1. Ulkemizde sistemli bir sekilde uygulanan hayvan katliamlari gun gectikce artis gostermekte. Sokakta hayvan gormeye tahammulu olmayan vatandasin sikayetleri dogrultusunda hayvanlar belediye ekiplerince sokaklardan toplanmakta, kimileri belediye barinaklarina, kimileri de issiz, ormanlik bolgelere atilmaktadir. Bazilari ise yasadiklari sokaklarda zehirlenerek, vurularak oldurulmektedirler. Genellikle, toplanan hayvanlarin da akibetleri olum olmaktadir. Sariyer hudutlari dahilinde yapilan itlafla ilgili habere ulasmak icin buraya tiklayin.
2. Turkiye genelinde zehirlemeler surerken bazi yerel yonetimler, itlafin yaninda birkac yola daha basvuruyorlar. Bunlardan sadece ikisi; surgune yollama ve sagliksiz kosullara sahip barinaklara hapsetme. Cogunun sonu olumle sonuclanan surgunler ve belediye barinaklarinin durumlariyla ilgili yaziya buradan ulasabilirsiniz.
3. Sadece birkac ornek verdigimiz yasadisi ve insanlik disi uygulamalar surerken su anda meclis gundemine tasinmis olan bir yasa taslagi bulunmakta. Bu yasanin kanunlasmasi halinde insanlara ya da toplum sagligina herhangi bir risk olusturdugu tespit edilen hayvanlar yasa maddelerine dayandirilarak rahatca oldurulebilecek. Bu yasa taslagi hakkinda bilgilenmek ve dernegimizin bu taslak hakkindaki yorumlarina ulasmak icin buraya tiklayabilirsiniz.
Tum bu olup bitenler sizde ne cagristiriyor?
Turkiye'nin AB'ye uyum calismalari kapsaminda sokaklarin, hayvanlardan arindirilmasi konusu gundeme gelmistir. Son aylarda hayvanlara uygulanan zulumler, hayvanlarin issiz ve ormanlik alanlara surgun edilmeleri ve itlaflar bu imha politikasinin sadece habercisidir. Hayvan itlaflarinin yasal zemine oturtulmasini saglayacak olan ve supheli olumlerde itiraz konusundaki hayvan korumacilarin cabalarini bosa cikarmak icin yasalastirilacak OTANAZI YASASI ile birlikte sokaklarda tek bir hayvan bile birakilmayacaktir. Ayrica hatirlatmak isteriz ki; Istanbul, 2010 Kultur Baskenti... Ve bir dizi uluslararasi faaliyete hazirlaniliyor. Bu uluslararasi faaliyetlerin alt yapi calismalarindan biri de ne yazik ki basibos hayvanlari imha etmek. (Bkz: HABITAT ve benzeri toplantilar oncesinde sokak hayvanlarina yapilanlar)
Sizce son gunlerde yasanan olaylar sadece ust uste gelmis tesadufi olaylar mi, yoksa yasal olarak hayvanlarin oldurulecegi bir donemin yaklastiginin habercisi mi?
Yasam hakkinin kutsalligina inanan tum bireyleri tepkilerini dile getirmeye davet ediyoruz. Hep birlikte olumlere ve siddete karsi oldugumuzu gosterelim.
2010a sadece 1.5 yıl kaldı.Belediyelerin barınaklardaki ve sokaklardaki köpeklerin çiplenmesi yapılarak;herkesin görebileceği tutanaklar yapılmalı,barınaklardaki köpek sayısı bilinmeli.Kadın programlarına yazınızı gönderin ve din adamları eşliğinde programlara katılın.Tüm yurtta kısırlaştırma kampanyaları yapılmalı.Sokaklardaki köpekler ne yazıkki duyarsız belediyeler ve hayvanları kimin yarattığını düşünmeyen halk yüzünden,en fazla 3-4 yıl yaşıyabiliyorlar zaten.Okullarda hayvanlarla ilgili etkinlikler yapılmalı.Hayvanı Yaradan niye yaratmış diye düşünmeli diyorum.Sevgiler
Bizim daha 40 fırın ekmek yememiz gerekiyor.Hayvan hakları konusun da... (Hayvan hrf.,köpek ,eşek hrf.
vb. gibi) zavallı hayvanlardan yola çıkarak insanların birbirlerine yaptıkları küfürleri protesto ediyorum. Aslında hayvan oğl.hayvan yerine insan oğlu insan demek daha bi isabet buyurur.hergün mahallede kapımızın önünde bize şirinlikler yaparak koşan,hiç kimseye zararı olmayan küçük köpeğimiz fındık ,uyurken bile insanları tacizine uğruyor ...inanın onu korumak için bir balkon dan diğerine koşturup kollamaktan birhaloluyorum.
ya taş atıyorlar ya tekme yiyor . yakaladığım da çocuklara bağırıyorum.Gerektiğinde güzelce anlatıyorum. Nafile... geçen yine acıklı acıklı havlamasıyla koştum. Bir de ne göreyim.8-10 yaşlarında 3 çoçuk bir tanesi çok afedersiniz. Köpeği apartmanın kenarına sıkıştırmış üzerine çişini yapıyor. Allahım nasıl bağırdığımı bilemezsinişz.Resmen şok oldum. Allahım bu insanlara ne olmuş böyle... Allah akıl fikir versin.Çok çaresiz hissediyorum.İnsan olmaktan utanıyorum...
İşe yarayacak mı? Sokaklardaki değil; evimizin bahçesindeki hayvanlarımızı bile koruyamıyoruz.
Bu konuda Muğla Belediyesinin yaptıklarının ve halkının hoşgörüsünün örnek olması yürekten diliyorum. Küpeli ve kısırlaştırılmış kediler, köpekler şehirde başıboş dolaşıyor, çimenlerde uyuyor. Rahatsız olan da yok.
Yani istenirse neler yapılabilir. Ancak, kırsal kesimde hayvanlarla iç içe büyüyen bazı insanların yine aynı kentten gelen komşusunun doğuran kedisini-köpeğini- ve yavrusunu "iki kedi-köpek-besliyor "diye şikayet edebiliyor. Anne ya da yavru ormanlık alana belediye yetkililerince atılıyor. Çocuklarına da hayvan korkusunu öğretiyorlar. Ne yazık ki buı durumu medeniyet olarak algıladıklarını görmek mümkün.
Toplumun bakış açısını değiştirmek gerek bence. Kolay değil ancak bu sorunların ancak toplum otokontrolü ile aşılabileceğine inanıyorum.
Sevgiyi tercih edenlerin artması dileğiyle.
İmgelem
ayıp benim anlamadığım hayvanlara böyle davranan insanlar nasıl insan olabilicekler onu bilemiyorum yada insanları nasıl sevicekler ama bi yandan da otenazı değilde barınaklarda kısırlaştırma yöntemi daha mantıklı gelio çünkü biz yaşıyorsak onlarında yaşamaya hakları vardır...
Cok uzucu maalesef Cin de yapilacak olimpiyatlar icin sokaklardaki kediler toplanip gaz odalarinda katlediliyor!Istanbul da hayvanlar ormanlara atiliyor, ya da zehirleniyor bu katliamlara dur diyelim artik!!
okudum cildiricam ben ya ne yapiyor bu seker seyler sizlere hayvanlarin hepsi cok ozeldir en azindan savas yapmiyorlar kotuluk bilmiyorlar yazik cok uzuldum
goya artik insanlarimiz daha bilinçli ama boyle bir seye goz yumuyolar, bu konuda bişeyler yapmak gerek, bu yuzyilda bu yapilirmi? hiç mi acima duygulari yok?
Katliamla mi ABye girecegiz? Ben Hollanda'da yasiyorum. Burada sokak hayvanlari barinaklarda kimsesiz cocuklar gibi bakiliyor, asilaniyor, internetten sahiplendirilmeleri icin ilanlar veriliyor. Turkiye'de boyle bir sistemin oturmasi vakit alir elbette ama iyi niyetle yaklasilmadigi da zehirlemelerden belli. Biz burada sahipsiz, annesi tarafindan terkedilmis, hasta veya asosyal hayvanlari gonullu aileler olarak sahipleniyor, alici cikana kadar iyilesmelerini ve mutlu olmalarini sagliyoruz. Turkiye'de yasarken ise bahcedeki hayvanciklari ozellikle soguk havalarda daha iyi beslemeye calistigimiz icin komsularimiz tarafindan "deli" ilan edilerek afaroz ediliyorduk. Hala sokakta kedi gordugunde cocuguna "yaklasma kuduz olursun" diyen, Muslumanligi bahane edip kopek sevmeyen bir topluma nasil hayvan sevgisi asilanir da nasil bir duzen oturtulur bilemiyorum. Hepimize sabir diliyorum.