Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Masal Ressamı Feridun Oral İle Kediler...

Ülkemizden daha çok yurt dışında, resimleri ve illüstrasyonları ile tanınan bir sanatçı Feridun Oral. Capcanlı renklerini ve masalsı desenlerini çocuklara adamış bir sihirbaz. Kendini "Bir çocuk ressamı" ve çocuklara fantaziler üreten bir öykücü olarak tanımlıyor. Oral, resimlediği pek çok çocuk kitabının yanı sıra, 1990 yılında Fransa'da "Au Chat Dormant" mağazası için ipek üzerine yaptığı kedi tasarımları ile gündeme geldi. 1993 yılında UNESCO Noma-Concour yarışmasında Runner`s-Up Ödülünü, 2001 yılında Japonya'da yapılan Avrupalı İllustratorler Bienalinde Onur Ödülünü kazandı. 1997 yılında Sarayın Süslü Kedisi kitabı, Bratislava Biennali'ne seçilerek sergi kataloğuna alındı.

Yurtiçinde ve dışında çocuk kitapları illüstrasyonları ile ilgili çeşitli sergi ve bienallere katılan Oral'ın başlıca eserleri arasında Kirpi ve Kestane, Sarayın Süslü Kedisi, Zip Zap Zup Korkuluğun Kalbi ile Böğürtlen Cini ve Sarı Gaga var. Yalvaç Ural ile birlikte hazırladıkları bir kedinin gözünden dünyayı ve sevgiyi anlatan "Büyüklere Kedi Şiirleri / Mırname" 'den sonra Feridun Oral'ın resimlerdiği 2. masal kitabı Her Güne Bir Masal okuyucuyla buluştu. Adından da anlaşılacağı gibi, 1 Ocaktan 31 Aralık'a kadar her gün için ayrı bir masal anlatılıyor.
Konuşankedi, masal ressamı Feridun Oral ile Kedigen için mırrlaştı.

Yazarlık, ahşap, obje ve ürün tasarımcılığı, illüstrasyon gibi pek çok alanda çalışıyorsunuz, renklerle çok geniş bir alanda oynuyorsunuz. 1990 yılında Fransa'da bir mağaza için ipek üzerine kedi tasarımları yaptınız. Vakıfbank Kemal Sunal Sanat Merkezi'ndeki son serginizde değişik objeleri kullanarak yaptığınız ilginç tasarımlarınızı gördük. Çalışmalarınızda çoğunlukla kuş, balık ve en çok da kediye rastlıyoruz. Neden özellikle kedi?
Bir dönem resim çalışmalarımda kedileri sıklıkla kullanmıştım, hala da zaman zaman kullanıyorum. Kedileri kedi olarak da, resim objesi olarak da çok seviyorum. Fiziksel görünümlerinin ötesinde derinlikleri ve gizem dolu bakışları, duruşları beni etkiliyor. Kediler resim için harika bir model olmakla birlikte, yapıları nedeniyle resimin konusu belirleyici de olabiliyorlar. Bu o kadar net ve kesin olan bir çizgi ki, kedi yerine ne bir köpek ne de başka bir hayvan çizmenize olanak vermiyor. Simetrik yüzleri ve esnek bir anatomiye sahip olmaları, çizerken her şekle rahatlıkla girebilmeleri, eğlendirici ve zevkli oluyor. Sokaktaki her hangi bir kediye “pisi pisi” diye laf attığınızda kafası meşgul değilse mutlak ve mutlak size bakacak ve göz teması kuracaktır. Kedinin gözlerine baktığınızda gözlerindeki ifadeden sizinle nasıl bir iletişim kuracağını anlarsınız..Bu yüzden bir kedi resimi çizerken ilk önce gözlerini çizip renklendiriyorum. Gözler kedinin ve resimin bütününü etkileyeceği için çizeceğim kedinin gözleri ile resimde de bir dialog kurmam gerekiyor.

Perihan Mağden sizin için "çocuk kitapları sihirbazı" diye yazmıstı. Çocuklara yönelik çalışma yapmanıza en büyük etken nedir? Sizin için "büyüklerle" çocukları ayıran nedir?
Çocuklar geleceği hayal ederler. Bu hayal gücü dünyası inanılmaz zenginlikler ve yaratıcılıklarla doludur. Sanıyorum beni bu alanda çalışmaya iten nedenlerin başında hayal gücü ve yaratıcılığın sonsuz seçenekleri olmasıdır. Özellikle okul öncesine yönelik kitaplar yazmak ve resimlemek beni daha çok keyiflendiriyor. Kitaplar yetişkinler için de, çocuklar için de her zaman yaşamsal bir kaynaktır. Ama ben çocukların dünyasında olmayı ve onlarla her gün yepyeni keşiflere çıkmayı seviyorum. Günümüzde yetişkinlerin dünyasına ait ne varsa bunlar çocukların dünyasına da yansır oldu. Çocukların çocuk oldukları adeta unutturulmaya çalışılıyor sanki. İletişim-sizlik ve teknolojik gösteri çağının içinde serseme dönen çocuklar yarının yetişkinleri olarak oldukça zor ve acımasız bir hayatın içine doğru savruluyorlar. Kırsal kesimde yaşayan çocukları bu açıdan daha şanslı görüyorum. Onlar hiç değilse bu teknoloji bombardımanından şehir çocukları kadar etkilenmiyor. Mevyayı dalından yemek ve yeni doğan kuzuları kucaklarına alıp sevebilmek şansına hala sahipler. Şehirdeki çocuklar olanaklar açısından daha şanslı gibi gözükseler de teknoloji denen bu canavar masal kitaplarındaki canavarlardan daha korkunç. Televizyon, eletronik buluşlar çocukların hayal kurma yeteneğini elinden aldığı gibi, kitap okuma alışkanlığı edinememesine ve çocukların ruhsal ve fiziksel açıdan sağlıksız yetişmelerine neden olmaktadır. Ama öyle sanıyorum ki artık geriye dönüş mümkün değil..

Evde ya da sokakta baktığınız kedileriniz var mı? Onlarla ilişkiniz nasıl?
Kedi açısından öyle zengin bir ülkeyiz ki, mecliste, konserde, şehir hatları vapurlarında bile onlara rastlayabiliyoruz. Tiyatroda bile oyun esnasında pervasızca ortaya çıkan kedilere rastlayabilirsiniz. Geçen sene simsiyah bir kedi almıştık, henüz küçüktü ve adını “kömür” koyduk. Ancak zamanla davranışları konusunda veterinere danıştığımızda bize nevrotik yapılı bir kedi olduğunu, muhtemelen biz almadan önceki dönemde bir takım zorbalıklar yaşamış olabileceğinden saldırgan olduğunu ve bunun oturmuş bir kişilik yapısı haline geldiğini anlattı. Kömür'ü ancak derin uykudayken sevebiliyorduk, çünkü uyanıkken sevmemize izin vermiyordu. Uzun süre ellerimiz kollarımız ekose çiziklerle dolaştık. Sonunda tüm çabalarımıza rağmen değişmedi ve biz de aldığımız arkadaşlara geri verdik. Atelyeme sitedeki sokak kedilerinden günü birlik gelenler oluyor ve onlar için daima kuru mama bulunduruyorum. Sokakta ne zaman bir kedi görsem mutlaka laf atıyorum. Bazen de onların sinirlerini bozuyorum."pisi pisi" dediğimde; kedi “bana mı seslendiniz?” gibisinden bakıyor ama benden bir hareket görmeyince yoluna devam ediyor. Tekrar laf atıyorum, bir ,iki, üç derken kedi sonunda “git allahını seversen dalga mı geçiyorsun” dercesine bakıp, kuyruğunu sallayarak gidiyor...

Kedi ailesinden biri olsaydınız nasıl bir kedi olurdunuz?
Tan Oral’ın deyimiyle “başına buyruk, kıçına kuyruk” olsaydım herhalde tekir kedi olurdum, tekir kedileri çok seviyorum. Ya da siyah beyaz lekeli bir kedi...

Yurtdışında bulunmak sizi nasıl ve ne yönden etkiledi; hem sanatçı, hem de bir hayvansever olarak yanıtlayabilir misiniz?
Paris’te bulunduğum dönemlerde şehirin eskiliği ve sanatın merkezi olması beni çok heyecanlandırıyordu. Müzeler, galeriler, kafeler, evler, sokaklar ve kediler... Paris çalışmak, üretmek, yaşamak ve yaratıcılığı geliştirmek için insanı inanılmaz motive eden bir şehir. Başka ülkelerin, başka şehirlerin, başka kültürlerin de sanatçının dünyasında yeni ufuklar açtığını, zenginleştirdiğini, hiç bitmeyen kaynaklar sunduğunu düşünüyorum..

Çocuklarımıza çevre bilinci ve hayvan sevgisi kazandırmak, sanıyorum, Hayvan Hakları Yasasının çıkması ve uygulanmasında en önemli adımlardan biri. Bir sanatçı olarak bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Çevre bilinci ve hayvan sevgisinin çocuklarda doğal olarak var olduğunu düşünüyorum. Bu bilincin ve sevginin kalıcılığını sağlamak için çocuğa eğitim verilmesi ve ebeveynlerin bu konuda örnek olması gerekiyor. Eğer özel bir korku yaşamamışsa hiçbir çocuk hayvanlardan korkmaz, hiçbir hayvan da çocuğa karşı saldırgan yaklaşmaz. Çocuklar hayvanları severken bu eylemi bilinçsizce, merak ve sevgiyle yaparlar. Oysa ki yetişkinler ısırır ya da tırmalar düşüncesi ile tedirgin olup bu doğal iletişime izin vermezler.

Bir arkadaşımın dört yaşındaki oğlu, çay bahçesinde otururken, yanımıza gelen yeni mahsul kediciği karın kısmından kavrayıp kucağına almaya çalışırken “ aaa bunun içinde sert birşeyler var! “ diyerek yere bırakmıştı. O sert şeyler kediciğin kaburgalarıydı.

Hayvan hakları yasasının içeriğinde neler var bilmiyorum. Yasa çıkmış olsa da ne derece uygulanır ya da doğru uygulanır, bundan pek emin değilim. Medyada eskisi gibi sokak hayvanlarına dair katliam haberlerine pek rastlamıyorum ama yaban hayvanlarına yönelik katliam haberleri güncelliğini yitirmiyor. Hayvan hakları yasası kapı kilidi, güvenlik önlemleri gibi bir şey sanki. Hırsızlığı da, katliamı da yapan insanlar. İnsanoğlu teknolojik olarak gelişse de insanlık olarak pek ilerleme kaydedemiyor. Doğadaki en yırtıcı hayvan bile insanın vahşeti karşısında masum kalıyor. Hayvan sevgisinin insanın önce kendisini, sonra hemcinslerini sevmesiyle paralel olarak gelişeceğini düşünüyorum. Öyle hayvansever insanlar görüyorum ki, onlarca kedi köpek beslediği halde sokakta yaşayan çocuklara karşı ilgisiz ve duyarsız hatta zaman zaman acımasız olabiliyor. Aşırı ve tek taraflı hayvan sevgisi de bana çok sağlıklı gelmiyor...

02.12.2002

  İlgili Başlıklar
Feridun Oral Resim Sergisi
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (3 adet)

 

Yazan: midye_tava

Tarih: 22 Haziran 2003

Saat: 18:18

çocuk kitaplarınızdan bzılar bende de var. çok güzeller. çizimler tai:)) keşke çizgi kahramanlar sokakta sergisinde karganız kadar kedilerinizden de yer alsaydı..... selamlar


 

Yazan: erkan mamo

Tarih: 08 Ocak 2003

Saat: 14:06

Feridun Bey'in en son eylul ayında sergisini gezmiştim. Tel karga, ve seramik çanaklar çok hoşuma gitmisti,tebrikler çok güzeldi....


 

Yazan: mırrk

Tarih: 03 Aralık 2002

Saat: 13:22

Feridun Bey'in en son eylul ayında Kemal Sunal Sanat Merkezindeki sergisini gezmiştim. Yumurtaların içinden çıkan balık ve kediler, tel karga, ve seramik çanaklar çok hoşuma gitmisti. :) ellerinize saglık.

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  acelebi - Melike Öner'i...
  luckiya - Pina'ma Mektu...
  luckiya - Narçin Koşder...
  luckiya - Kediler Ölmez...
  maiamelike - Kedigen'in...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.