Bu gün tam üçüncü gün. Annemiz bizi, doğurduktan birkaç saat sonra bu bahçede unuttu ve gitti. Kardeşimle birlikte üç gündür ağlıyor ve annemizi çağırıyoruz. Ama o bizim sesimizi duymuyor. Bahçesindeki ağacın dibide yaşam mücadelesi verdiğimiz evin sahibi, dün önümüze bir tas süt koydu, ama biz daha onu içmeyi bilmiyoruz ki. Annemizin sütünden bile daha yalnızca birkaç kez emebilmiştik. Gözlerimiz bile daha açılmadı. Olan biteni görmüyoruz ama duyabiliyoruz. Ve kötü şeylerin olacağını hissediyoruz. Kardeşimle sürekli birbirimizi ısıtmaya çalışıyoruz, ama o kadar küçüğüz ki bunu bile başaramıyoruz.
Giderek yaklaşan çocuk sesleri var. Bize doğru geldiklerini hissedebiliyorum. Belki bizi sahiplenip karnımızı doyururlar diye dua ediyorum. Ölmek istemiyorum. Bir sıcaklık hissetmeye başladım ve yerden yukarıya doğru yükseliyorum bir kadın sesi, 'alın çocuklar, bu yavrularla oynarsınız' diyor. Evet bu bir çocuğun avuçları ama ben bir oyuncak değilim ki. Giderek kardeşimin sesi daha uzaklardan geliyor. Çocuk beni avucunda biryerlere götürüyor. İşte bir başka ses avuçlarında olduğum çocuğun annesinin sesi beni derhal çöpe atıp ellerini yıkamasını söylüyor. Çöp konteynerinin içinde kardeşimin sesini hiç duymuyorum, artık sonum geldi. Burada beni hiç kimse bulamaz. Nefesim giderek yavaşlamaya başladı vücudumun soğumaya başladığını hissediyorum. Bir an sanki bir ayak sesi duyar gibi oluyorum sonrada bir çocuk çığlığı, 'anneciğim, küçük yavrunun kardeşi burada' diyor.Yeniden bir ümit beliriyor içimde, demek ki kardeşimi de bulmuşlar.
Yine bir avuç içinde olduğumu ve yürümeye başladığımızı anlıyorum ama bu defa içimde garip bir huzur var ve o sesi duyuyorum annemden sonra beni sevgi ile sarıp sarmalayan o sesi bana şefkat dolu sözler söylüyor . Bir yandan beni ısıtmaya çalışırken diğer yandan şırınga ile ağzıma süt veriyor. Ve kardeşimle benim yaşamamız için Allah’a dua ediyor. Artık kardeşimle karnımız tok, yeni annemiz ve ailesinin arabasında sıcacık bir ortamda uyuyoruz çok mutluyuz. Bundan daha büyük mutluluğun olamayacağını düşünürken insan annemiz bizi evindeki yeni kedi annelerimizle tanıştırıyor her ikisi de bizi kendi yavruları gibi emzirip yalamaya başlıyorlar. Artık biizim isimlerimiz de var ben, Mucize, tam üç gün boyunca yaşama gücümü yitirmediğim için, kardeşimse Uğur, hep şanslı olmamız için. Şimdi on günlük iki kedi yavrusuyuz. Ve çok huzurlu bir evimiz var. Ama benim en mutlu olduğum yer hala insan annemin avuçlarını içi...
Yüreğindeki kedi sevgisini en iyi bilenlerden biriyimdir her halde... Bunu bana da verdiğin için ALLAH senden razı olsun.. Ayrıldığımız gün, piknikte yanıma gelen aç kediyi doyurmayı ona bi şeyler yedirmeyi , o mutluluğu bana sen tattırdın. Şimdi yanımdan geçen hayvanlara bakış açım çok daha farklı. ALLAH herkese gerçekten ama gerçekten senin gibi mükemmel bi dost versin.. seni seviyorum.. İyİkİ VaRSıN . GÜLLAÇ'IN SÜTLAÇ'A SELAMI VAR. BİR DE SEÇKİN'İN MUSTAFA'YA.
öykünüz yaşamaya devam etmek için güç verdi inanın. dünya hala yerli yerindeyse bu, siz ve sizin gibi bir avuç iyi insan sayesinde. kedilerinizle birlikte çok mutlu olmanızı dilerim.
Beni bir sene öncesine götürdü bu macera. Eşim ve benim apartman komşularımızdan birinin himayesi altına aldığı söyleyip de bir kaç gün sonra bahçede kocaman bir kutu içine bırakılmış canavarlarımızı bulduğumuz zamanlara. Ve gecen bu süre sonunda sevginin bir emekle birleşince nasıl mucizeler gerçekleştirdiğini biliyorum. Saadet Hanım sizin kalbinizin de bu kadar büyük olmasından mutluluk duydum.
Galiba git gide daha kötü, cani, acımasız bi dünyada yaşamaya başlıyoruz. Bir annenin çocuğundan, yaşayan bi canlıyı öldürmesini istemesi... Benim dünyamda böyle insanların yaşamaya hakkı yok
Saadet Hanım sizin gibi insanlar bu dünyayı yaşanır hale getiriyor. İyiki varsınız. Teşekkür ederim bugünün en güzel haberini verdiniz bana. Kitty nin yaşayamadığı güzellikteki hayatı inşallah sizin bebekleriniz yaşar. Sevgilerimle
Sizin gibi sevgi dolu -böyle diyorum çünkü ancak içi sevgi dolu olan bir insan bunları yapar-insanlar olduğunu bilmek içimi öyle rahatlattı ki bunun için size çok ama çok teşekkür ediyorum. Umarım hayatınız hep Mucizelerle dolu olur ve Uğurunuz hiç eksik olmaz.
Saadet Hanım harika bir insansınız. O yavruları kurtarmanız, onlara bakmanız onlara bir hayat vermeniz bana insan olduğumu bir kere daha hatırlatıyor. Darısı nice evsiz yavruların başına diyorum...:)
bebek bir pisiyi çöpe atan insan(!) la empati kuramıyorum ben..ve en kötüsü de böyle varlıklarla birlikte yaşamak zorunda oluşumuz..pisiler olağanüstü güzel..onlara kucak açan sizlere sonsuz teşekkürler....