Kedigen'in Öyküsü

Üye Adı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Hayvan dostlarla mutlu bir ömür - Tan Oral

Çizer Tan Oral, hikâyelerini topladığı Bu Kitabın Kuyruğu Var'ın okuma gecesinde, "Çocuklar, deliler ve hayvanlar bana hep iyi davrandılar," dedi.

"Ben kendimi hayvansever olarak düşünmemiştim hiç. Çünkü hep onlarla beraberdim. Bu kavram çok sonra başkaları sayesinde girdi hayatıma. Bizim için sıradan bir şeydi yani. O yüzden bilemiyorum," diyor Tan Oral, "Anneniz de hayvanları severmiş, hayvanseverlik genetik mi?" sorusuna karşılık. Tan Oral, içinde hem bir çocuk heyecanıyla hem de yetişkin bilinciyle hayvan sevgisini taşıyan bir sanat adamı. Kendisini özellikle Cumhuriyet gazetesindeki çizgilerinden tanıyoruz ama o, aynı zamanda bir yazar ve Türkiye'nin nadir çizgi film ustalarından. Oral'ın, kendi tabiriyle 'tanışıklığı' ya da 'dostluğu' olduğu hayvanlar için yazdığı hikâyelerden oluşan bir kitabı da var. Bu Kitabın Kuyruğu Var!, hem çocuklar hem de yetişkinler için yazılmış. Yazarın çocukluğunda hayatına giren birtakım hayvanlarla olan hikâyelerinin yer aldığı kitabın kapağı bile tüylü, özel olarak tasarlanmış. Geçen hafta Beyoğlu'nda, Akşam Sefası adlı restoranda bu kitabın okuma gecesi vardı. Yazar-çizer tayfasının hazır bulunduğu geceye, bir yerlerden duyup, Tan Oral'ı tanımadığı halde sırf hayvansever olduğu için gelenler de vardı. Bir yandan yenilip içilen keyifli gecede Oral, dia gösterimi eşliğinde, başta kediler olmak üzere hayatına giren çeşitli hayvanlarla ilgili anılarını anlattı, soruları yanıtladı. Eski ve usta spikerlerden Nedret Selçuker de Bu Kitabın Kuyruğu Var!'dan, Oral'ın bir tahtakurduyla olan anısını anlattığı hikâyeyi okudu; yeni spikerlerin yanlış vurgularına da göndermeler yaparak...
Kitapta Oral'ın eşek, kedi, köpek, tavuk, bukalemun, papağan, kartal, hatta pire gibi hayvanlarla olan hikâyeleri yer alıyor. Tabii esas mesleğinden dolayı çizimleriyle birlikte. Yalnızca bir güvercinle olan hikâyesi çocuklara göre değilmiş, çünkü başka bir amaçla yazılmış. "Bu kitaptaki hikâyeler inanın hikâye yazmak amacıyla ortaya çıkmadı," diyor yazar. Bir zamanlar, kendisi de bir hayvan âşığı olan rahmetli eşi Deniz Hanım'ın yöneticiliğini yaptığı Çekirge dergisinden, her sayı için bir sayfalık yazı istemişler Tan Oral'dan. Hikâyelerin çoğu o zamandan kalmış. Girişten de anlayacağınız üzere Oral'ın ailesi de hayvanlarla içli dışlıymış. "Bizim ailede bir kurt köpeğiyle tilki bir arada yaşayabiliyordu. Onlar da birbirleriyle çok iyi anlaşırdı, biz de onlarla. Çocukken ayı yavrularına bile baktığımı hatırlıyorum," diyor. Sokak hayvanları sorunu konusundaysa çok umutlu kendisi. Hatta büyük bir problem olmadığını düşünüyor ve "Biz İstanbul gibi bir metropolde hayvanlarla doğal bir biçimde yaşayabilen insanlarız. Ben otobüsle seyahat eden çok köpek gördüm," diyor. Okuma gecesinde gelen "Hayvanseverler toplumdan kopuk, yalnız insanlar olarak görülüyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusunu da Tan Oral şöyle yanıtladı: "Benim karım Deniz, hayvanları sevmek bir yana onlara hizmet eden bir insandı ama çevresindeki insanlar da ona bayılırdı. Üstelik hem toplumdan kopuk hem hayvan sevmeyen insanlar da var. Yani dediğiniz tipte insanlar da vardır ama bunu genelleyemeyiz. Bir de hayvan sevgisi istismara çok müsait bir konu. Ben burada da size, tanıdığım ve dostluk kurduğum hayvanlardan söz ediyorum."
Hayvanlarla olan dostluğun, ömrü kısa olduğu için aynı zamanda hüzünlü bir ilişki olduğunu da söyleyen Oral, bu kitapta çocuklara hitap edebilmek için üzücü hikâyelerine yer vermemiş. Ama bize böyle bir hikâyesini anlattı. Deniz Oral'ın uzun yıllar onlarla yaşayan Yosma adlı bir kedisi varmış bir zamanlar. Tan Oral, "Bütün kedilerde olduğu gibi filozof bir yanı vardı. Bütün hayatı bizi terbiye etmekle geçti," diyor onun için. Ve bir gün Yosma yaşlanmış. Artık sonunun yaklaştığını hissediyorlarmış. Bir sabah kalktıklarında evde yokmuş. Evin yakınlarındaki bir su kenarında kara kara düşünürken bulmuşlar onu. Alıp eve getirmişler. Birkaç gün daha böyle sürmüş. Son gününde, artık dışarı çıkacak hali yokmuş ve zar zor gardroptaki yerine çekilmiş Yosma. Son nefesini verdiğinde ise üzerindeki bütün pireler bir anda terk etmiş hayvanı.
Oral'ın şimdiki hayat arkadaşının ise Boncuk, Krokan, Şöhret, Aşkım gibi farklı isimleri var. Kendisi hem sokakta hem evde yaşayabiliyormuş. Zaman zaman eve sokaktan arkadaşlarını da davet ederek... Onun da Yosma gibi terbiye yöntemleri varmış. Örneğin, haliyle kâğıdın bol olduğu evlerinde, o, normalde hiçbir kâğıda dokunmazmış. Ancak Tan Bey, eve geç gelmek gibi kabahatler işlediğinde, yeri belli olan saman kâğıtlardan bir kısmını alır, parçalar ve salonun ortasına bırakırmış. Üstelik gecikme süresine göre kağıt miktarını artırıp azaltarak. Gelin de insan düşünür, hayvan düşünemez iddiasına inanın!

Radikal Gazetesi

23.07.2005

    Yorum Yaz
Sayfa başına dönmek için tıklayın
  Ceeda - Hayriye Sayar Z...
  caktu - Hazal Düzel'in ...
  butterflykisses - Fisun...
  butterflykisses - Deniz...
  deyan - Siyam Kedisi
Kediler Ölmez, Onlar...
“Kediler ölmez onlar sadece giderler ve bir daha geri gelmezler...”   Böyle diyordu yıllar önce okuduğum bir yazıda... Devamı >>
Pençeli Paylaşımlar
Pençemiz, 9 ayını doldurdu. 21 günlükken evimize gelmişti. Kızımız Cemre, annesi Pençe'yi  beslemeyi reddettiği içi... Devamı >>
Bir Kaşık Paspas, Bi...
'Birden fazla kedi olur mu evde?', 'Bizimki, yeni geleni kabul etmedi geri vermek istiyoruz', 'Yeni bir kedi geldi, eski... Devamı >>
Köşegen Yazarları
Köşegen- Hasan Öztürk - T...
Hacer Kaya - Bencilliğin ...
Zeynep Balkay - Onlar ve ...
Erol Onur - Gitme Zamanı
Vet. Hek. Hakan Boyar - K...
Fadime Yalçınkaya - İnek ...
Bahadır Altay - İranlı
Aydın Can Bekoğlu - Bidon...
Seda Becer - Nedeni Bilin...
Erdal Kaplanseren - Çocuk...

COPYRIGHT © 2000. Her hakkı saklıdır.