Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Prof. Dr. Orhan Kural ve Prof. Dr. İsmet Sungurbey

Prof. Dr. Orhan Kural ve Prof. Dr. İsmet Sungurbey, hayvan konusunda Türkiye’nin iki önemli ismi. Dünyanın birçok ülkesini gezen ve anılarını yazan çağdaş Evliya Çelebi Prof. Dr. Orhan Kural'ı çevre ve hayvan sevgisi ile tanıyoruz. Prof. Dr. İsmet Sungurbey ise, ülkemizde hayvan hakları konusundaki mücadeleyi ilk başlatan kişi. Yıllar önce hazırladığı yasa tasarısını 2000 sayfalık “Hayvan Hakları” kitabında toplayan Sungurbey, kediseverlerin de yakından tanıdığı bir isim. Sungurbey, ilerlemiş yaşına rağmen yaz kış demeden her sabah 4’te kalkıyor, 9’a kadar İstanbul’un farklı noktalarındaki yüzlerce kediyi besliyor.

Konuşankedi Elif, Prof. Dr. Orhan Kural ile Yedikule Hayvan Barınağında, ardından Prof. Dr. İsmet Sungurbey ile evinde görüştü.

Orhan Bey,  kedileriniz nasıl hayatınıza girdi?
Ben evli değilim, iki kedimle tek başına yaşıyorum. Çok tanıdık sanatçılar gibi evime iran kedileri almadım. Dışarda bu kadar sahipsiz hayvan varken gösteriş için alanlara da çok karşıyım. Her iki kedim de sokaktan geldi. Pati, 6 yaşında, Şeker ise 7 aylık daha. Şeker’i  Beşiktaş’ta çocukların elinden kurtardım. Küçücük kediyi tekmeliyorlardı.

Pati ve Şeker ile aranız nasıl?
Her kedinin insan gibi ayrı karakteri vardır, biliyorsunuz. Pati, insanlardan uzak durmayı tercih eden bir kedi, kucaktan fazla hoşlanmaz. Akşam eve gelince beni sevgiyle karşılılarlar. Onları çok seviyorum çünkü insanlar gibi yere tükürmüyorlar, iki yüzlülük yapmıyorlar, hislerini direkt gösteriyorlar. Yüz ifadelerimden o gün nasıl olduğumu hemen anlarlar. Kedilerim seyehati sevmez, çoğu kedi gibi. Ben çok sık seyehat ettiğim için kapıkomşum ilgilenir. Kedilerim benim için birer can yoldaşıdır.

Siz hayvan sevgisiyle tanınan bir kişisiniz. Çok bahsi geçen yasa tasarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Açıkçası Hayvanları Koruma Yasa Tasarısı bu haliyle çıksın istemiyorum. Biz toplum olarak ne yazık ki hayvanlara yeterince sahip çıkamadık. Her hayvanın ekolojik bir nedeni vardır. Beğenmediğimiz sivrisineğin bile.
Yasanın bir an önce değil, doğru dürüst çıkması önemli. Bu halinde bazı maddelerde insanların ve belediyelerin kötüye kullanabileceği şartlar var. Osmanlılar zamanında bile güvercinler için vakıf kurulmuş, ama günümüzde doğayı ve hayvanları adım adım yok ediyoruz.

Siz sık sık çevre ve hayvan konulu konferanslar veriyorsunuz. Sizce yeterli mi insanları bilinçlendirmek için?
Neredeyse her gün bir konferans veriyorum. Bugüne kadar 2500 konferans verdim. Hayvan ve doğa sevgisini açıklamaya çalıştım. Ben dolambaçsız konuşurum, olayları olduğu gibi söylerim, bunun için de çok düşmanım vardır. 500 kişiden 3’ü ne demek istediğimi anlasa bu bile bir kazançtır benim için. Hayvan haklarıyla ilgili bazı olumlu işaretler oluyor ama bu yeterli değil. Laf söylemeye gelince herkes var, ama iş yapmaya gelince kimse yerinden kalkmıyor.

Bazı belediyelerin yine hayvan avına çıkmaya başladığı geliyor kulağımıza. Gece geç saatlerce tüfekle kulağı küpeli hayvanların bile vurulduğundan şikayet ediyor bazı hayvanseverler. Sizce nasıl bir yol izlenmeli, hayvan hakları yasamız olmadığı için elimiz kolumuz bağlı mı?
Bana da bu şekilde sayısız telefon geliyor. Hatta bir dönem kendim gece yarıları bu ekipleri takip ediyordum ama nereye kadar. Siz tek kişisiniz onlar bir sürü insan. Hiçbir belediye de bunu kabul etmiyor. Öldürmek çözüm değil, hiçbir zaman da olmadı. Mühim olan kısırlaştırmayla, barınaklarla, sahiplendirme ile sayıyı azaltmak. Bu insanlar o sevgiyi anlamıyorlar, bilmiyorlar.

Sayın İsmet Sungurbey, siz Türkiye’de ilk kez hayvan hakları mücadelesini başlatan kişisiniz. 2000 sayfalık “Hayvan Hakları” adlı kitabınızda hem hazırladığınız tasarıyı hem de diğer Avrupa ülkelerinde uygulanan hayvan haklarına ilişkin maddelere yer verdiniz. Sizce hayvan sevgisi ülkemizde ne noktada?
Hürrüyet Gazetesinde birkaç gün önce İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu’nun bir genelgesi yayınlandı. Genelgede, hayvan katliamının durdurulması, belediyelerin barınak inşa etmeye zorunlu olmaları gerektiği, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması gerektiği gibi maddeleri vardı. Ayrıca hayvanları koruma kanun tasarısı da kabul edilme sürecine girdi dendi. Bu, 25 yıl öce Cumhuriyet gazteesinde ilk kez benim başlattığım mücadelenin bir sonucudur. 

Bu yasa yıllardır meclise geliyor ve son anda geri dönüyor. Şu haliyle çıkmasındansa hiç çıkmasın diyenler de var. Siz ne düşünüyorsunuz?
Ne yapılırsa yapılsın birileri daima sizi eleştirecektir. 25 yıl önce Erdal İnönü’ye hayvan hakları yasa tasarısını önerdiğimde eşi Sevinç Hanım, “Bu bir ilk adımdır, çıkmasında yarar vardır, Erdal” demişti.

Siz kitabınızda kurban kesimi konusuna da yer vermiştiniz. Uzun zamandır bazı politikacılar ve sanatçılar için hayvanlar kurban ediliyor. Deve bile kurbanlık hayvanlar arasına girdi. Siz kurban kesimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yaklaşık 2000 safyalık 2 ciltlik kitabımda politikacılar ya da sanatçı ya da başka birileri için kurban kesilmesinin hep şiddetle kınadım. Bu, putperestlikten kalma bir davranıştır. Gösteriş için kurban kesilmez. Hayvan kesim yerleri mezbahalar için de bazı mevzuatlar getirmiştim. Hayvan keserken, hayvanı hiç ürkütmeden, kan kokusu aldırmadan, tek hamleyle bu iş yapılmalıdır. Bunlara mezbahalarda ne derece uyuluyor bilmiyorum. Ben 25 yıldır et yemiyorum. Ciddi bir sağlık sorunu yaşadım ve doktorum en az haftada bir et yemem gerektiğini söyledi. Şimdi ilaç niyetine haftada bir bir parça tavuk eti yiyorum.

Siz yıllardır sabah güneş doğmadan kalıyor, arabanızda kediler için yemeklerle yola düşüyorsunuz ve yüzlerce kedi hergün sizi bekliyor. Sabah programınızı anlatır mısınız?
Her gece ciğerci, saat 11 gibi dükkanını kapatınca artıkları, ve ciğerleri kedi arabamın arkasına doldurur. Balıkçıdan da balık alırım. Kedilerin bazıları ciğere bakar ama yemez, bilhassa balığı tercih ederler. Onlar için balık alırım. Bir de her ikisini de yemeyenler vardır. onlar için de her gün kaşar alırım. Sabah 4’te kalkar, bir hırsız gibi yola düşerim. Hayvanlar yüzünden saldırı ve tehditlere uğradım. Onun için bir hırsız gibi parmak ucunda kimseye görünmeden hareket ediyorum. Yedikule’den Aksaray’a kadar sur dışında mezarlıklar, parklar ve ara sokaklar olmak üzere 10-15 yerde dolaşırım ve kedileri beslerim. Bunu yaz – kış, hastalık demeden sabah saat 4-9 arası yaparım. Kediler beni tam saatinde beklerler.
Hayatta iki ilkem vardır: mutlu kılmak, mutlu olmak ve her canlının yaşama hakkına saygı göstermektir.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

25.03.2003

  İlgili Başlıklar
Hayvanseverler devlete kızgın
Uzaktan da Sevilir
Sanal Alemden Sıcak Dostluklara
Yedikule Hyv. Barınağı 09/06/03
Doğaya ve Hayvanlara Saygı için Yürüdük...
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (4 adet)

 

Yazan: ure

Tarih: 06 Şubat 2004

Saat: 22:49

ikinize de çok teşekkür ediyorum orhan beyin tekmeleyenlerden kediyi kurtarmasını çok takdir ediyorum.Aynı şekilde ismet beye de teşekkür ediyorum.Çünkü yaptğı çok örnek bir davranış bende istanbuladayım.Altunizadede bende besliyorum kedileri ama hepsini beslemek maddi durumum yetmiyor.Keşke biri burdada yabani kedilerde beslense müthiş olur.


 

Yazan: basakcik

Tarih: 25 Ocak 2004

Saat: 16:28

Sevgili Orhan bey ve Ismet bey,
Sizlere hayvanlar ve insanlik adina binlerce tesekkur. Sizin gibi sagduyulu, yardimsever hayvan dostlarinin sayisinin artmasi dilegiyle.. Keske bir politikacimiz cikip da hayvanlara sahip cikan bir icraat da bulunsa..


 

Yazan: don kişot

Tarih: 13 Nisan 2003

Saat: 13:26

gargamel gibi bende başarılarınızı diliyorum.Özellikle Gina fahri konsolosluğunuzu öğrendikten sonra daha da başarılı olacağınızı biliyorum::))


 

Yazan: gargamel

Tarih: 31 Mart 2003

Saat: 17:04

başarılarınızın devamını dilerim orhan bey. hayvanlar hakkında yapmayı düşündüğünüz bir planınız var mı?

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  kara_çocuk - Gizem Akbu...
  seker_kedicik - Beykoz ...
  SELİN_ - Aycan Fıratlı'...
  bellacullen - Dilara De...
  lowe-cat - Melek Kahram...
Kediler Ölmez, Onlar...
'Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...'   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...


COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.