Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Füsun Önal: Hayvanseverlik Başka...

Şarkılarından, tiyatro oyunlarından, müzikallerinden, romanlarından ve şovlarından tanıdığımız Füsun Önal, renkli bir kişilik, büyük bir kedisever ve vejetaryen. Ünlü Kediciler bölümümüze konuk olan Füsun Önal ile kedileri, tiyatro oyunları, yeni çıkacak romanı "Farklı Bir Adam: Bay X" ve müzik hakkında mırrlaştık.

Füsun Önal nasıl bir kedi sever, kedilerinizi bize tanıtır mısınız?
Füsun Önal büyük bir kedi sever ama aslında ben tam bir hayvan severim. Ne cins hayvan olursa olsun, onların öldürülmesine, eziyet edilmesine, üzerlerinde deney yapılmasına karşıyım. Sinekleri bile toz bezi ile dışarı atarım. Karıncalara da kıyamam. Onları da ıslak kağıt peçeteyi hafifçe üzerlerine değdirip peçeteye toplar bahçeye ya da balkona peçeteyle birlikte bırakırım. Onlar peçetenin üzerinden yürüyüp giderler. Filmlerde yalan bile olsa av sahnelerinde gözümü kapatırım. Evdeysem öyle bir TV haberi veriliyorsa, hemen kanal değiştiririm.

Kedilerimi tanıtayım: Bir evdekiler: Babiş, Güçi, Uğur...
Diğer evdekiler:  Miniş, Annecik, Cici Kız, Beşir, Madalyonlu, Cücüş, Tekoş, Korkak.

Kedilerinizle aranızda bir benzerlik olduğunu düşünüyor musunuz? Örneğin hangisi müzisyen Füsun’a, hangisi yazar Füsun’a benziyor?
İlahi Elif’ciğim. Çok hoş bir soru bu :) Valla kedilerimin içinde piyano çalan ve bilgisayar başına oturan iki pisim var. Uğur kedim piyanonun üstüne çıkar, ya da arkasına girip orada oturur ve benimle oradan resmen konuşur. Yoksa kendine göre şarkı mı söyler acaba :))

Güçi kedim de ben bilgisayarda yazı yazarken, kucağıma çıkıp oturur. Merakla bir klavye üzerinde gezinen parmaklarıma, bir ekrana bakıp durur. Hatta ara sıra da pati atar klavyeye. Tabii bu şekilde yazı yazmam yazın çok sıkıcı, kışın ise çok iyi gelir bana:)


Bildiğimiz kadarıyla siz yıllardır vejetaryensiniz. Sizce hayan sever olmak vejetaryen olmayı gerektirir mi? Hayvan kesimleri ve hayvan dövüştürenler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Vejetaryen olmanın hayvan sever olmakla çok fazla doğrudan ilişkisi yok bence... Çünkü Tanrı’nın yarattığı tüm canlılar, yaşayabilmek için birbirlerini avlayıp yerler. Onun kalıntısını diğerleri, ondan kalanı ötekiler, diğerleri ve diğerleri yiye yiye yaşam savaşı verirler. Ben hayvanlara acı vererek kesilmesine, bayram seyran deyip uluorta haince kesilmesine karşıyım. Hayvan kesmek yerine ihtiyacı olanlara para bağışı yapsın insanlar bence daha çok sevaba girerler.

Bir de zevk için hayvan avlamaya aklım bir türlü ermez. Ve dikkat edin okuduğumuz gazete haberlerinde de bir çok avcı av sırasına şu ya da bu nedenlerle ölürler. Tanrı bile onlara zaman zaman ders verir ama avcılık yüz yıllardır süregider. İspanya’daki boğa güreşlerini alkışlayanlardan da nefret ederim. 5 kez İspanya’ya gittim ama hiçbir boğa güreşi seyretmedim. Keza horoz, deve, köpek dövüştürenleri de Allah'a havale ediyorum.

15 kitap yazdığınızı biliyoruz. 13. kitabınız olan “Matrak Sultan”, Orhan Pamuk, Ayşe Arman, Perihan Mağden ve Ahmet Altan'dan sonra  bilboardlara asılmıştı. Billboarda kitap reklamları yeni sayılır, üstelik biz çok okuyan bir toplum değiliz. Siz bilbordlardaki kitap reklamları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kitap duyuruları çok çok fazla sayıda billboarda asılırsa faydası olur elbette. Ama pahalı bir iş bu. Kitap duyuruları, tüm Türkiye genelinde ve bankaların ve diğer ticari kuruluşların yaptığı gibi pek çok sayıda yan yana asılırsa o zaman etkisi çok olur ama bizlerin kitapları için asılanları yayınevlerinin önemli yazarlarına yaptıkları “şıklık” diye düşünüyorum. Havası oluyor yani. Bence buna harcanan paralar gazete ilanları için harcanırsa daha yerini bulur. Geçen yıl çıkan “Ay Işığında Yıkanan Vücutlar” adlı kitabımda böyle yaptık. Pek çok gazeteye ilan verdi yayınevim.


“Hair Müzikali”, “Durdurun Dünyayı İnecek Var”, EVITA”, gibi müzikallerde, TRT için çekilen “Lüküs Hayat”ta ve “Kelebekler Özgürdür”, “Ateşli Aşıkların Sonuncusu-3 Kadın 1 Çapkın”, “Maç” gibi oyunlarda izledik sizi. Başka müzikal maceranız var mı?
Oynadığım müzikallere “macera” denmesini şiddetle reddediyorum. Hepsi    
“Gülriz Sururi- Engin Cezzar Tiyatrosu”, “Hadi Çaman 7 Tepe Oyuncuları”,      
“Tiyatrokare”, “Şehir Tiyatroları” bünyesinde oynanmış çok önemli ve
dünyaca ünlü oyunlardır. Hiç birine “macera” gözüyle bakmadım.
Ve ben bunların Türkiye versiyonlarının baş rollerini defalarca oynadım. Mesela “Kelebekler Özgürdür”ü 1000 (Bin)den fazla olmak üzere Türkiye’nin batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine hemen her şehrin kültür merkezlerinde, tiyatro sahneleri’nde oynadım.

Oynadığım müzikalleri, tiyatro oyunlarını İstanbul’da “Kenter Tiyatrosu Sahnesi”nde, “Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Sahnesi”nde, “Ankara Sanat Tiyatrosu”nda, “İzmir Atatürk Kültür Merkez”nde , İstanbul “Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu”nda ve daha ek çok şehrin pek çok  sahnesinde oynadım.  Bu mu “Macera?" Aşk olsun yani! Ama suç siz gençlerde değil, bu önemli çalışmaları sizlere, Türk gençlerine tanıtmayan, anlatmayan televizyon kanallarında ve basın kuruluşlarında!

Peki Cats müzikalinde oynasaydınız, hangi karakter olurdunuz?
Cats müzikalini iki kez izledim. Harikaydı. Hangi rol olursa olsun fark etmezdi. Yeter ki kedileri anlatan o projede olsaydım keşke....

Kedi olsaydınız, nasıl bir kedi olurdunuz?
Oyuncu, sahibini seven ama özgürlüğünü de kaptırmayan, diğer pisilerle iyi geçinen, yemeğini paylaşan, ağaçlara tırmanıp, çimenlerde koşmayı seven, onlara sarılıp uyuyan bir kedi olurdum.

En çok etkilenerek yorumladığınız parçanız hangisiydi?
Repertuarım konusunda şanslıyımdır.  Şarkılarımın hemen hepsini severek, hissederek söylemişimdir ama onca şarkının içinde söylerken pek hoşlanmadığım beş on şarkı da olmuştur. Onları da zaten stüdyo kayıtları dışında bir daha hiç söylemedim, yok saydım.

Beğendiğiniz söz yazarlarımız ve bestecilerimiz kimler? Başkasının yorumladığı parçalardan “Ah keşke, bunu ben söyleseydim” dediğiniz parça var mı?
Benim için söz yazarı Çiğdem Talu’nun sözleri muhteşemdi. Melih Kiibar’la birlikte bana ve Erol’a (Evgin) harika şarkılar yazmıştı. Keşke yaşasaydı ve çalışmaya devam ediyor olsaydık. Tarkan’ın bestelerini ve sözlerini çok seviyorum. Nazan Öncel ve Sezen’de beste ve söz konusunda çok çok ustalar. Harika şeyler yaratıyorlar. Erol Evgin’in “İşte Öyle Bir Şey” ile Sertab’ın “Lâl”ini söylemek isterdim.

Goldie Hawn, ‘Kelebekler Özgürdür’ filminde oynadı, siz de tiyatroda oynadınız Kelebekler Özgürdür’ü... Sizce Goldie Hawn ve Füsun Önal arasındaki benzerlik var mı?
Evet bunu çok kişi söylemiştir. Film geçenlerde CNBC’de oynadı. Özellikle Goldie’nin saçları sarı, uzun ve kâküllüdür.  Ben her zaman hep sarı saçlı ve kâküllüyümdür. Saçlarımı zaman zaman uzattığımda benzerlik daha da artar. Bir de onun ve benim oyunculuk  tarzlarımız arasında bir benzerlik var.

Bir internet sitesinde düzenli olarak yazılarınız yayınlanıyor. İnternette yazmak ile medyada yazmak arasında sizce bir farklılık var mı?
Evet, 2001 yılından beri “e-kolay.net”in KADIN ve TATİL sitelerinde düzenli olarak yazıyorum. Ve çok keyif alıyorum. Ayrıca okuyucu maillerine cevap yazdığım ve gittiğim, gezdiğim yerleri, konserleri, sinemaları, cafeleri, barları yazdığım bir başka köşem de var yine aynı sitede. Daha önceki yıllarda MİLLİYET Ctesi ekinde yazıyordum. Tabii Ctesi günü geldiğinde gazeteyi elime alıp bakmak çok keyifli oluyordu. Gazete de yazmayı özledim. Ama internet ile de çok geniş kitlelere, dünyanın her yerine ulaşılıyor. Bu da internetin avantajı. 
 
Yeni bir kitap var mı? CD yapmayı düşünüyor musunuz? 
23. İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nda çıkacak olan  16.kitabımı yazıyorum. Adı     
“Farklı Bir Adam: Bay X”... Bir roman.... Bitmek üzere. Ayrıca, evlilik,
yaşadığımız toplumla ilgili olaylar, aşk, sevmek, seks, özlem, kısaca çeşitli
konular üzerine yıllardır yazdığım yazılarımdan bir demeti de kitaplaştırıp
okuyucuya sunacak İnkilap Kitapevi.

Gelelim CD’ye... Eski patronum olan Dany Grunberg ile birlikte benim nostaljik
şarkılarımın arasından bir seçim yaptık. 20 şarkılık bir nostalji CD’si
Odeon'dan Ekim-Kasım gibi çıkıyor. 
Kısacası önümüzdeki yıl, hem kitaplarım, hem de şarkılarımla geliyorum.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Füsun Önal'a ulaşmak için: fusunonal@e-kolay.net.

13.09.2004

  İlgili Başlıklar
Hayvan Özgürleşmesi Ayrıntı'dan Çıktı
    Yorum Yaz

 

Yorumlar   (5 adet)

 

Yazan: executioner

Tarih: 23 Ekim 2005

Saat: 04:20

evet katılıyorum çok tatlı bir kadınsınız kediniz mi? ha onu sonra yazarım :))


 

Yazan: Füsun

Tarih: 21 Eylül 2005

Saat: 21:41

sizi çok seviyorum ne tatlı ne hoş bi kadınsınız siz.kedileriniz de çok ciciymiş.


 

Yazan: NeseSonmez

Tarih: 01 Eylül 2005

Saat: 10:53

tatlı kadın vessalem :)


 

Yazan: akça kedi

Tarih: 28 Ocak 2005

Saat: 16:22

Şahane olmuş vallahi. Kedilerde acayip şirine benziyor :))


 

Yazan: tugce16

Tarih: 24 Aralık 2004

Saat: 12:17

çok tatlılar

Sayfa başına dönmek için tıklayın
  acelebi - Melike Öner'i...
  luckiya - Pina'ma Mektu...
  luckiya - Narçin Koşder...
  luckiya - Kediler Ölmez...
  maiamelike - Kedigen'in...
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.