Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Köşegen'e Bir Veteriner Hekim: Hakan Boyar

Köşegen yazarlarımız arasına bir veteriner hekim de katıldı. Doğduğundan beri kedilerle içiçe yaşayan vet. hekim Hakan Boyar, kendi deyimiyle bir 'kedi delisi'.
Aynı zamanda bir mama firmasında ürün müdürü olan Hakan Bey, İzmir Pet&Flora fuarının danışmanı. Vet. hekim Hakan Boyar, bundan böyle Köşegen'de kedi bakımı konusunda 
bilgi ve deneyimlerini yazacak.

Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?

Kedigen ailesine katılmaktan onur ve gurur duyduğumu belirterek kendimi tanıtayım. İstanbul doğumlu, İzmir Bergamalı, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunuyum.

Kediler hayatınıza ne zaman ve nasıl girdi?
Anne tarafından kediciyim. 1967 yılında yani ben 2 yaşımdayken baba evimize ilk kedimiz alınmış. Boncuk ile ilgili gözümde canlanan, belleğimde kalan anılar 4.yaşımı sürdüğüm yıllara ait. Ta o zamanlar onun mamasını, suyunu vermekle başlamış kedi hizmetkârlığım. Babamın o yıllarda kedilerle arası çok iyi olmasa da annemin ve benim sevgimize saygı duyması yüzünden evimizde pek problem olmadı. 1970’de kız kardeşimin de aramıza katılması ile 5 kişilik bir aile olmuştuk. Babamın görevi nedeniyle İstanbul, Amasya, Kırıkkale, Elmadağ ve Ankara dolaşımımızda evimizde kedi hiç eksik olmadı.

Veteriner hekim olmaya nasıl karar verdiniz?
Bahçeli lojmanlarlarda oturduğumuz yıllarda köpeklerimiz de oldu, çok sayıda kedilerimiz de. O yıllarda herkes kedisini evde hazırladığı yemekler, yemek artıkları ile besliyordu. Tabii biz de. 9-10 yaşlarındaydım kedim, zor nefes alıyor, boğulurcasına öksürüyor, kan tükürüyordu. Annem Paspas'ı al, doğru veteriner hekime götür dedi. Gerekli muayene yapıldı, enjeksiyon yolu antibiyotik tedavisine başlandı, konan tanı üst solunum yolu enfeksiyonu idi. 2.3.4. gün okul sonrası Paspas'ı aldığım gibi doğru kliniğe götürüyordum ancak kedimde hiçbir iyileşme emaresi görülmediği gibi daha da kötüye gidiyor, hiçbir şey yemiyor, içmiyordu. Evde herkes ağlamaklı, üzgündü, babam bile. Annem zamanı gelmiş olabilir kendini hazırla dedi. Sonra yılların deneyimli kedicisi annem çabuk cımbızı ve babanın el fenerini getir dedi. Paspas'ın ağzını açtım, ışığı tuttum. O da ne! Parlayan beyaz renkte bir cisim, annem cımbız ile çekti aldı. Balık kılçığı saplanıp kalmıştı boğazına zavallı kediciğin. Kedimiz rahatladı, 1 saat sonra günlerden beri ilk kez kendi kendine su içti. O zaman karar verdim veteriner hekim olmaya.

O yıllarda küçük evcillere yönelik hekimlik bugünkü gibi gelişmemişti. O zamanlar veteriner amca diye hitap ettiğim, şimdi karşılaştığımızda ağabey dediğim meslektaşıma olayı hatırlattığımda mesleğimize dair her şeyin salt bilgi değil biraz da deneyim olduğunu söylüyor. Sözlerinde haklı da, hani derler ya “yarım imam dinden, yarım doktor candan eder “ diye.

Klinisyenlik yapıyor musunuz?
1987 yılında geçirdiğim trafik kazası cerrahi becerimi ve sol gözümün görüşünün %50'sini benden aldı. Hayatımı sürdürebilmek için uzun yıllar kanatlı sağlığı konusunda çalıştım. Daha sonra İzmir'de Bizim Pet Shop, Evcil isimli mekanlarımı işlettim. Klinisyen olmamama karşın iç ve dış hastalıkları ile ilgili rahatsızlıkları olan 1000’lerce sokak kedisini ücret almaksızın tedavi ettim (Bu konuda vakıf ve derneklerin verdikleri teşekkür, takdir belgeleri çalışma odamın duvarında asılı duruyor. Takdir edilmek hoş bir duygu )

Sokak hayvanlarını sahiplendirmek için kampanya...
2001 – 2002 yılında "Her eve bir kedi lâzım" kampanyası düzenledim. 63 yavru, 4 yetişkin kediyi 'ev'lendirdim. Bu arada tam durumuma uygun bir deyimle sermayeyi kediye yükledim, iş yerimi kapattım. Kedi ve köpeklerin tam ve dengeli beslenmelerine yönelik; AAFCO.Standartlarında, ISO 9001-9002 Kalite Güvenceli ürünlerin (LaCat ve LoveDog ) ithalatçısı olan Global Gıda şirketinde ürün Müdürü olarak işe başladım ve bu görevimi sürdürmekteyim.

Kediciliği annemin aşıladığını söylemiştim babama haksızlık etmek istemem, 40’ından sonra öyle bir kedici oldu ki anlatamam. Ankaradaki evlerinde 5 kedi olmasına karşın gözdesi oğluşu Pamuk. Tabi hepsini ayrı bir yeri var ama Pamuk'unki bir başka (9 yaşında).

Geçen sene kaybettiğimiz kızışı Cadoş ile iletişimini görmeliydiniz. Koca adam yere uzanır, 'Cadoş kızım yanak ver' derdi, Cadoş utanmadan yanak verir ve öpülürdü. Sevgi sen nelere kadirsin.

Hakan Bey'in babası ve Pamuk

Biyoloji doktoru olan kız kardeşim, öğretmen olan eşim, 8.sınıf öğrencisi olan kızım kısaca maa-aile kediciyiz. Doğa severliğimiz evdeki kedilerle sınırlı kalmaz. Sokaktaki kedi ve köpekler imkanlarımız ölçüsünde doyurulur, suları verilir hasta iseler tedavi edilirler.

Hayvanlar dışında ilgi alanlarınız nelerdir?
Ağaç sevgime değinmeden geçemeyeceğim. İlk ve orta öğrenim dönemimde izciydim. Bu dönemde 1000’i aşkın sayıda fidan diktim. Fakültedeki yıllarım ve sonrasında da eskisi kadar sık olmasa da fidan dikmeye devam ettim. İzmir'de Hayvanları Koruma Vakfının eski başkanı Altan Hanım'ın da 90 yaşından sonra bir 4 Ekim gününde yaşamının ilk fidanını da gözleri yaşararak dikmesini sağladım. 

Evcil hayvanlara yönelik başka neler yaptınız? 
Hayvanları Koruma Vakfı yararına Global Gıdanın sponsorluğunda kedi ve köpek yarışmaları düzenledim. Ege TV ‘de 1997 –2000 yılları arasında “Pet Show “ isimli programın fikir babası ve danışmanıydım. Gazete Ege‘de 9 ay süreyle “Evcil Dostlarımız“ isimli köşemde yazılar yazdım. İzmir'de bu yıl 7.si düzenlenecek Pet&Flora fuarlarının da fikir babası, danışmanıyım. Halen İstanbul mahreçli “Hayvancılıkta Performans“ isimli aylık gazetenin İzmir temsilcisi ve yazarıyım.

Geçtiğimiz temmuz ayından beri daha çok kedi ve köpek dostuna ulaşabilmek amacıyla evcillere yönelik web portallarına yazılar yazıyorum. Yazılarım daha çok yazı sahiplerinden izin alabildiğim kadarı ile çeviri tarzında. Başkalarının emeğine saygım, telif hakları yüzünden yazarların iznini alıyorum. Amerika'yı yeniden keşfetmemek adına neti tarıyor, ya da abonesi olduğum Cat Fancy, Focus gibi uluslararası dergilerin yazarları saygın bilim insanlarının yazdığı makaleleri ülkemizde üzerinde hiç yazılmadı ise çeviriyor, gerekirse kendi deneyimlerimi de ekleyerek portallara gönderiyorum. Sağ olsunlar “Köpeklerde yalama hastalığı, kefir ve yoğurt, kedilerde davranış bozukluğuna bağlı (Psikolojik) tüy dökümü” isimli yazılarımı yayınladılar. Sırada “Mırmır'daki Mucize“ isimli yazım var. Bundan sonra yazarları arasına katılmaktan büyük onur duyduğum “Kedigen“de olacağım. Her ay kedi ruhlu, kova burcunda doğan bir kedi delisinin yazılarını okuyacaksınız.

Köşenizde ne tarz yazılar yazacaksınız?
Yazılarım ağırlıkla didaktik olacak; belki okurken sıkılabilirsiniz, olabildiğince latince ve ingilizce sözcük kullanmamaya çalışacağım. Bu arada anlaşılmayan bir şey olursa lütfen bildirin.

Belirtmeden geçemeyeceğim bir konu da, ezbere hekimlik olmaz, telefon ya da e-posta ile kedi sağaltılamaz. Kedinizi keyifsiz gördüğünüzde lütfen geç kalmadan hekiminize götürün.

Sevdiğim laflar:
. Bilginiz karşınızdaki kişinin sizi anlayabildiği kadardır.
. Fazla tevazu göstermeyin karşınızdaki sizi sahiden alçak sanabilir.
. Kedilerde kadınlar gibidir. Sevilip, okşandığında, ilgilenildiğinde munisleşir aksi halde agresifleşir.
. Dünyada kedilere karşı davranışınız cennetteki yerinizi belirler.
. Bilgi de sevgi gibi paylaşıldıkça büyür.
. Danışan dağdan aşar, danışmayan düz yolda şaşar.

Dostça, sevgiyle, kediyle kalın.

20.09.2004

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (8 adet)

 

Yazan: bremens

Tarih: 03 Ocak 2005

Saat: 12:23

degerli meslektasim. e-mailini aldim.yazilarini yakindan takip etmekteyim. yeni yilini kutluyor, tüm canlilara salik, mutluluk,basari ve huzur getirmesini diliyorum.


 

Yazan: gülayg

Tarih: 27 Eylül 2004

Saat: 10:09

Hosgeldiniz!! Kedilerim ve la cat hakkındaki mailerime sıkılmadan , önemseyerek yanıtlar veren Hakan beyi sitemizde görmekten çok memnunum. :)


 

Yazan: sukran

Tarih: 25 Eylül 2004

Saat: 13:46

umarım diğerlerine güzel bir örnek olursunuz ve sizin gibi değerli şahsiyetler ailemize (sayfamıza) daha çok ilgi gösterirler.


 

Yazan: Su

Tarih: 25 Eylül 2004

Saat: 03:47

Merhaba Hakan beyi özel hayatındada tanırım onun bu siteye katılmasına çok sevindim inşallah iyi şeylere imzasını atar...Ailesiyle beraber mutluluklar diliyorum...İkizler:)


 

Yazan: Gizel

Tarih: 24 Eylül 2004

Saat: 21:05

Bizler Izmir'de yasayan ve Izmir halkini hayvanlara karsi sevgi ve saygi duymaya davet eden EVCIL HAYVANLARI DESTEKLEME GRUBUYUZ. Gorusup sohbet edebiliriz.
Saygilar. Gizel


 

Yazan: Özgen

Tarih: 24 Eylül 2004

Saat: 20:15

Hoşgeldiniz aramıza,sefalar ve de inşallah bilgiler getirdiniz.


 

Yazan: kediciik

Tarih: 24 Eylül 2004

Saat: 16:22

Kedigene katıldığınıza çok sevindim.Aramıza hoşgeldiniz.
Size birşey danışmak isterim "Danışan dağdan aşar danışmayan düz yolda şaşar " SÖZÜNE İSTİNADEN.


 

Yazan: yirmisekiz

Tarih: 21 Eylül 2004

Saat: 17:15

kendisinin yazilarini merak ve ilgiyle takip ediyorum.basarilarinin devamini dilerim...

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  acelebi - Melike Öner'i...
  luckiya - Pina'ma Mektu...
  luckiya - Narçin Koşder...
  luckiya - Kediler Ölmez...
  maiamelike - Kedigen'in...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.