Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Evinde, bahçesinde, sokağında 40 kedili Ayşe Öztek

Ayşe Öztek, yıllardır evinde, bahçesinde ve sokağındaki kedilere ev sahipliği yapan bir kedikolik. Kendisi, benim ilk kedim Çakır'ın yaşamımıza girmesinin nedenidir. Bir gece babamı içkiyle tavlayarak Çakır'ı kucağına vermiş ve evimizdeki kedi sirkülasyonunu faal olarak başlatmıştır. Ayşe Teyze, Moda'da bahçeli evinde ailesi ve kedileriyle birlikte yaşıyor. Ben de bir kedisever olarak onunla sohbet ettim. Tabi ki kediler üzerine...



Bu kedi aşkı nereden geliyor?
Çoçuklar Çise'yi ilk bulduklarında kara kuru minik bir köpek yavrusuydu. Eşim Samim, o zamanlar hayvanlardan hem korkardı hem de hoşlanmazdı. İş gezisinden yeni gelmişti ve birkaç kadeh içkiden sonra çocuklar onu tavlamayı başardılar. Sabah olunca Samim, nerden çıktı bu köpek dedi ama çocuklara ayıp olur diye fazla ses çıkarmadı. Çise 1 yaşına gelene kadar arada bir ya köpek gider ya ben dediyse de kimse ciddiye almayınca konu kapandı. Çise gitgide Samim'i tavlamaya başladı ve kısa süre içinde Samim'in büyük aşkı oldu. O sıralarda buradaki kanalizasyonları onarıyorlardı ve her yeri kazdıkları için evi fare bastı. 2 yıl ilaçlı mücadeleden netice alınamayınca eve kedi almaya karar verdik. Ama Çise kedilerden hoşlanmıyordu ve evin bir ferdi olduğu için onu da ikna etmeye çalıştım. Çise her söyleneni anlardı. Hıbır geldikten sonra gerçekten fareler azalmaya ve yok olmaya başladı ama evdeki kedi sayısı da artmaya başladı. Bir kedi, iki kedi oldu, iki üç oldu.. derken ipin ucunu kaçırdık...

Çise ne yaptı peki?
Çise, kedilerden hoşlanmazdı ama evdeki kedilere hiç sataşmadı. 10 yaşında hastalanana kadar hepsiyle iyi geçindi.
Şu anda evde kaç kedi var?
Evin içinde yavrularla birlikte 10 tane. Ama sokakta ve bahçede beslediklerimiz 40 'ı aşar.
Nasılsa burada iyi bakılır diyerek hiç kapınızın önüne kedi bırakan oluyor mu?
Kapının önüne kimse kedi bırakmadı ama annesini kaybetmiş yavrular, öksüz kalanlar içgüdüsel olarak kendileri benim kapıma geliyor. Yavrulara kıyamıyorum eve alıyorum. Büyük dişileri de kısırlaştırıp bahçeye alıyorum.
Kedilerin sağlık durumlarıyla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Yıllardır birçok kediye baktığım için artık basit işlemleri kendim halledebiliyorum. Kısırlaştırma ve ameliyatları veteriner Ali Bey yapıyor. Ali Bey'in şöyle ilginç bir yanı var, ameliyatlardan sonra evden getirdiğiniz bir patiska ile, kediye bir entari örüyor. Bu entari sayesinde kedi ameliyat sonrası dikişleriyle oynayamıyor. Onu çıkarmayı başardığında ise zaten 1 hafta geçmiş oluyor. Ben bir kedimi, dikişlerini parçaladığı ve mikrop kaptığı için kaybettim.

Peki ya beslenmeleri?
Evde kazanla yemek pişiyor. Hazır mamayla bu kadar kediyi besleyemeyeceğimize göre, ciğer, tavuk boynu, kuru ekmek, makarna, her türlü sebze artığından oluşan kazanlar dolusu yemek pişiriyorum. Ama yavrular ve bazı nazlılara kuru mama da veriyorum. Bazen ayrıca yavrulara çift ikram yapılıyor.
Hiç çevreden komşulardan, diğer kedi severlerden yardım alıyor musunuz?
Komşular ve tanıdıklar evlerindeki eski gazeteleri, atılacak üzere olan plastik kapları, yemek artığı, sebze kabuğu gibi yardımlarda bulunuyorlar. Onun dışında bir yardım almıyoruz. Karı koca tüm servetimizi kedilere yatırdık. Buzdolabının üst rafı tamamen kedi maması stoku.
Bu kadar çok kediye bakmanın nasıl bir masrafı var?
Karı koca tüm emekli maaşımız ve servetimiz sadece kedilere gidiyor. Koltuk kılıfları her hafta yıkandığı için lime lime oldu, duvarlarda hep kirli pati izleri var. Mama dışında bunlar da masraftan sayılırsa... Hayat pahalılaştıkça ben kendimden bir şeyden kısıyorum, Samim bir şeylerden vazgeçiyor ama kedilerden vazgeçemiyoruz.

Bu kadar çok kediyle yaşayınca ilginç durumlarla karşılaşıyorsunuzdur?
Kedilerle yaşamak zaten apayrı bir duygu. Çocuk gibiler. Hemen anlatabileceğim birkaç olay hatırlıyorum. Bir gün bahçede çay içerken kedinin biri, kapkara bir yavruyu getirdi önümüze koydu, baktı ve gitti. Benim kara kedilere hele de yavru kara kedilere zaafım var. Hemen içeri aldım. Bunun tek kediyle bitmeyeceği kesindi ve birkaç dakika sonra ikinci kara yavruyu getirdi. ardından 4 yavru daha geldi. Anne kedi, iyi bakılacağını bildiği güvenli yere getiriyor yavrularını.
İkinci olay daha da ilginç; bir gece geç vakitte çöp çıkarmak için kapıyı açtığımda paspasın üzerinde bembeyaz, şirin bir yavru buldum. "Sen nerden çıktın"derken, hemen annesi geldi. Yavruya kıyamayıp bir kutunun içine koydum. Anne de geldi kutunun içine ve bahçeye aldım onları. Sabah bir yerden mavmav sesler geliyor. Kutuya baktım yavru sağlam yerinde duruyor. sesler duvarın arkasından geliyordu. biraz sonra anne kedi ağzında bir başka yavruyla geldi. ikinci yavru çirkin ve sıskaydı. anladım ki, bu evde yavruların besleneceğinden emin, beni tavlamak için önce güzel ve sağlıklı yavruyu getirdi. Emin olunca da çirkin ve sıskayı taşıdı. Bu kadar kedici olmanın sadece bir tek dezavantajı var. İnsanın sosyal hayatı kesiliyor. Hep ister istemez kedi sohbeti yapılıyor, çocuk gibi. Kedim oynadı, yürümeye başladı, pati attı... ve çok kedi sevenler eve gelebiliyor.

Sizin kocaman, güzel bir bahçeniz var. Apartmanda bu kadar kediye bakmak imkansız olurdu herhalde?
Apartmanda çok zor. Herkes sevmeyebilir, rahatsız olabilir. Bazı kediciler mantıksız oluyor. Sokak kedilerini beslerken, özellikle apartmanda, kaplar içinde verilen yemekler dağılıyor, boşalan kaplar rüzgarda uçuşuyor. Herkes kedi sevmez, ben geceleri şikayet gelmesin diye, sokağı baştan aşağı yürüyüp, boş kapları topluyorum. Maalesef, apartmanda tek bir kişi bile bundan rahatsız olup şikayet etse, belediye devreye giriyor, topluyor hayvanları atıyor bir yere. Onun için şikayet getirmemeye çalışmak lazım.
Peki son olarak, kedilerin tırnaklarının söktürülmesine ne diyorsunuz?
Kedi sahibi olan insan bazı şeyleri göze almalı. İnsan çocuğunu yaramazlık yapıyor diye elini kolunu bağlar mı? Kedi bir süs eşyası, biblo değil ki. Kedinin tırnaklarını söktürmek, bir insanı çırılçıplak sokağa bırakmak gibi bir şey. Tüm savunmasını elinden alıyorsunuz. Cinayetle eşdeğer bir şey bu.

15.08.2002

    Yorum Yaz
Sayfa başına dönmek için tıklayın
  Ceeda - Hayriye Sayar Z...
  caktu - Hazal Düzel'in ...
  butterflykisses - Fisun...
  butterflykisses - Deniz...
  deyan - Siyam Kedisi
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.