|
Ressam Niyazi Toptoprak, kendi deyimiyle mahallenin kedi köpek delisi. Atölyesinde baktığı kedi ve köpeklerin sayısı devamlı değişiyor. Bakımlarını yapıyor, kimisini sahipleniyor, kimisini sahiplendiriyor... Konuşankedi, 14 yaşındaki Miniş ve 8 yaşındaki Aspirin ile yaşayan Niyazi Toptoprak ile resimleri ve hayvanları üzerine mırrlaştı.
Resimlerinizde ilk gözüme çarpan yuvarlak gözlü, neşeli ifadeli, tonton kedileriniz. Genellikle portre mi yapıyorsunuz? Kedilerin portrelerini de yapıyorum, kendilerini de. Zaten çok estetik, çok majestik hayvanlar kediler. Çok güzel oldukları için de bütün ressamlar kedi resmi yaparlar. Ama ben daha ziyade gözlerini belirterek portrelerini yapmayı seviyorum.
Sizin kedileriniz sanki resimlerin içinden bize bakıyor gibi... Bakıyorlar ama bazen körkedi resimleri de yaptığım oldu. O da çok hazin oluyor tabi. Kediler kör olduklarını pek hissettirmiyorlar. Yani diğer duyularıyla kör olmalarını çok güzel kapatabiliyorlar.
|
Hiç kör bir kediniz oldu mu? Necati diye bir kedim vardı, tek ayağı yoktu üstelik kördü. Masanın üzerine zıplarken konarcasına çıkardı. Bir yerlere konma mesafesini ayarlayabiliyordu ve diğer eşyalara çaprmıyordu.
Kör kediyle yaşamak nasıl oluyor? Hayatınızda değişen birşey oldu mu? Bir fark olmadı. Kör olan bir kedinin kör olmayan bir kediden ev içinde hiçbir farkı yok. Zaten şimdi yaşamıyor. Vadesi dolduğu için gitti. Çok güzel bir kediydi. Mavi rus kedisi dedikleri cinstendi. Uzun tüylü. Sokakta bulmuştum. Bu cins kediler 2. mahmut zamanında getirilmişler. Farelerden kurtulsunlar diye 2. Mahmut dünyanın her yerinden kedi ithal etmiş. İstanbul'daki cins kedi zenginliğinin sebebi de budur. Avrupada büyücü işi diye kediye uzun zaman itibar etmedikleri için kedinin intikamı fena olmuş.
|
Resimlerinizde kediye başrol vermiş gibisiniz. Kedinin en çok neyi etkiliyor sizi? Kediye başrol vermiş değilim. Diğer resimlerin beni daha uğraştıran resimler. Kediler ve köpekler benim ikinci alanım. Kedi, devinmiyle, diğer hareketleriyle, o nev’i şahsına münhasır dedikleri her kediye özel davranışlarıyla herkesi çeker. Özellikle de bir ressamı. Ben ressam olup da kedi resmi yapmamış birini tanımıyorum. Çok çekici bir yaratık.
Kedinin karakteriyle sizinkinin örtüşen yanları var mı? İnsan kadar agresif bir yaratık olduğunu sanmıyorum kedilerin. Bir kedisever ister sanatçı olsun ister olmasın, kediseverliği sayesinde kendi agresyonunu nötralize edebiliyor. Dolayısıyla kediseven insanlar daha az saldırgan olan ya da saldırgan olmayan insanlardır denebilir. Çünkü etçil bir hayvan, ağzını açtığında vahşi görünür. İşte bu vahşetle insan kendi vahşetini identifiye edip ikisi birbirini götürür derler ya o şekilde daha sakin ve iyi insan olmanın yollarını bulabiliyor.
Çocuklar için de hayvanlar çok önemlidir. Çocuklarda paylaşma duygusunu, merhamet duygusunu oluşturan bir özelliği vardır. Çocukken hatırlarım, ters dönmüş karafatmaları düzeltirdim. Günümüzde böyle çocuklar ne yazık ki azalıyor. Ve bu çocukların azalması şiddette eğilimli insanların artmasıyla doğru orantılı oluyor.
|
Miniş'le nasıl tanıştınız? Bisikletle atölyeme gelirken tanıştım. Kirpi taklidi yapıyordu. Yağmurda ıslanmıştı. Ve onu gömleğimin cebine koyup getirdim. O sırada evde 14 kedi daha vardı. Ortaya tepsi içinde yemek koyduğumda diğer kedilerin üzerine çıkıp yemek yemişti. İşte o günden bugüne 14 yıldır benim kedim. İyi bir resim gözlemcisidir aynı zamanda, çünkü kocaman kedi oluncaya kadar cebimden resim yapışımı seyretmiştir. Yarısı cebimde yarısı dışarda olmak üzere.
|
Bazı kedilerin resme özel ilgi duyduklarını okuyoruz kitaplarda. Patilerini boyalara batıra çıkara birşeyler resmediyorlar. Miniş’in de var mı böyle bir huyu? Ben de öyle bir kitap görmüştüm. Kedilerin bazı ressamlardan daha güzel resim yaptıklarını söyleyebilirim. Miniş pek resme meraklı değil. Benim kızım felsefeye daha meraklıdır. Ama ilginçtir ki bütün kedi ve köpeklerin müziğe karşı bir ilgileri var. Mecburi adında bir kedim vardı. Ağız armonikası çaldığım zaman tuhaf sesler çıkarırdı. Köpekler de öyle. Bazen ney üflerim hemen Aspirin ulumaya başlar. Bir de ezan sesi duyduklarında sokak köpekleri hep birlikte koro halinde iştirak etmeye çalışıyorlar. Ama iyi arapça bildiklerini söyleyemem doğrusu.
Aspirin ile nasıl tanıştınız? Aspirin de sokaktaki köpeklerin birçok yavrusundan biriydi. Edebiyatçılar ölmeye yatmak derler ya... Ben bulduğumda ölmeye yatmış gibi bir hali vardı. Kulaklarının içinden salkım salkım keneler çıkıyordu. Onları ayıkladım. Sonra vet.e götürdüm. Ama kurtulamayacağını söylediler. Ölecek dediler ve bazı ilaçlar verdiler. Ben de getirdim bari hayvancık mutfakta ölsün dedim. O gece bir misafirim gelecekti. Hamsi ayıklıyordum, bazılarını da yerdeki gazete kağıdına atıyordum. Sonra toplamak için eğildiğimde bir baktım Aspirin hepsini yemiş. Bu ölmeyecek dedim. Sonra ayıklanmış hamsilerden de verdim, yedi. Şimdi 8 yaşında, aslanlar gibi bir köpek ve mahellenin de en belalı köpeklerinden biri. Gündüzleri akşama kadar yatıp dinleniyor, akşam da harçlığını alıp yani yemeklerini yiyip çıkıyor.
Bir de Sfenks adında bir kedim var ama kim bilir nerede şimdi.. Mutfağın bir gediklisi var Ahmet, eski bir kedimin oğlu. Onun adı da Ahmet’ti. Mutfağa gelip gidenler dışında uzak yerlerde kedi ve köpek kolonilerim var. Her mahallenin bir delisi vardır ya.. Bu mahellenin kedi köpek delisi benim.
|
Akıl hastanesinin bahçesindeki ve Ataköy’ün çeşitli noktalarındaki kedi ve köpekleri beslerim. Bakırköy’de köpek bakım yeri var. Hayvancıklar orada ölüyorlar. Onlar öldürmüyorlar bakmaya çalışıyorlar ama olanakları elvermiyor. Üstüste hayvanlar, kimse ilgilenmiyor, bazı hayvanseverler kıyametleri kopartıyorlar ama hiçbir işe yaramıyor sadece şov yapıyorlar. Trajik bir durum.
Miniş’le Aspirin’in arası nasıl? Çocuklukları beraber geçti. Aspirin küçükken çok oyuncuydu. Kedilerle oynardı. Kediyi ağzına alır, oraya buraya taşırdı. Ama şimdi yanına kedi yaklaşmasından pek hoşlanmıyor. Bir takım vahşi sesler çıkartıyor ama birşey yaptığı yok. Mutfaktan çıkarken kapı önünde kedi varsa onların uzaklaşmasını bekliyor. Kedi, köpekten küçük ebatlı diye zarar vermez diye birşey yok. Kediler küçük kaplanlardır. Hatta desenlerine göre bazıları panter bazıları kara panter..
|
Eve giren çıkan bu kadar kedi köpek var. Azgınlık dönemleri nasıl geçiyor? Miniş 6 kere doğurdu. İdare ediyoruz. Artık 14 yaşında olduğu için kısırlaştırmaya da korkuyorum. Bence hayvanların 1-2 kere doğurması gerek. Kısırlaştırmaya çok sıcak bakamıyorum.
Yavrularla nasıl başa çıktınız? Hepsini sahiplendirebildiniz mi? Bir kedi yavrusu alana bir kedi resmi hediye ederek sağa sola sahiplendirdim.
Bir kedi olsaydınız nasıl bir kedi olurdunuz? Sokak kedisi olurdum. Ama bir evden istifade etmeyi de düşünürdüm. Yani bütün kedilerin başarıyla yaptığı gibi duygu sömürüsü de yapardım. Akıılı bir kedi olurdum. Ya da sözünü ettiğiniz resim yapan kedilerden olurdum. Kediler, benim sahibim olduğunu zanneden bu adamın hizmetinden memnunum, derlermiş.
Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. 20.04.2004
|