|
Cins kedi mi sokak kedisi mi tartışmaları devam ediyor. Cins kedilere yüksek fiyatlar ödenmesine karşı çıkan ve sokaktaki hayvanları kurtarmayı savunanların yanı sıra kedi yetiştiriciliğini profesyonel olarak yapanlar da var. Beliz Çehreli, 1996 yılında Türkiye'nin ilk Ragdoll Kedi Yetiştiricisi oldu. Konusankedi, forumda ve posta zincirimizde çokça bahsi geçen "Kedi Yetiştiriciliği" ile ilgili üyemiz Beliz Çehreli ile görüştü.
Kısaca kendinizden bahseder misiniz? 1968 yılında, iki uzman doktor olan anne ve babanın Doğu'daki asistanlık görevleri nedeniyle sadece sürekli kar yağdığını hatırladığım Erzurum'da doğdum. 3 yaşındayken Almanya'nın Kuzey Denizi'nde olan Sande köyüne göç ettik. Çocukluğum ve gençliğim Sande'de geçti ve etrafımız mutlu aileler, her türlü hayvanlar ve çiftlikler ile çevrili idi. Evsiz hayvan sorunun varlığını ilk defa Gymnasium'da (Almanya'da orta okul ve lise derecesi) okurken bir belgesel film sayesinde öğrenmiş oldum ancak 1982 yılında İstanbul, Türkiye'ye dönünce evsiz hayvanlar sorununu bir yana bırakın, horlanmış hayvanlar sorununu öğrenince ruhsal şok geçirdim. Fakat burdaki konumuza bağlı kalıp sadece cins kedi ve cins kedi yetiştiriciliği hakkındaki tecrübelerimi anlatmaya çalışacağım.
1991'de İstanbul Üniversite'sinde son senemdeyken Türk-Avustralya'lı eski eşimle tanışıp Sydney, Avustralya'ya yerleştim ve orada ilk defa kitaplardan bildiğim bir cins kedi olan Ragdoll kedisini Avustralya'lı bir komşumuzda gördüm. Kocaman, 11 kiloluk kısırlaştırılmış bir erkek idi ama oldukça ağırbaşlı bir havası vardı. Kedi cinsleri hakkında kitaplar karıştırırken güzelliği yönünden en fazla aklımda kalan Somali kedisi oldu. Ancak Somali kedisi için ara ara gösterdiği enerji krizleri nedeniyle ele avuca sığmaz denirken apartman hayatımız için Ragdoll kedisinin daha uygun olacağına karar kıldım. Eski eşimi hiçbir zaman evcil bir hayvan için razı edemedim ve birgün Ragdoll'uma kavuşacağım diyerek hayatıma devam ettim. Edebiyat ve İşletme üzerine iki Master programı tamamladım can sıkıntısından. Şimdi tam gün Avustralya Ticaret Ataşeliği'nde Ticaret Müşaviri olarak çalışmaktayım. Diğer tam gün aktivitem Ragdoll kedisi yetiştiriciliği olmaktadır. 1996 yılında eşimden ayrıldıktan kısa bir süre sonra İstanbul'a geri dönüp bu sefer özgürce kedi araştırmalarına devam ettim, evcil kediler edindim ve sonra da 6 tane show ve damızlık kalitesi olan Ragdoll ile Cehrelis Ragdolls "Çiftliğini" kurdum.
Kedi yetiştiriciliği ülkemizde çok yaygın değil. Tam olarak nedir ve hangi cins kediler yetiştirilir? Kedi yetiştiriciliği, gazete kağıdı üzerinde rastgele kedi çoğaltarak evsiz ve sağlıksız hayvan sorununa vesile olmak değildir kesinlikle! Aksine, kayıtlı ve daha ziyade küçük çapta (maksimium 2 erkek ve 8 dişi) çalışan hobi kedi yetiştiricileri kedi nüfusunu kontrol altına almaktadır ve ticari amaçla hayvan satışı gerçekleştiren kişilerin ve dükkanların faaliyetlerini, evlerde çocuklarına veya kendilerine eğlence olsun diye akibetleri belirsiz kedi yavruları dünyaya getirmeyi önlemektedir.
Kedi yetiştiriciliği çok detaylı bir konu ve ben sadece belli başlı özetler sunmak istiyorum Mırrlaşı süresince. Kedi yetiştiriciliği bir kedi cinsinin genetik, sağlık, karekter ve güzellik yönünden özelliklerini koruyup geliştirilmesidir. Geliştirmenin efektif bir şekilde gerçekleşmesi ise ortam, zaman ve masraf ile alakalı olmaktadır. Ahlak yönünden ise kedi yetiştiricisi hayat verdiği her yavru ve yavru'nun tüm yavrularından kendini sorumlu hissetmektedir çünkü o yavru ve yavrular dünyaya yetiştiricileri nedeniyle merhaba demişlerdir. Dolayısıyla yetiştirici, yavrularını ancak güvendiği ve temelli (!) ailelere yerleştirmek istemektedir. Yavrulama dönemlerinde gerçek kedi yetiştiricilerini genelde iş yerinden yıllık izinlerini almış olarak yavrularının yanında, veteriner kliniklerinde veya temizlik yaparken görürsünüz. Yavruların gelişmeleri takip edilmeli, günde iki kere tartılmalı, beslenme sonrası aldığı besinin çıkarılması için stimule edilmeli ve sosyalleştirilmeli. Kedi annesi görevini yapamıyorsa annenin görevini yetiştirici anne üstlenmelidir. Yetiştiriciler tatil gezintilerinden, mavi yolculuklardan, partilerden, gece kulüplerden veya eğlencelerden pek bahsetmezler çünkü özel hayatları kalmamaktadır.
Masraf yönünden ayrıca hazır bulunmak gerekmektedir. Yavrular ailelere yerleştirildikten sonra tablo aşağı yukarı şöyle gözükmektedir.
|
1. Yavru'nun satışı - bir doğumluk (12 -14 haftalık gibi bir süre) kedi maması masrafını kaplamaktadır 2. Yavru'nun satışı - bir doğumluk veteriner masraflarını kaplamaktadır- tabii ki komplikesiz bir doğum sözkonusu ise 3. Yavru'nun satışı - bir doğumluk reklam, kayıt ve kağıt işlemlerini kapsamaktadır 4. Yavru'nun satışı - 1 doğumluk kısırlaştırma ve diğer beklenmedik masrafları karşılamaları kapsamaktadır 5. Yavru'nun satışı- Yine kedilere harcanmaktadır yıl boyunca 6. Yavru'nun satışı- Yine kedilere harcanmaktadır yıl boyunca Yetiştiricilere göre Ragdoll dişileri bir doğumda ortalama 3-4 yavru doğurmaktadır. Siyam/Oryantal annelerinin yavru sayısı ortalama 7-8'i bulabilmektedir.
Cins kedi yetiştiricisi yetiştireceği kedilerin soy ağaçlarını dikkatlice inceler ve soy ağacında kayıtlı bulunan tüm yetiştiricilerinden kedilerin sağlık ve karekterleri hakkında bilgi almak ister. İncelenen ve kullanılan soy ağaçların belli başlı kurumlarda kayıtlı olması gerekmektedir. En büyük kuruluşlar arasında ABD'de The International Cat Association, TICA (www.tica.org) ve Avrupa'da Federation Internationale Feline, FIFe (www.fifeweb.org) olmaktadır. Seçilen damızlıkların soy ağaçları ve kendileri de show kalite olmak zorundadır ki cins üzerine geliştirme yapılabilsin. Bir kedinin sadece safkan bir cins olması yetiştirilmesi için yetmemektedir.
Cins kedi yetiştiricisi, yetiştirdiği bazı show kedilerini belli başlı ve uluslararası Cat Show'lara çıkarması sözkonusudur. Böylelikle yetiştirilen cinsin kedi uzmanları tarafından belirlenen standartlara ne kadar uygunlukta yetiştirdiğini anlama fırsatını bulacaktır. Bazı hırslı yetiştiriciler için zaman zaman bu kedi show'ları birer yarış pisti oluşabilmektedir malesef. Bazı kediler show'a çıkmaktan adeta gurur duymaktadır ama çoğu evde koltuğunda yayılıp uyumayı tercih etmektedir. Sadece show'a çıkacak kadar sosyal kediler show'a götürülmeli kanımca.
Kedi "çiftlikleri" genelde ev ortamında olmaktadır. Önemli olan erkek kediyi (stud) belli bir yaşa geldikten sonra dişilerden ayırmak ki istenmeyen ve yakın akraba çiftleşmeleri olmasın. Benim evimde şu an erkek ve kız kardeş çifti var. Erkeği annemlerin evine göndermeyi planlıyorum çünkü bu tür kazaların oluşmasına izin vermek istemiyorum. Erkek kedi genelde senede 4-5 kez çiftleşmek ister. Dolayısıyla "çiftlikte" genelde 1 erkek kediye en az 3 dişi (queen) bulunmaktadır. Bir dişi ise 2 senede 3 defa doğum yapmak hakkına sahip olmaktadır. Daha fazla doğum ve bebek bakımı dişinin sağlığına fazlasıyla zararlıdır. Biz TICA'ya kayıtlı olup, Almanya, Finlandiya ve tüm Amerikan Ragdoll kuruluşlarında üye yetiştiriciyiz. Bu kuruluşların önerdiği kuralları benimsemiş, onaylamış ve imzalamış durumundayız.
Her cins kedi veya cins olmayan kedi yetiştirilebilir elbette ki ancak bu dönemler doğal olarak tekir kedi fazlalığı varken tekir kedi çiftliği kurmanın fazla bir anlamı ve yararı olmaz. Bizim yavrularımız doğmadığı halde şimdiden müstakbel sahipleri belli. Olay planlı ve programlı gelişmeli. Yerleştirilemeyen yavrular da yine bizim evde kalacak. Bizden yavru almış olan aileler de bakamadıkları yavruları bize tekrar teslim edecekler. Söylediğim gibi hayat verdiğim canlının akibetinden herkesten önce yine ben sorumluyum.
Kedi ve kedi genetiği konusunda belli başlı bir cinsi siz de yaratıp yaşatabilirsiniz aslında. Cins kedi hakkında özet bir bilgi daha. Bazı kuruluşlar cins kedileri 4 gruba ayırmış durumundalar.
1. Doğal kedi cinsleri doğada her zaman var olan kedi cinsleridir. Örneğin Türk Van, İran, Siyam, Maine Coon gibi türler 2. Hibrid kedi cinsleri Farklı cinslerin birleşimi sonucu - çoğu kazara- meydana gelen kedi cinsleri. Örneğin Ocicat, Oryantal, Balinese gibi türler. 3. Yaratılmış veya yerleşik kedi cinsleri (Established) Belli başlı kedi özelliklerinin tesbit edilip, korunmaya alınıp geliştirilmesi (tam yetiştiricilik gerektiren yeteneklerin ürünüdür bu tür kediler) sonucu Ragdoll, Bengal, Bombay gibi türlerdir. Ragdoll'un ataları meçhul iken Bengal kedisinin atası Asya Leoparıdır. Burada atalar sözkonusu olmayıp insan yapımı bir cinsin tesbiti sözkonusu olmaktadır. 4. Mutasyon sonucu oluşmuş kedi cinsleri Örneğin kel görünümlü Sfynx kedisi, kuyruksuz Manx kedisi veya kıvırcık tüylü LaPerm gibi türler. Bu bahsettiğim 3 örnek kedi cinsinin hepsi doğal mutasyon sonucu (yani kazara) meydana gelmiş ve sahipleri tarafından yetiştirilmeye alınmıştır.
Ben yerleşik kedi cinsini benimsemiş durumundayım çünkü o kediler Allah vergisi doğal güzellikleriyle birlikte onları çok seven insanların yine Allah vergisi olan yetenekleri sayesinde bugünkü mükemmeliyetlerine ulaşmışlardır.
|
Kimler yetiştirici olabilir, yetiştirici olmak için belli şartları var mıdır? Çok mırrladım galiba. Daha da özetlemeye çalışacağım konuları. Yetiştirici olmak için öncelikle hayvanları çok sevmeniz gerekmektedir çünkü hem zamanınız hem de özel hayatınız açısından sizi büyük fedakarlıklar beklemektedir. Finansal açıdan müsait olmanız da şarttır. İlk önce yetiştireceğiniz kedileri araştırıp bulacaksanız. Sonra o kedilere bakacaksınız ve nitekim yetiştireceksiniz. Bütün bunlar bir stüdyo dairesinde olamaz elbetteki. Evinizin güzel ve geniş bir odasını en azından erkek(ler) için ayırmanız gerekebilir size yardımcı olacak başka bir kişi yok ise. Bunun haricinde yerleştiremediğiniz yavrular da olabilir. Onlar da sizde kalacak ve bakılmayı bekleyecektir.
Belli başlı kuruluşların sizi bir yetiştirici olarak kabul etmeleri için kendi erkek damızlığınız olmalı. Yani sadece bir dişiniz olup ona dışardan - soy ağaçlı da olsa- eş aramanız sizi bir kayıtlı yetiştirici yapmamaktadır. Sağlık kontrolü açısından kedinizi evinizin dışındakı bir kedi ile çiftleştirmeniz hem kediniz hem de diğer kedi için büyük riskler taşımaktadır. Seçtiğiniz erkek kedinizin yanında bir de en az üc dişi bulunmalı. Bu 4 no'lu damızlık sayısı minimum bir başlangıç olacaktır kedi yetiştiriciliği için. Diğer detaylara ilk sorunun yanıtında değindim.
Yurtdışında kedi yetiştiriciliği ne zamandan beri yapılıyor ve Türkiye ile bir kıyaslama yapabilir misiniz? Bu sorunun cevabı kolay! Kedi yetiştiriciliği dünyada 1871 tarihinden beri İngiltere'de başlamak üzere yapılmaktadır ve dünyada bugün herhalde kayıtlı 10,000 rakamının çok üstünde değişik cins kedi yetiştiricisi vardır. Ragdoll kedisi yetiştirici sayısının 500'ün üzerinde olduğunu biliyorum. Yaptığım araştırmalara göre Türkiye'de ilk yetiştiricilik- çoğaltıcılık demek istemiyorum- 2002'den itibaren bizler tarafından yapılmaya başladı. Gönül ister ki Türkiye'de de bilinçli ve lisanslı kedi yetiştiricileri olsun ve çoğalsın.
Kedi yetiştiriciliği ile köpek ya da başka bir hayvan yetistiriciliği arasında farklar var mıdır? Benzerlikleri olduğu gibi, farklılıkları da vardır. Sanırım hayvanın ebatları büyüdükçe bakım masrafları da artmaktadır. Motivasyon, disiplin ve zaman ayırma yönünden ise aynı derecede yatırımlar ve fedakarlıklar gerektirdiğini varsaymaktayım. Ben apartman bahçelerindeki köpeklere bakarım düzenli ve düzensiz olarak. Bu köpekler sokakta yaşadıkları halde, en indirimlisinden mama ile beslendikleri ve ona göre indirimli veteriner servisi aldıkları halde epey beklenmedik masraf oluşturabiliyorlar. Cins köpek yetiştirmenin masraflar yönünden kedi yetiştiriciliğine haliyle ağır basacağını düşünüyorum. Batı Avrupa'daki bazı köpek yetiştiricileri Doğu ve Güney Avrupa bölgelerine yerleşmektedir çünkü o bölgelerde aynı servis ve gereklilikleri daha uygun rakamlarla elde edebiliyorlar. Kedi yetiştiriciliğin bir de sabah akşam kedi gezdirmek gibi zorunlulukları olmuyor çok şükür. Bizim tüm dünyamız kendi evimiz.
Cins kedi alanlar kedinin gerçekten cins/safkan olduğunu nasıl anlayabilirler? Bu önemli soruyu sorduğun için çok teşekkürler! En az 4 generasyonlu ve kayıtlı (TICA, FIFe, CFA vb) bir soy ağacı olmayan kedinin cins olup olmadığını kesin olarak ancak bilmem kaç yıllık tecrübeli, kayıtlı ve yetkili bir kedi hakimi belirleyebilir. Uzmanlar, yetiştiriciler, kedi severler tahmin edebilir ama karar vermek yetkisine sahip değildir. Dolayısıyla birinin veya birilerinin seceresiz bir kediyi yüksek bir emek ücreti bekleyerek satması yanlıştır.
Cins kedi almak isteyen bir meraklı "yetiştiriciden" kedinin en az 4 generasyonlu, kayıtlı ve damgalı soy ağacını istemeli. Yetiştirici bunu sağlayamıyorsa büyük ihtimal ya kedi cins değildir veyahut da kırma türü cins benzeri bir kedidir. Yurt dışında soy ağacı olmayan kedilerin satış fiyatı maksimum 200 Euro civarındadır. Yetiştiriciden daha detaylı açıklamalar da bekleyebilirsiniz ancak her yetiştiricinin fiyat ve satış sözleşmeleri farklı olabiliyor.
Cins kedi yetiştirmenin veya satın almanın sokak hayvanlarını etkilediğini düşünüyor musunuz? Uzun vadede sokak hayvanlarını olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyorum. İlk sorunun cevabında bunun açıklamasını yapmıştım. Söylediğim gibi ben Türkiye'de başka bir cins kedi yetiştiricisi ile henüz tanışmadım. Şansımız iyi gider ve sağlıklı doğmuş ve büyümüş yavrularımız olur ise çoğunu kısırlaştırılmış olarak yurt dışındaki meraklı ve evcil hayvan konusunda kendilerini kanıtlamış olan ailelere yerleştireceğiz. Yetiştireceğim kedileri özenle seçtiğim için ve kendimi konuma adamış olarak, kedi konusunda her türlü faaliyetlere katıldığımdan şimdiden rezervasyon talepleri alıyorum yurt dışından. Senede ortalama 12 yavrumuz olacak diye varsayıyoruz ve kısırlaştırılmadan evden ayrılmayacaklar. Sokak hayvanlarını bu kısa vadede bile olumsuz etkilemeyecektir. Sanırım bazıları, yetiştiricileri "cins" kedi ve köpekleri çuvallar içinde pazara sürükleyip her sene 1,000'i bulan "mal" satan bazı tüccarlar ile karıştırıyor.
|
Birçok hayvansever, sokak hayvanlarına para harcamak ve onları "kurtarmak" yerine, cins kedilere yüksek ücret ödenerek satın alınmasına karşı çıkıyor. Siz de hayvan seven biri olarak cins kedi/köpeklerin yüksek fiyatlarla satılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Belirtilen cins kedi ücretleri standart olup yetiştiricinin emek karşılığı olmaktadır. Kedilerin şeker dağıtır gibi elden ele gitmesine karşıyım. Nasıl olsa bedava diye alıp ancak hevesi geçene kadar, hamile olana kadar, taşınana kadar, evlenene kadar, annesi kızana kadar, allerjisi başlayana kadar, astımı tutana kadar vs vs hayvanı barındıran sahipler de istemiyorum katiyyen. Bu iş karlı olsaydı bile ben kedilerin ücretsiz bir şekilde sahiplendirilmesine karşı olurdum. Ben zaten sahiplendirmek konusunda hassas düşünüyorum. Bir ev veya sokak hayvanı için en acı olay, geldiği yuvadan tekrar sokağa dönmesi ya da bilinçsiz bir evde çürüyüp ölmesi. Dolayısıyla ben ne olursa olsun bir yuvası olsun diye hiçbir hayvanı- şu an cins kedilerimden bahsetmiyorum- rastgele birine vermek istemem. Kendi dünyaya getirdiklerimi ise asla vermem. Kedi, köpek isteyen birisi veya bir aile bunu gerçekleştirmeden evvel planlamasını yapmalı ve bu planlamaya bütçe çalışması da dahil olmalıdır. Olay sadece ücret vermekle bitmiyor ki. Hayvanın dolar bazında her türlü masrafı oluşacaktır ve ücretsiz hayvan arayan kişi bu tür masraflardan kaçmak için de başka bahaneler bulacaktır. Bunun haricinde illaki ücretsiz olacaksa ve kişi ömür boyu seveceği herhangi güzel bir kedi istiyorsa sokaklarımız daha halen sahipsiz kedi yavrularıyla dolup taşmaktadır. Ancak o kedi yavrusuna 1 yaşına gelene kadar bakacaksa sadece o yavrunun sokakta yaşamasını tercih ederim yine de. Türkiye'deki sokak hayvanları sorunun çözümü çok daha başka kaynaklarda yatmaktadır ve bu kaynaklar ve engellerden bahsedersem konumuzun dışına çıkmış olurum. Belki başka bir sefere? Yetiştiricilik konusuna değinmek isteyen Kedigen'e çok teşekkür ediyorum!
31.12.2002
|