Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Pınar Altuğ: "Pisicikler Duymasın!!"

Çoğumuz onu, “Çocuklar Duymasın”ın annesi Meltem olarak tanıyoruz. Pınar Altuğ Elçioğlu, bu diziden önce de televizyon ekranlarından aşina olduğumuz isim. 1994 yılında Türkiye güzeli seçilen Pınar Altuğ, 1992-1999 yılları arasında bir yandan mankenlik yaptı, bir yandan da dönem dönem tv programları sundu. Pratik yemek tarifleri sunduğu “Pınar’ın Yemek Zevki” adlı programın başlamasıyla podyumlara veda etti ve televizyon, hayatında daha ön plana çıktı. Tv için çekilen “Kurt kapanı” adlı filmde rol aldıktan sonra bu yılın başında tiyatro oyuncusu Tamer Karadağlı ile başrolünü paylaştıkları “Çocuklar Duymasın” ile oyunculuktaki başarısını gösterdi. Büyük küçük herkesin severek izlediği dizinin hemen her gün ekranlara gelmesiyle Pınar Altuğ da gündemin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Aynı zamanda TRT1’de hafta içi sabahları canlı olarak yayınlanan “Kahvaltı Saati” adlı programın sunuculuğunu yapan Pınar Altuğ, evli ve Sheela adında bir kedisi var.
Konusankedi, Pınar Altuğ ile Kedigen için görüştü.

Çok yoğun bir temponuz var. Özellikle dizi ve sabah programının da eklenmesiyle kendinize ayıracak zaman buluyor musunuz?
Tempom oldukça yoğun ama yine de arada bir de olsa kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Hem bakımım benim için çok önemli, hem de sosyal hayatın kenarından köşesinden tutmak lazım. Programlı yaşadığın zaman sanırım herşeyi yapacak fırsatların oluyor.

Bu tempoda kedi hayatınıza nasıl girdi?
Sheela, benim geçen seneki sevgililer günü hediyem. O, benim bugüne kadar aldığım en değerli, en özel ve en sevimli hediye! Uzun zamandır eşime bir hayvan istediğimi söylüyordum ama onun gönlü köpekten yana olduğu için bakamayacağımızı düşünüp alamıyorduk. Sonunda dayanamadı ve Sheela bize geldi.

Daha önce baktığınız bir ev hayvanı var mıydı?

Küçüklüğümde de hayvanlara çok düşkündüm. Dönem dönem hayvanımız oldu ama sonuçta onlar annemle babamındı. Bir de ben çok mıncıklıyorum diye benden hep kaçarlardı, doğal olarak.. Halbuki Sheela benim ve ne kadar mıncıklasam da beni bırakmıyor!

Kedigen’de “Hamilelik ve Kedi” konulu bir tartışma açmıştık. İleride çocuk yapmayı planladığınız zaman kedinin, çocuk için iyi bir arkadaş olacağını düşünüyor musunuz?
Kedigen’de bu tartışmayı açtığın zaman çok yazmak istedim ancak fırsatım olmadı. Ben hamile olduğumda doktorum tarafından herhangi bir engel koyulmazsa Sheela’yı evden uzaklaştırmayı düşünmüyorum. Ama eğer sorun olursa, bir süre için teyzeme misafirliğe gidecek. Tabii ki kedimi çok seviyorum, ama eğer çocuğum için bir tehlike yaratacaksa, kimse çocuğunu tehlikeye atmak istemez. Aksi taktirde kedimi yanımdan ayırmayı düşünmem çünkü o benim için öyle değerli ki, ondan kolay vazgeçebileceğimi sanmıyorum.
Ben hayvanlarla hep iyi ilişkiler içinde oldum. Ve bunun benim için bir kazanç olduğuna inanıyorum. Sizden sadece sevgi istiyorlar ve size bolca sevgi veriyorlar. Bundan daha güzel ne olabilir! Bence sadece çocuklar için değil, herkes için mükemmel arkadaşlar onlar...

Kedi güzellik yarışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açıkçası ben kızımı bir yarışmaya sokmayı düşünmem. Üstelik de cinsinin çok güzeli bir kız. Benim için önemli olan onun mutlu, huzurlu ve rahat olması. İnsan içinde büyümesine rağmen yabancılara karşı korkak bir yapısı var. Dolayısıyla onun ürkeceği ve huzursuz olacağı bir ortama zorla sokmayı istemem. Ben kızımın becerilerini ve güzelliğini biliyorum, tasdiklemeye gerek yok.

Sinema filminde oynamayı düşünüyormusunuz?
Eskiden oyuncular sinemadan hayal olarak bahsettiklerinde anlam veremezdim. Oysa oyunculuğun tadına varmaya başladım ve güzel bir proje gelirse tabii ki, beyaz perdede olmak çok isterim.

Çocuklar Duymasın...
Dizide genel hava, eğlenceli bir şekilde eğitici ve bilinçlendirici diyaloglardan oluşuyor. Hatta Meltem, Haluk yoluyla çocukların toplum içinde nasıl daha düzgün davranmaları gerektiğini açıklıyor. Bu diyaloglarda çevre ve hayvan bilinci ile ilgili bölümler yer alacak mı?
Dizide zaman zaman çevre ve hayvan konuları geçiyor. Meltem, hem bir vejeteryan, hem de hayvanları çok seven bir kadın. Çocuklar da hayvanlara düşkün ama Haluk bundan pek hoşlanmıyor. Aslında Meltem bastırsa belki eve bir hayvan alınablir. Ama işin çekim açısından teknik yanını düşününce, bir kedi ya da köpekle çalışmak çok sorumluluk isteyen bir iş. Çekimler oldukça zor ve bir kediye zorla birşeyler yaptırma fikri bana pek sıcak gelmiyor. Yine de ekip olarak bu konulara elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz.

Taşfırın erkeği kedi sever mi?
Taşfırın Haluk olarak hayvanlarla arası pek iyi değil, ama Tamer, aslında kedileri çok sever. Köpekler onu biraz korkutuyor, ama kedileri çok sever. Sheela ile de arası çok iyidir.

Dizinin bu kadar tutulması ve sevilmesini neye bağlıyorsun?
Bu başarıyı, insanların dizide kendilerinden birşeyler bulmalarına bağlıyorum. Yine de sanırım bu işin belirlenebilmiş bir sırrı yok. Olsaydı herkes yapabilirdi. En önemli şey, bizim televizyonda dahi olsak gerçek bir hayatı yaşıyor olmamız. Tabii ki içinde çatışmalar var, sonuçta film çekiyoruz.

Meltem karakteriyle örtüştüğün yanlar var mı?
Meltem karakteri başta yazılırken ideal kadın olarak tasarlanmış. Ben de onun kadar iyi olmak isterdim. Meltem, her adamın evlenmek isteyeceği, her çocuğun da annesi olmasını hayal edeceği türden bir kadın. Her zaman, her durum karşısında en doğru ve mantıklı olanı yapabiliyor. Karakter ya da tarz olarak bazı ortak yönlerimiz var. Herşeyden önce ona ben can veriyorum. Senaristimiz Birol Güven de karakterleri bizim üzerimize oturtma konusunda oldukça başarılı.

Bu yoğunluk arasında Kedigen'e zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Size, Sheela ile uzun ve mutlu yıllar dileriz.

22.11.2002

    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (14 adet)

 

Yazan: executioner

Tarih: 23 Ekim 2005

Saat: 04:24

pınar altuğ işte başka söze gerek varmı ?elinizde kediler bir başka güzel görünüyor :)


 

Yazan: deris

Tarih: 22 Ağustos 2005

Saat: 16:04

çok şirin bir kediniz var ve çooooooooooooooooooooooooooooook tatlı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

başka bir fotoğrafı varsa gönderirmisiniz?


 

Yazan: selcuk

Tarih: 16 Ekim 2003

Saat: 10:45

tamam kedicıkler hak düşünceleri harıka ama son zamanlardaki olaylar kedi sev ortadan kaldırmış


 

Yazan: Konusankedi

Tarih: 16 Haziran 2003

Saat: 09:34

çeşit çeşit insan var tarçıncan. bazıları mırrk ın yazdıgı gibi bu yarısmaları 'ego tatmini' olarak algılayabilir bazıları da diger kediseverlerle bulusmak için hos bir organizasyon seklinde algılayabilir. bu konuda cok genellemeye gitmek hatalı olacaktır. pınar altug da zaten bu konuda kendi dusuncesini soylemişti. birini sucladıgını sanmıyorum. kaldı ki onun kedis sheela da gercekten urkek ve kalabalıktan hoslanmayan bir kedi. bu yaratılışta (altını çiziyorum) olan hayvanları ister yarısma olsun ister baska birsey, bu aktivitelere sokmak, belki sahiplerini mutlu yapabilir ama korkak kedileri yapmaz. sonuc olarak; insanlar birlikte yasadıkları kedinin huyunu suyunu biliyorlar, buna gore en dogru kararı vereceklerdir. :)


 

Yazan: tarçıncan

Tarih: 14 Haziran 2003

Saat: 18:36

dediklerinde haklı olabilirsin konuşankedi.benim tepkim mırrk ve onun gibi düşünenlere.kedilerini yarışmaya sokanları direk egoistlikle suçlamış. kimseyi bu şekilde itham etmeye hakkı yok.dediğiniz gibi kızım kalabalıktan ürkmüyor aksine gezmeyi son derece seven bir yapısı var.bende mıscha gibi bu tarz yarışmalarda güzel buluşmalar olduğunu düşünüyorum.


 

Yazan: MISCHA

Tarih: 12 Haziran 2003

Saat: 13:33

Pınar Altuğ ne yapıyorki tebrik ediliyor. Senaryo gereği rolünü yapıyor. Rolünü iyi yapıyorsa tebrik edilir. Özel hayatında hayvanlar için kedi beslemekten başka ne yapıyor acaba. Buysa eğer hepimizi tebrik ederim. Kediler sahiplerine tabiki güzel gelir. En çirkini bile . Yarışmalar hakkında olumsuz düşüncelerinize de katılmıyorum. Bir kaç kişi olabilir egolarını tatmin etmeye çalışan. Yoksa kedinizin derece alamamasından mı korkuyorsunuz.? Bu gibi faaliyetlerle hiç olmazsa kediseverler biraraya gelebiliyor, dostluklar kurulabiliyor, pisileri sevebiliyoruz... Her şeye olumsuz yaklaşmayın da bir de olumlu yaklaşın. Ne kazanabilirim diye?


 

Yazan: Konusankedi

Tarih: 12 Haziran 2003

Saat: 11:14

kedi yarısmalaryla ilgili olarak soylenenlere birsey ekleme geregi duyuyorum tarcıncan. her kedi diğer kedilerin yanında rahat ya da huzurlu olmayabiliyor. kalabalıga tahamul eden kedi var edemeyen kedi var. burada önemli olan kedi sahibinin kedisinin huyunu suyunu bilerek bu organiizasyonlara katılması. tabi ki kedi sahipleri sadist veya kedilerine izdirap çektirmiyorlardır ancak birkac kez tanık oldugum için biliyorum: insanlar öyle kedileri yarısmaya getiriyorlar ki, kedi korkusundan bağırıyor, tırmalıyor, kacmak istiyor. bu yarismalar genellikle bol seyircili yerlerde yuksek muzik esliğinde yapılır. dolayısıyla en sakin kedi bile alışık olmadıgı bu ortamda agresifleşebilir. o zaman boyle davranabilecek kedileri yarısmalara sokmak bence mantıklı değil. herseyden once kedilerimizi seven insanlar olarak, onlara yazık.
eger kediniz sese, kalabalıga aldırmıyorsa ve korkmuyorsa, bu ona hatta ilginc geliyorsa yarısmaya sokmakta bir sakınca yok. ama dediğim gibi, kediniz korkacak, agresiflesecek, size bile ters davranacaksa hayvanın evdeki rahatını bozmamak lazım.


 

Yazan: tarçıncan

Tarih: 11 Haziran 2003

Saat: 19:47

merhabalar.pınar hanımı her haliyle beğeniyor.kendisini ve çalışmalarını taktir ediyorum.görüşümü belirtmekten kendimi alamadığım nokta güzellik yarışmaları ile ilgili yapılan yorumlar!pınar hanım kedisini sıkıntıya sokmak istemediği için bu tarz yarışmalar sıcak bakmadığını belirtmiş ancak bunun üzerine yapılan güya pınar hanımı destekleyici,bu yarışmalara katılan kedilere neredeyse ızdırap çektiriliyormuş,sahipleride sadist ve egoistlermiş gibi ithamlarda bulunanları kınamak istiyorum.benimde çok şirin bir kedim var.yarışmaya katılmadı ama ileride böyle bir eğlenceye katılmak istesek sadistmi olmuş olacağım?o yarışmalara kedileri ile katılanların egolarını tatmin etmek ve kedilerinin dereceleri ile övünmek için katıldıkları görüşünü kınıyorum...


 

Yazan: SELİNBAYBURT

Tarih: 07 Haziran 2003

Saat: 14:47

sevgili pınar altuğ.sizin hayvanları çok sevdiğinizz açıkça belli ve bu çok güzel...
çok haklısınız insanlar kedilerin güzelliğine değil içlerine bakmalıdır.kedilerinin güzelliklerini kullanmamalıdırlar.eğer öyle olursa kediciler birbirleri ile hep rekabet içinde olur.bu da çok kötü birşey.sizden istediğim hayvanlar hakkında kedigen e veya havhav a yazılar yazmanız... ben sizin çocuklar duymasın dizisini hep izliyorum.çok güzel ve ders verici bir dizi olduğunu söylüyor ve size başarılarınızın devamını diliyorum.hoşçakkalın!!!!


 

Yazan: cansın

Tarih: 08 Şubat 2003

Saat: 14:58

pınar altuğ'u çok seviyorum ve çocuklar duymasın'ı da her zaman seyrediyorum.pınar altuğ,meltem çok iyi bir kadın keşke ben de öyle olabilsem diyor ama bence kendisi meletem kadar iyi.özel hayatını bilemem ama meltem kadar iyi olduğundan eminim.kedisini sadece birinci resimde gördüm kendisi gibi çok şeker.kedisiyle ömür boyu sağlık,mutluluk ve başarı diliyorum.SİZİ ÇOK SEVİYORUMM


 

Yazan: beetle1

Tarih: 08 Şubat 2003

Saat: 12:44

programlarınıda hayvan sevgisini halka anlatmaya çalıştığınız ve hayvan barınaklarının önemini belirttiğiniz için teşekkür eder,sizin de bizden olduğıunuzu bilmek bizi gururlandırıyor.


 

Yazan: tture1

Tarih: 11 Ocak 2003

Saat: 23:58

Merhaba Meltem hn. ben de bir hayvanseverim. biraz geç oldu ama 2003 yılı size hayırlı ve saglıklı günler temenni ederim.Size ve dizideki arkadaslarınıza basarılar dilerim.


 

Yazan: erkan mamo

Tarih: 08 Ocak 2003

Saat: 14:01

merhaba meltem hanım, bir hayvansever olarak sizi takdir ediyorum ve size, başarılarınızın devamını diliyorum.


 

Yazan: mırrk

Tarih: 26 Kasım 2002

Saat: 14:33

merhaba pınar hanım, ben de hayvanlar için düzenlenen güzellik yarışmaları hakkında sizin gibi düşünüyorum. Ancak, bir yandan da görüyorum ki, bir çok insan sırf kendi egolarının tatmini için kedileri (köpekleri de) devamlı yarışmalara sokuyor, kedilerinin güzellikleri üzerinden kendi egolarını tatmin ediyorlar. Ne yazık ki birçok kedi bu tarz yarışmalarda, strese giriyor, kalabalıktan tedirgin oluyor. saatlerce kafesler içinde beklemekten hoşlanmıyor. Hele bir de "benim kedim falanca kez birinci oldu" diye böbürlenen insanlar yok mu!!! sizin dediğiniz gibi, ben kedimin nasıl olduğunu biliyorum, kimsenin tasdiklemesine ihtiyacım yok... size, başarılarınızın devamını diliyorum.

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  acelebi - Melike Öner'i...
  luckiya - Pina'ma Mektu...
  luckiya - Narçin Koşder...
  luckiya - Kediler Ölmez...
  maiamelike - Kedigen'in...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.