|
AB uyum yasaları çerçevesinde bir Hayvan Hakları Yasası hazırlayan AKP Hükümeti, hayvanseverlerin işini zorlaştırdı. Hayvanseverlere ve ilgili hiçbir tecrübeli kuruma danışılmadan hazırlanan yasa apar topar meclisten geçti. AKP Hükümeti tarafından çıkartılan yeni Hayvan Hakları Yasası, hem hayvanların hayatını hem de hayvan bakmak isteyenlerin işini zorlaştırıyor. Yeni kanunun amacı, ''hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır'' şeklinde ifade edilse de hayvanseverler, sekiz yıldır çıkmasını bekledikleri kanunun bir iki ufak madde dışında hayvanların korunmasına yönelik olmadığını düşünüyor. Hayvanseverler yasadan endişeli Yasanın AB'ye uyum yasaları çerçevesinde apar topar çıkarılmaya çalışılan bir yasa olduğunu vurgulayan Hayvanlari Koruma Derneği 2. Başkanı Gamze Erkök, öncelikle bu yasanın, hayvanlarla ilgili herhangi bir tecrübeli kuruluşa danışılmadan hazırlandığını öne sürerek, "AB'ye uyum yasaları çerçevesinde apar topar (!) çıkarılmaya çalışılıyor. Bu hali ile hayvanların şu anki durumunu iyiye götürmesi mümkün değildir. Birkaç önemli noktayı vurgulayarak neden apar topar çıkarıldığını açıklayalım. * Evimizde hayvan beslememiz yasal olmadıktan sonra böyle bir yasanın ne anlamı var? * Şu an Yargıtay kararına göre evlerde hayvan beslemek yasak, bu yasanın öncelik olarak bu hakkı sağlaması gerekiyor,.." Ayrıca, yasanın çıkması halinde hayvan itlafının resmen yasallaşacağını savunan Erkök, şöyle devam etti: ''Çünkü bu tasarıda bahsi geçen 3285 Adli Zabıta Yasası'na göre kuduz şüphesi durumunda ispatsız belgesiz itlaf yapılabiliyor. Sadece 'şüphe' il sınırları içindeki tüm hayvanların itlaf edilmesine yetiyor. Zabıta kanunun bu yasada hiçbir şekilde yeri olmamalıdır. Bir diğer ilginç nokta, bu yasanın apar topar çıkarılmaya çalışılması. Yasanın üzerinde düşündük ve bulabildiğimiz en iyi açıklama şu oldu: Tasarının önceki metninde mali gelir kaynakları olarak, hayvanlar üzerinden para kazanan bazı kuruluşlardan ayrılacak pay gösterilmişti. At yarışlarında oynayan biletlerden en az yüzde 4, Petshop gibi hayvan ve hayvan malzemesi satış yerlerinden perakende satış tutarının yüzde 2, Türk Hava Kurumu tarafından toplanan kurban derisi gelirlerinden yüzde 20, Hayvanat bahçesi ve sirk giriş gelrilerinden yüzde 3, Hayvan ve hayvan malzemesi ithalatı/ihracatı yapanlardan ithalat/ihracat bedelinin yüzde 2 oranındaki paylarının istenmesi talep ediliyordu. Bu son derece mantıklı bir öneriydi, özellikle Jokey Klübü'nden de pay alınması gerekir. Çünkü, at yarışları bir kumardır, çok büyük paralar dönmektedir ve tamamen hayvanlar sırtından, hayvanlara eziyet yapılarak kazanılan bir paradır. Madem hayvanlar üzerinden para kazanılıyor, bu paranın belirli bir yüzdesinin etik olarak hayvanlarla ilgili faaliyetler için harcanması gereklidir." Hayvanlar üzerinden para kazananların dayatması Jokey Klübü ile birlikte diğer payların da yüzdelerinin yasanın yeni versiyonundan çıkarıldığını vurgulayan Gamze Erkök, ''Bu durum kafamızda çok büyük bir soru işareti uyandırdı. Acaba bu yukarda saydığım kuruluşlar kendilerinden tahsis edilecek yüzdelere karşı çıktıkları için mi bu tasarı yangından mal kaçırır gibi çıkarılmaya çalışılmaktadır? Şu hali ile tüm mali yük Çevre Bakanlığı'nın kısıtlı bütçesi üzerindedir, önerilen bu kadar çok faaliyet kısıtlı bir gelirle nasıl gerçekleştirilebilir? Bunları sormak lazım.'' diye konuştu. Para cezası yerine hapis olmalı Bu arada, yasanın bu hali ile bir yaptırımı olmadığını da ileri süren Erkök, para cezalarının zengin kişiler için bir yaptırım olmadığını savundu. Erkök, ''Hapis cezası konmadığı takdirde köpek dövüşlerinden 50 milyarlar kazanan bir kişinin bu parayı ödeyip faaliyetlerine devam etmesi işten bile değildir. Yaptırımı az olduğundan ve maddeler sadece bir öneri niteliği taşıdığından bu yasa mevcut versiyonlari gibi bir 'Aferim oğlum' yasası olmaktan öte gidemeyecektir" dedi. Hayvanları Koruma Derneği 2. Başkanı Gamze Erkök, kanunun yıllardır bekletilme gerekçesinin, Jokey Klübü'nün kendisinden alınması öngörülen paya itiraz etmesi olduğunu söyledi. Klübün itiraz ettiği pay ve diğer tüm paylar ortadan kaldırılır kaldırılmaz hayvanseverlerin ve tecrübeli hayvan kuruluşlarının değerlendirmeleri alınmadan apar topar yasanın çıkarıldığını ifade eden Erkök, ''WSPA gibi kuruluşların görüşleri dahi gözönüne alınmadan apar topar yasa çıkarılıyor. Demek ki bu yasa aslında hayvanları umursamıyor ve kişisel çıkarlar ön planda tutuluyor'' dedi. İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kural: Yasa hayvanların aleyhine Bu arada, çevreci ve hayvansever kimliğiyle tanınan İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Kural, yeni çıkarılan yasada bir kaç koruyucu madde dışında yasanın hayvanların aleyhine olduğnu savunarak, ''Bu yasa hayvanların öldürülmesinden yana. İtlaf maddesiyle birlikte hayvanların öldürülmesine izin veriyor. Kuduz vakkasında öldürme hakkı tanıyor. Ben bu yasanın çıkmasından yana değilim. Yasa çok fazla değişikliğe uğradı. Evde hayvan besleyenlerin eğitimden geçmesi gerekecek. Zorlaştırıcı bir yasa. Sokakta yaşam zordu artık evdede zor olacak'' dedi. İşte hayvanseverleri tedirgin eden diğer maddeler: - Yeni yasa hayvanlara kötü davrananlara para cezası öngörürken; hayvan edinmeyi de zorlaştırıyor. Bundan sonra köpek sahibi olmak isteyenler eğitimden geçecek. AKP hükümetinin sadece bu madde de dahil AB'ye girmek adına bazı maddeleri dayatmasından endişe eden hayvan severler endişeli. - Bu arada, yasada tedirginlik yaratan diğer bir madde de yasanın 5. maddesi. Bu maddede, ''Bir hayvanı, bakımının gerektirdiği yaygın eğitim programına katılarak sahiplenen veya ona bakan kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan çeşitli ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür'' deniliyor. Bu madde kapsamında hayvan edinmek, artık eğitime bağlanıyor. Hayvan bulundurma ve sahiplenme şartları, hayvan bakımı konularında verilecek eğitim ile ilgili usul ve esaslar ile sahiplenilerek bakılan hayvanların çevreye verecekleri zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirler de Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek. Öte yandan, yasanın hayvan severler arasında en çok tartışılan maddelerinden birisi de 14. madde. Sabıkalı hayvanlar olarak tanımlanan ''Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek'' yasaklıyor bu maddeye muhalefetin hayvansevere getirdiği ceza faturası ise hayvan başına 2 milyar 500 milyon lira... Yasanın yürürlüğe sokulmasından önce ülkeye sokulan bu tür hayvanların ise kayıda alınarak 6 ay içerisinde kısırlaştırılması zorunlu hale getiriliyor. Ancak hayvanseverler bu madde konusunda ikiye bölünüyor. Bir kısmı, bu maddenin de maddi geliri yüksek olan hayvan bakıcılarını etkilemeyeceğini düşünürken; bir kısmı ise hayvanlarından ayrılmak istemiyor. - Yasanın diğer bir maddesi de ''Bir hayvan neslinin soyunu yok decek müdahalede bulunanlara da hayvan başına 7 buçuk milyar lira para cezası verilecek''. Bu yasa da hayvanseverleri ikiye bölen yasalardan biri. Ancak, Yasayı çıkartan AKP Hükümeti'nden bir milletvekili'nin, ''Ne yani ben şimdi evimde sinek öldürsem 7.5 milyar lira mı ödeyeceğim'' dediği ileri sürülüyor. - Başka bir madde de çocukları ilgilendiriyor. Hayvan sevgisinin çocuk yaşlarda geliştiğini ve hayvanlara en bağlı yaş grubunun çocuklar olduğunu unutan devlet, çıkarttığı bu yeni yasa ile birlikte 16 yaşından küçüklere hayvan satanlara da 250 milyon lira para cezası verilmesini öngörüyor.
Birgün Gazetesi 24.05.2004
|