karakter yapıları var ve her cins kedi sizin yaşama ortamınıza uyum sağlayamayabilir. Oysa biraz araştırıp bunu ögrenirseniz bir hayvan edindiğinizde sizin ve onun için mutlu bir birlikteliğin sağlam temellerini atmış olursunuz. O andan itibaren 15 senenizi o kedicik ile geçireceğinizi düşünürseniz, sizin kedinizi sevmenizin ne kadar önemli olduğunu ve kedinizin sizin evinizde ne kadar mutlu olacağının önemini de kolayca anlayabilirsiniz.

Eylül'e mısır çarşısından bir iran kedisi aldık. İsmi yok henüz. Ama dünya tatlısı. Eve getirdiğimizde üzerinde bir sürü pire oldugunu farkettik. İlk önce zeytinyağı ve daha sonra kremli bir şampuan ile tüm pirelerden kurtuldu zavallıcık. Daha sonra aşılarını oldu. Şimdi mutlu ve huzurlu bir yuva bulmanın rahatlığını gurultuları ile ifade ediyor. Eylül iki gün tedirgindi. Ama kedinin kendisiyle ilgilenmediğini farkedince kendine güveni geldi ve biraz da yardımlarla kediciğe dokunmaya başladı. Bugün ziyaret ettiğimde ise kedi Eylül'ün kucağında uyuyordu. Benim ise yurt dışı seyahatlerim başladı. Geçen hafta Abidin'e "kedigen"üyelerinden bir arkadaşımız (İzmit\'ten) sahip çıktı. Bir başka arkadaşımız ise Abidin'e sahip bulmamız konusunda çok yardımcı oldu. İkisini de tanımıyorum ama o an yanımda olsalardı ikisini de öpebilirdim çünkü uçağımın kalkmasına saatler vardı ve Abidin'i tekrar sokağa bırakmayı istemiyordum. Ve bırakmam gerekmediği için de çok mutluyum.

Ama itiraf ediyorum ki benim yaşantım için ideal olanı da Abidin gibi soysuz bir soytarı sokak kedisi sanırım... Şimdi onu özlüyorum.. Bir bebek tutar gibi kucağımda sırt üstü yatar vaziyette severdim Abidin'i. Geceleri de omzumda yatardı, sabah bu tatlı şey ile birlikte uyanırdık... İki ay benimle kaldı Abidin... Onu sokaktan aldığımda zavallı minik bir kedicikti. İki ay sonra ise daha çok kişiselleşmişti. Çünkü çok alışmıştım ona ve benim için yüz değil bin, değerli kediden daha değerli idi. Ama çok sık seyahat ettiğimden dolayı birlikteliğimiz devam edemeyecekti işte.

Ama siz siz olun kedileri sokak veya safkan diye değerlendirmeyin.. Sadece benim yaşantı tarzıma hangisi daha çok uyuyor diye düşünün, araştırın ve öyle karar verin. Bir hayvanı evinize aldığınızda ise asla bir daha ayrılmayacağınızı düşünün... İran kedilerine ve onları edinmek isteyenlere asla tepki vermeyin, bazılarının hayat tarzına daha yakın olabilirler.. Köpek türleri fiziksel olarak daha çok değişiklik gösterdiğinden bir köpek seçmek daha kolay olabilir. Ama kediler fiziksel olarak hemen hemen aynı yapıda ve büyüklükte oldukları için genelde insanlar farklı kedi türlerinin farklı karakter yapısında bulunduğunu bilmezler bile. İşte o noktada tek ayrım (onlar için) sokak kedileri ve değeri dolarlar ile ölçülen diğer kedilerdir.....

Hiç birimizin unutmaması gereken birşey var. Bu siteyi ziyaret edenlerin ortak noktası kedi-hayvan sevgisi. Hepimiz daha yapıcı olabiliriz. Safkan kedilere karşı olmayı bırakarak hep birlikte sokak hayvanlarının (köpeklerde dahil) nasıl kısırlaştırılabileceği, yöntemleri, maliyeti, yapılacilecek şeyler gibi konuları tartışıp (ama kaosa veya kısır döngüye sürüklemeden) sadece çözüm üretici sonuçlara hep birlikte gidebiliriz.. Birlikte daha güçlüyüz... Ve tabii ki birbirimize daha duyarlı ve saygılı olmayı deneyebiliriz. Kuşlar coğrafya öğrenmeden uçabilir ama biz bilmeden sevemeyiz......

Siz de kedi hikayenizi göndermek için tıklayın...

Not: Fotoğraf Kedigen arşivindendir.

22.08.2003

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (5 adet)

 

Yazan: atreju

Tarih: 12 Eylül 2003

Saat: 09:03

Aslında dediğiniz gibi işin iç yüzünü bilmeden niye cins kedi diye çığlıklar atan pek çok insan var, ama eminim onlarda kötü niyetli olduklarından değil. Sadece sokaktaki korunmasız ve aciz durumda olan pisiciklere biraz daha şans tanımak amacıyla olabilir. Her gün yüzlerce insan bu siteden veya farklı yerlerden seslerini duyurabilmek ve yardıma muhtaç evsiz kedilere ev bulabilmek için çırpınıp duruyorlar. Ve bizim populist ülkemizde malesef etikete verilen değer öze verilen değerden daha ağır basıyor. Ben sadece anlayıp dinlemeden bağırıp çağıranlara önce neden diye sormalarını tavsiye ederim, böylece kimseyi gücendirmemiş oluruz. Zaten bir avuç insanız birde kendi aramızda muhalefete düşersek.....
(Abidin ve Eylül için çok sevindim..)


 

Yazan: eatkan

Tarih: 25 Ağustos 2003

Saat: 14:14

kısa ve net insanlığın için teşekkürler içindeki bu sevgi merhamet ve yardım duygusu hiç kaybolmasın


 

Yazan: YUMY-YUM

Tarih: 23 Ağustos 2003

Saat: 13:57

ben de bazı forumlarda bu ayrıma karşı olduğumu belirtmiştim.insanları bir kalıba sokmak ve hepsini aynı şekilde değerlendirmek,ön yargılı olmak son derece yanlış.
ilk kedimiz iran ve kuzu gibi uysaldır ve küçük çocukların ürkmemeleri için idealdir.2.kedimiz bir tekir,kedigen sayesinde bizim oldu ve yapısı gereği çok hareketli ve Abidin gibi ayaklara saldırıyordu,kızımı bir kaç kere ısırdı,kızım ciyak ciyak ağladı.Anladık ki Cano'muzun enerjisini harcayacağı bir arkadaşa ihtiyacı var,iran kedimizle oynayamadığı için bize yöneliyordu,yine kedigen'deki arkadaşlar sayesinde 3. kedimizi aldım yine bir tekir kız.ikisi koşturup duruyorlar ve Cano artık yoruldukça kucağıma atlıyor,saatlerce kendini sevdiriyor,sıkılınca yine bir ısırık.hepsi ayrı ayrı sevgi,ayrı ayrı karakter.
neyseki sonuc iyi olmuş, küçük Eylül'e yeni pisisiyle beraber mutlulukar diliyorum.Abidin'de yeni yuvasında mutludur umarım.


 

Yazan: MISCHA

Tarih: 22 Ağustos 2003

Saat: 13:51

Yazınız çok güzel. Ve benim düşüncelerimle aynı. Önyargılı bir yaşam yaratmışız kendimize. Hemen saldırıp o insanı üzebiliyoruz. Buna nasıl hakkımız olabilirki. Hiç bir şey bilmiyoruz , o kişiyi tanımıyoruz. Tarafsız bakmak gerek önce her şeye. Ondan sonra yapıcı bir şekilde konuşmak. Ve çoğu insanıda değiştiriyoruz zaten. Buraya gelen insanların çoğu da bana göre geçerli sebepleri vardır. Hayvan sevmeyen insanın burda zaten vakit harcamaz. Gider o sokağa bırakır uğraşmaz bile burda .
Hayvanlarımızın birbirinden hiç bir farkı yok. Dediğiniz gibi kişiye karaktere uygun hangi kediyse o olur.


 

Yazan: Princess

Tarih: 22 Ağustos 2003

Saat: 11:17

o küçük kız için İran kedisi aradığınız ilanı hatırlıyorum. Abidin için verdiğiniz ilanı ve uçağın kalkmasına çok az kaldı, diyen cümleleri de..
Burada verilen ilanların ne şartlar altında, hangi zorunluluklar karşısında ve nasıl bir psikoloji içinde verildiğini, yani işin içyüzünü diğer insanların bilebilmesi çok zor, hatta bazen imkansız.. Çünkü gerçekten kedisinden sıkıldığı ya da bıktığı gerekçesiyle ondan çok rahat ayrılabilecek, başından atmak gibi niyeti olanlarla, çok zor durumda kaldığı için ve çıkar yol bulamadığı için , gerçekten çok üzülerek ve içi yanarak ayrılmak zorunda olanları ayırt edebilmek için elimizde sadece onların yazdığı cümleler var. Dürüstlüğünü, doğruluk derecesini ve niyetini bilebilmek ne derece mümkün ?
Bu yazınızla çok şey öğrendim hakkınızda.. O küçük kız ve Abidin için yaptıklarınız karşısında biraz buruk biraz da tebessümle karışık mutlu bir ifade var yüzümde..
Teşekkürler
Daima sevgiyle kalın

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  Ceeda - Hayriye Sayar Z...
  caktu - Hazal Düzel'in ...
  butterflykisses - Fisun...
  butterflykisses - Deniz...
  deyan - Siyam Kedisi
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.